Mahkeme de polis de Hülya Şellavcı’nın katledilmesini izledi!



İki çocuk annesi 52 yaşındaki Hülya Şellavcı Bornova’daki işyerinde başından tabancayla vurularak katledilmişti. Dün yaşanan bu kadın cinayetinin faili belliydi: Şellavcı’nın 6 ay önce evlendiği, epeydir ayrı yaşadığı ve boşanma davası açtığı Kaffar Yeğin. 25 Eylül’de İzmir 16. Aile Mahkemesi’nde boşanma davası açan Şellavcı’nın o tarihten katledildiği 22 Ekim’e kadar geçen 1 aylık süreçte başına …


İki çocuk annesi 52 yaşındaki Hülya Şellavcı Bornova’daki işyerinde başından tabancayla vurularak katledilmişti. Dün yaşanan bu kadın cinayetinin faili belliydi: Şellavcı’nın 6 ay önce evlendiği, epeydir ayrı yaşadığı ve boşanma davası açtığı Kaffar Yeğin.

25 Eylül’de İzmir 16. Aile Mahkemesi’nde boşanma davası açan Şellavcı’nın o tarihten katledildiği 22 Ekim’e kadar geçen 1 aylık süreçte başına gelenlerse kadın cinayetlerindeki devlet rolünün bariz ifadesi oldu.

Bu süre boyunca defalarca evi ve işyeri basılan, mahkemeden uzaklaştırma kararı aldıran ve bu karar her defasında ihlal edilince talep ettiği tazyik hapsi de kadının anlattıklarına değer vermeyen mahkeme ve polis tarafından “Yeğin’in ifadesine de başvurulmalı” gerekçesiyle reddedilen Şellavcı’nın 1 ay boyunca neler yaşadığını DW Türkçe’den Alican Uludağ paylaştı.

Uludağ’ın Adalet, İçişleri ve Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlarını etiketleyerek “Bu cinayetin suç ortağı aynı zamanda siz değil misiniz?” sorusunu sorduğu Twitter paylaşımları kadın cinayetlerinin göz göre göre nasıl yaşandığının yeni bir ifadesi oldu:

İzmir’de Hülya Şellavcı, 22 Ekim’de (dün akşam) boşanmak istediği Kaffar Yeğin tarafından öldürüldü. Size, devletin bir kadını nasıl korumadığını, “beni öldürecek, kurtarın” çığlığını nasıl duymadığını, katile nasıl yol verdiğini anlatacağım. Lütfen sonuna kadar okuyun.

İki çocuk annesi Hülya Şellavcı (52), 6 ay önce Kaffar Yeğin (59) ile evlendi. Ancak Şellavcı, 25 Eylül’de İzmir 16. Aile Mahkemesi’de boşanma davası açtı. Bununla birlikte şiddet ve tehditler başladı. 1 Ekim’de Hülya Şellavcı’yı işyerinde darp etti, telefonunu kırdı.

Hülya Şellavcı, Bornova Emniyet Müdürlüğü Aile İçi Şiddetle Mücadele Büro Amirliği’nde şikâyet etti. İzmir 16. Aile Mahkemesi, 3 Ekim’de Kaffar Yeğin’in Hülya Şellavcı’nın işyerine, aile konutuna yaklaşamaması konusunda koruma tedbiri verdi. Ancak bu karar sanığı durdurmadı.

Önce 7 Ekim’de telefonla tehdit etti. 8 Ekim’de de Hülya Şellavcı’nın işyerine giderek koruma kararını ihlal etti. Kaffar Yeğin, 9 Ekim’de ise telefonla hem Hülya Şellavcı’yı hem de avukatını tehdit etti. Konu hem emniyete hem savcılığa defalarca bildirildi. Kimse umursamadı

Hülya Şellavcı, tehdit ve ihlallerin sürmesi üzerine avukatı aracılığıyla 11 Ekim’de İzmir 16. Aile Mahkemesi’ne başvurarak sanık hakkında tazyik hapsi uygulanması konusunda talepte bulundu. Dosyaya delil olarak tehdit mesajları da konuldu. AYM’nin emsal ihlal kararı sunuldu.

Ancak İzmir 16. Aile Mahkemesi; “Kaffar Yeğen’in savunmasını almadan hürriyeti bağlayıcı ceza veremeyiz” gerekçesiyle tazyik hapsi talebini reddetti. Yetmedi; mahkeme, iki buçuk ay sonraya, yani 15 Aralık’a duruşma günü verdi. Yani, ölmezsen talebine bakarız dedi.

Bundan cesaret alan sanık 15 Ekim’de mahkemenin tedbir kararını 4. Kez ihlal etti. Hülya Şellavcı, umutsuzca yine emniyete şikâyet etti. Ancak polis merkezi, 3. ve 4 ihlallere ilişkin karşı tarafın ifadesi alınmadığı savıyla olayı savcılığa ve Aile Mahkemesi’ne iletmedi.

Şimdi yanıt verin; Hülya Şellavcı’yı neden korumadınız? Bir ayda yapmadığı başvuru kalmayan bir kadının öldürülmesine neden seyirci kaldınız? Bu cinayetin suç ortağı aynı zamanda siz değil misiniz?