DİSK / Dev Turizm-İş: “Haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz”



DİSK / Dev Turizm-İş Marmara Şubesi Soho House Otel’de grev kararını astı. Okunan açıklamada işçilerin iradesini tanımayan patronun sendikanın yetki almasına rağmen yetki itirazıyla işçileri 4 yıl oyaladıklarını, sendikal örgütlenme önündeki engellerin yaşanan ağır koşullarda daha da ketleyici olduğunu dile getirdiler: Sendikal örgütlenme önündeki engeller kaldırılsın! “Şu anda önünde bulunduğumuz Corpera Soho Otel patronu sendikamızın …


DİSK / Dev Turizm-İş Marmara Şubesi Soho House Otel’de grev kararını astı. Okunan açıklamada işçilerin iradesini tanımayan patronun sendikanın yetki almasına rağmen yetki itirazıyla işçileri 4 yıl oyaladıklarını, sendikal örgütlenme önündeki engellerin yaşanan ağır koşullarda daha da ketleyici olduğunu dile getirdiler:

Sendikal örgütlenme önündeki engeller kaldırılsın!

“Şu anda önünde bulunduğumuz Corpera Soho Otel patronu sendikamızın yetkisi olmasına rağmen işçilerin iradesini tanımadı ve masaya oturmadı.

2018 yılında örgütlenip yetki almamıza rağmen patron yetkimize itiraz etti. 4 yıllık mahkeme süreci sonrası Ağustos 2022’de yetkimiz tekrar tescillendi. O günden bugüne İş-Kur ve arabulucu görüşmelerine gelmeyen patronlar, işçinin iradesini ve sendikasını tanımadı.

Biz de yapmamız gerekeni yapıyor ve işyerine ‘GREV’ kararını asıyoruz.

Ülkemizde şu anda çok ciddi bir buhran yaşanmaktadır. Emekçiler hayat pahalılığı karşısında her geçen gün daha da yoksullaşıyor. Bir taraftan pahalılık bir taraftan işsizlik emekçileri çok ciddi bir cendere içine almıştır. Bize sürekli “sabretmemizi” söyleyenler lüks ve şatafat içinde yaşarken biz çocuklarımızın zorunlu ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyoruz.

Asgari ücret belirleme sürecinde güya işçileri temsil edenler bizlere açlık sınırını reva görüyorlar. İşçi sınıfının gerçeğinden uzaklaşmış olanlar bizi temsil edemez. Mücadeleci sendikaların önünü kapatıp sarı, korporatif sendikaların önünü açarak işçi sınıfını daha kolay sömürmeye çalışıyorlar.

Ülkemizde sendikalı işçi oranı yüzde 14,26 iken TİS’ten faydalanan işçi oranı bunun yarısı kadar dahi değil.

İşte bu kadar örgütsüz olduğumuz için bu şartlarda çalışmak ve yaşamak zorunda kalıyoruz.

Bizi her türlü savunma aracımızdan, dayanışmamızdan, sendikamızdan, bir araya gelerek haklarımız için mücadele etme irademizden uzak tutmaya çalışanlara inat haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz.

6356 sayılı yasa işçilerin sendikal örgütlenmesi önünde köstektir

Sektör bazlı yetki barajı anti demokratik bir uygulamadır. Tüm engellere rağmen bir sendika bir işyerinde yetki alsa da iş yasası patrona sendikanın yetkisine itiraz ‘hakkı’ vermiştir. Sendikanın yetkisi Çalışma Bakanlığı tarafından onaylanmaktadır, buna rağmen yasa patrona itiraz ‘hakkı’ vermektedir. Aslında bu tamamen ‘danışıklı dövüş’tür. Çalışma Bakanlığı’nın resmi kayıtlarına göre yetkisi tescillenen sendikanın yetkisine itiraz etmek demek sendikalı olma hakkına saldırıyı meşrulaştırmak demektir.

Yetki itiraz süreçleri çok uzun sürmektedir. Bu süreci patronlar işyerindeki örgütlülüğü dağıtmak için kullanmaktadır. Yetkisi onaylanan sendikanın yetkisine patronların itirazı tamamen ortadan kaldırılmalıdır. Yetki barajı saçmalığına son verilmelidir. Bir işyerinde örgütlü olan sendikanın TİS imzalama yetkisi tanınmalıdır.

Biz örgütlülüklerimize, sendikalarımıza sahip çıkmaksak onlar karlarına kar katmaya devam edecek. Bize ‘sabırlı’ olun diyorlar ama onlar kârlarını yüzde 600’lere kadar çıkarabiliyor.

Biz de artık yeter diyoruz!

Sendikamız işçilerle birlikte her türlü yasal-meşru yollarla sendikalaşma iradesine sahip çıkacaktır.

Yasaların sokakta yazıldığını çok iyi biliyoruz ve gerekeni yapacağız.”