Gar Katliamı’nın 7. yılında İsmail yoldaşla birlikteydik



Daha biz oraya gitmeden önce, köye ara ara jandarmanın gelip gittiğini, muhtarla iletişim kurduklarını, köylülere “Dışarıdan gelen-giden oluyor mu” sorularının sorulduğunu öğrendik. Biz köye girerken İsmail yoldaşın bir yakınına “İsmail’i ziyarete geldik” diye yalan söyleyen sivil polislerin olduğunu da öğrendik. O kadar çok korkuyorlar ki… Hem köye girişimizde hem köyden ayrılırken GBT yapma ihtiyacı duyabildiler. …


Daha biz oraya gitmeden önce, köye ara ara jandarmanın gelip gittiğini, muhtarla iletişim kurduklarını, köylülere “Dışarıdan gelen-giden oluyor mu” sorularının sorulduğunu öğrendik. Biz köye girerken İsmail yoldaşın bir yakınına “İsmail’i ziyarete geldik” diye yalan söyleyen sivil polislerin olduğunu da öğrendik. O kadar çok korkuyorlar ki… Hem köye girişimizde hem köyden ayrılırken GBT yapma ihtiyacı duyabildiler.

İsmail yoldaşın mezarının bulunduğu yere “Komünist İşçi İsmail Kızılçay ölümsüzdür” “Saraylar saltanatlar çöker. Kan susar bir gün, zulüm biter, menekşeler de açılır üstümüzde, leylaklar da güler bu günlerden geriye bir yarına gidenler, bir de yarınlar için direnenler kalır” yazan Alınteri pankartı açılarak yürüyüş yapıldı. Yürüyüş sırasında “10 Ekim’i unutma, unutturma!”, “İsmail Kızılçay ölümsüzdür!”, “Tekin Aslan ölümsüzdür!”, “Serdar Ben ölümsüzdür!”, “Erol Ekici ölümsüzdür!”, Tayfun Benol ölümsüzdür!”, “Gazi Giray ölümsüzdür!” sloganları atıldı.

İsmail Kızılçay’ın mezar anması İsmail yoldaş şahsında devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenlerimiz için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

Saygı duruşunun ardından Alınteri adına yapılan konuşmada şunlar dile getirildi:

7 yıl önce Ankara Garı önünde ezilen, katledilen, yok sayılan Kürt halkının barış talebini Türkiye’nin başkentinde hep birlikte haykırmak için bir araya gelmiştik. Ancak IŞİD-Devlet-AKP işbirliğiyle yapılan katliamda İsmail yoldaş ile birlikte 103 yoldaşımızı, arkadaşımızı kaybettik.

Katliamdan sonrada baskı ve saldırılar durmadı. Korkutmak, sindirmek için ellerinden geleni yaptılar, yapıyorlar. Ancak bizler, işçiler, emekçiler ezilen halklar mücadeleye devam ediyor. Bizler bir kez daha İsmail yoldaş şahsında onlardan aldığımız mücadele bayrağını insanca yaşam olan devrim ve sosyalizm gerçekleşene kadar sürdüreceğimizi söylüyoruz.

Bir başka yoldaş ise “İsmail yoldaş, kişiliği, kimliği, mücadele inancı ve samimiyetiyle Ankara’nın abisi oldu. Hâlâ da öyle olmaya devam ediyor” dedi.

Direnişçi Mahmut Konuk ise şöyle konuştu:

İsmail nerede bir direniş, eylem, açıklama var oradaydı. İsmail’in olmadığı hiçbir direniş, eylem ya da açıklama görmemişizdir. Eğer İsmail’i görememiş isek mutlaka daha acil bir işi ya da sıkıntısı olmuştur. Komünist işçi yazılır İsmail Kızılçay okunur. İsmail budur. Gezi Direnişi’nde katledilen Ethem için de böyledir. Komünist İşçi yazılır Ethem Sarısülük okunur. Onları saygıyla selamlıyorum.

İsmail yoldaşın anmasının ardından İsmail yoldaşın 4 sene önce hayatını kaybeden ve yanı başında mezarı bulunan annesi Sündüs Kızılçay’ın mezarına da, Sefaköy çatışmasında ölümsüzleşen Aslan Tel yoldaşın mezarına da karanfillerimizi bıraktık.

Mezarlıktan ayrılarak İsmail yoldaşın Eşi Serpil Kızılçay’ı ziyaret ettik. Sıcak sohbet ve Serpil Kızılçay’ın bizler için hazırlamış olduğu yemeğimizi sıcak sohbet eşliğinde yedikten sonra köyden ayrıldık.