Yenimahalle Belediyesi işçileri ‘Yeni Mahalle Belediyesi Emekçileri’ kullanıcı ismiyle açtıkları Twitter hesabından hem belediye yöneticilerinin, 2. müdürler ve amirler üzerinden sürdürdükleri baskı ve mobbingi anlattılar hem de sendikaları Genel-İş’in şube başkanının tüm bu süreçlerde nasıl bir rol oynadığını…
İşçiler hesaptan ekim ayı sonunda yapılacak genel kurulun işçilerin iradeleri dışında erkene çekildiğini hatırlatarak mevcut sendika başkanının insanları tek tek arayıp işiyle tehdit ettiğini belirttiler. Belediyedeki müdürlerin de işçilere ‘mevcut şube başkanına oy vereceksiniz yoksa işten çıkışınız verilir’ dediklerini belirten işçiler, sendika merkez yöneticilerine “sürece müdahale edin” dediklerinde de “bizi ilgilendirmez” yanıtı aldıklarını söyleyerek, “Bu nasıl bir sendikal anlayıştır” diye sordular.
Paylaşımların devamında “İşçinin örgütü şube seçimlerinin güvenliğini sağlayamayacaksa, belediye yönetiminin işaret ettiği mevcut şube başkanını seçeceksek eğer seçimlere ne gerek var? Hatta sendikaya ne ihtiyaç var? Fethi Yaşar, meclis üyeleri, müdürler bir karar alsınlar ve sendikayı belediyenin müdürlüğü yapsınlar o halde” diye belirttiler.
Belediye Başkanı Fethi Yaşar’a, meclis üyelerine, müdürlere, Şerif Canpolat’a ve Genel-İş Sendikası şube başkanına seslenen işçiler, “Yaptığınız mobbingtir, insanlık suçudur. Ayrıca hangi kirli ilişkilere girdiğinizi de biliyoruz. Yasal süreci başlatacağımızı ve sürecin takipçisi olacağımızı duyurur, tüm emekçilerin ve sınıf dostlarının bilmesini isteriz” diye uyardılar.
Açıklamanın devamında “Yenimahalle Emekçileri olarak Genel-İş yönetimine birkaç sorumuz olacak. Cevaplamak zorundasınız, cevap almak bu işçilerin ve tüm kamuoyunun hakkıdır” diyen işçiler şu soruları yönelttiler:
Soru 1: Yenimahalle Belediyesinde işçi sendikası olarak örgütlü DİSK Genel-İş üyelerine hiç sendikal faaliyetler eğitimi düzenlememiştir. O halde Eğitim Daire Başkanlığı ne iş yapmaktadır? Niye varlar ve aidatlarımız ne için kullanılmaktadır? Şubelerin eğitimlerinin düzenlenmesinden ve takibinden sorumlu değiller midir?
Eğitim Daire Başkanı Renas Doğrul bu soruyu cevaplamakla mükelleftir.
Soru 2: Sendikal örgütlenmenin nasıl yapılacağına dair işçi bilinçlendirilmesi sendikanın görevidir. Peki, örgütlenme dairesi ve daire başkanı Ali Haydar Kara ne yapmaktadır? İşçiler için hangi örgütlenmeyi yürütmektedirler? Tek derdiniz yüklü maaşlar, dolgun cüzdanlarınız mı? Ne olacak bu işçilerin hali diye düşünüp hiç mi vicdanlarınız sızlamıyor? Sorularımıza cevap vermek zorundasınız, bizler sizin aidat deponuz değiliz!
Soru 3: Araştırma Dairesi sendikal eğitimlerin düzenlenip düzenlenmediğini, örgütlenmesinin yapılıp yapılmadığını, üyelerin yaşadıkları sorunları neden araştırmaz? Araştırıyorlarsa Yenimahalle’de yaşanan sorunlardan haberdarlar mı, haberleri varsa neden susuyorlar? Burada yaşananlara neden müdahale etmiyorlar? Bizler bu sorulara cevap bekliyoruz. Hiç mi vicdanınız, ahlakınız yok? Ailenizin yüzüne nasıl bakıyorsunuz?
Soru 4: TİS Daire Başkanı Çetin Çalışkan’a soruyoruz. TÜİK verileri bile yüzde 80’lerde açıklanırken sizler işçiler adına yüzde 20, yüzde 30’larda TİS imzalıyorsunuz. Hangi hakla bunu yapabilirsiniz? İşçi sendikası mısınız yoksa patron sendikası mı?+
Beşinci soru: Araştırma Dairesi, imzalanan TİS sözleşmelerine karşısında ne yapıp etmektedir? İşçiler geçinebiliyor mu, iş yerlerinde mobbingten, patron baskısından kırılıyor mu? Bu soruları soruyor musunuz? Soruyorsanız bu konuda neden sessiz kalıyorsunuz?
Soru 6 Arzu Çerkezoğlu’na: TÜİK önüne gidip oranları doğru açıklayın, ’emekçilerin hakkını çalmayın’ diyorsunuz ama kendi örgütünüzün işçilere yüzde 30’u aşmayan oranlarda açlığa mahkum edilmesinin altına imza atıyorsunuz. Nedir bu ikiyüzlülük, utanmazlık?
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!