Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü, Federe Kürdistan Bölgesi Zaxo kentine bağlı Perex köyüne yönelik gerçekleştirilen ve dokuz kişinin yaşamını yitirdiği katliama ilişkin Beyoğlu’nda bulunan il binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada Kürtçe ve Türkçe yazılan “Em komkujıya lı zaxoyê şermezar dıkın ! Zaho’da yaşanan katliamı kınıyoruz” pankartı açıldı.
Özgür Kadın Hareketi (TJA), HDP İstanbul bileşenleri, il-ilçe yöneticileri, Barış Anneleri İnisiyatifi, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İstanbul Büro Eşsözcüsü Atilla Özdoğan, Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Dayanışma Derneği (MATUHAY-DER) ile çok sayıda kişi de katıldı. Açıklamada sık sık “Şehit namırın!“, “Kürt halkı onuruna sahip çık!”, “Bımre xıyanet!” sloganları atıldı.
Açıklama öncesinde binanın bulunduğu sokak ve Tarlabaşı Bulvarı polis tarafından ablukaya alındı. Açıklama başlamadan kitlenin kaldırımdan taşması durumunda izin vermeyeceğini belirten polis, bu provokatif tutumunu yineledi. Abluka ve provokatif yaklaşımlara rağmen açıklama gerçekleştirildi.
HDP İstanbul İl Örgütü, Duhok'a bağlı Zaxo'da piknik alanında bulunan sivillere yönelik gerçekleştirilen top atışları sonucu yaşanan katliamı il binası önünde yapılan basın açıklamasıyla protesto etti#ZaxodaKatliamVar pic.twitter.com/pIbghOlzgW
— Alınteri (@GazeteAlinteri) July 22, 2022
‘Bu politik iklimi reddediyoruz’
Zaxo katliamında 9 kişinin hayatını kaybettiğini 23 kişi yaralandığını hatırlatan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı İlknur Birol, yaşanan saldırıyı kınadıklarını ve sorumlularının bir an önce yargı karşısında hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Birol, “Çatışma ve savaş girdabında boğulan halkların ölüm, katliam, yoksulluk ve sürekli çatışma iklimine mahkum edildikleri bu politik iklimi reddediyoruz. Küresel güçlerin ve bu güçlerle bağlı bölge iktidar bloklarının, Birleşmiş Milletler savaş hukukunu göz ardı eden iktisadi ve siyasi egemenlik çıkarları uğruna her türlü hukuksuzluğu dayattıkları herkesin malumudur” şeklinde konuştu.
Katliamın sorumluları
Zaxo’da gerçekleşen katliamın sorumlularının mevcut sadece iktidar olmadığını vurgulayan Birol, “Ortadoğu ve Kürdistan halkları üzerinde pazarlıklar ve anlaşmalar yapan devletler ve kendi çıkarları için sömürgeci politikalara alan açan bölgesel güçler ile katliamlar olduğunda sessizliğe gömülen tüm siyasi çevrelerdir. Zaxo katliamıyla bir kez daha görülmüştür ki hukuk, insanlığın ortak değerleri etrafında soykırım ve katliamlarla yüzleşmenin, hesaplaşmanın değil; tersine egemenin çıkarına, halkların aleyhine kullanılan bir silaha dönüştürülmüştür. Zilan, Dersim, Roboski, Şengal Qamışlo ve daha nice katliamların hesabını görmeyen-göremeyen ‘ulusal-uluslararası hukuk’ düzeneği Zaxo katliamının baş müsebbiplerindendir” ifadelerine yer verdi.
AKP-MHP’nin insanlık suçları
Katliamın, bölgede nüfuz alanının geliştirme amacı güttüğünü aktaran Birol, “Bölge halklarının özgür ve eşit varlık mücadelesini imha etmek isteyen, bölge kaynaklarını bir avuç sermayedara peşkeş çekmek isteyen, bölgesel tüm planlarını savaşa dayandıran bir zihniyetin ürünüdür” dedi. Birol, AKP-MHP iktidarının ve ‘Kürt inkarcılığının’ büyük acımasızlığa ve insanlık suçuna dönüşen eylemlerin artmasına neden olduğunu kaydetti. Birol, “İnsan hakları kuruluşlarının raporlarında da açıklandığı gibi çoğu çocuk, kadın ve yaşlı insanlar her gün öldürülüyor. Militarist güçler tarafından güvenlik gerekçesi ile doğa talan ediliyor, bölgede çevre dengesi bozuluyor. Bunların hepsi halklarımızın ortak ve eşit yaşama iradesine; halkların demokrasi, özgürlük ve eşitlik taleplerine indirilmiş darbelerdir” dedi.
‘Yüzleşme zamanı’
İnsanlık dışı uygulamaların yok sayılmasının yada üstünün kapatılmasının mümkün olmadığını belirten Birol, “Sadece geçmişle değil, bugün yaşananlarla da yüzleşmek zamanıdır. Hakikatleri ortaya çıkarmadan, sorumluları yargılanmadan, topyekun bir yüzleşmeye girmeden süreç iyileşemeyecek, kalıcı, adil ve onarıcı bir barış ve toplumsal huzur sağlanamayacaktır. Türkiye halkları, demokrasi ve barış güçleri bölgede halkların birlikte yaşamı ve barışı için kararlı bir şekilde mücadeleyi sürdürecektir. Zaho katliamının gösterdiği gerçek çıplaktır. Savaş ve çatışma, işgal ve yayılmacılık bölge halklarının bir arada yaşamını dinamitliyor ve topyekun yoksulluk ve yoksunluğa mahkum ediyor. Türkiye de AKP-MHP iktidarının dayandığı inkarcılık ve yayılmacılık fikri büyük tehlikelerin, büyük düşmanlıkların, büyük yoksullukların yaşanacağı bir gelecek dışında sonuç üretmeyecektir” diye belirtti.
Barış çağrısı
Birol, sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık Vazgeçin. Çatışma ve savaş seviciliğinden vazgeçin. Düşman hukuku uygulamaktan, inkara dayalı, hakikatten uzaklaşan bölge siyasetinden vazgeçin. Yayılmacı çizgiden vazgeçin. Demokrasi ve Barış fikrine dayalı gelecek ülkenin ve bölgenin tüm halkları için tek seçenektir. Toplumsal muhalefet güçlerini, tüm siyasi partileri ve tabi ki toplumumuzu bölgeyi tam bir cendereye almış savaş siyasetinin karşısında durmaya, ses çıkarmaya, barış söylemini güçlendirmeye çağırıyoruz. Uluslararası toplumu ve ilgili tüm kuruluşları bölgede barışın hâkim kılınması noktasında sorumluluğa davet ediyoruz.”
‘Kirli oyunlardan vazgeçin’
HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Ferhat Encu söz aldı. Katliamın kabul edilir bir tarafı olmadığını vurgulayan Encu, “AKP-MHP bloğu Kürt halkını topraklarına saldırmayı amaçlıyor. Herkesi katlediyor. Kadın, çocuk demeden katlediyor. Bu uzun bir süreçtir, bütün taktikleri ile saldırıyor. Biz de bu topraklar üzerinde barış, demokrasi, adalet talebimizi yeniliyoruz. Ama maalesef bu saldırılardan vazgeçmiyorlar. Biz bir kere daha sesleniyoruz tank, tüfek ile güzel ve aydınlık gelecek getiremezsiniz bu topraklara. Bu kirli oyunlardan vazgeçin. Gelin müzakere ve diyalog ile bu topraklara aydınlık topraklara çevirelim” dedi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!