Zincir marketler sadece günah keçisi mi yapılmak isteniyor?



Enflasyonun varlığını önce katı bir şekilde reddettiler. Baktılar olacak gibi değil, bu sefer de “aman sabır, düşüreceğiz” dediler. O zaman da marketleri, stokçuları günah keçisi ilan etmeyi ihmal etmediler. Şimdi bir kez daha asgari ücret, emekli maaşları ve özünde tüm ücretlerin belirlenmesinin arifesinde “enflasyon aslında o kadar yüksek değil, ama bu zincir marketler fırsatçılıkla fiyatları …


Enflasyonun varlığını önce katı bir şekilde reddettiler. Baktılar olacak gibi değil, bu sefer de “aman sabır, düşüreceğiz” dediler. O zaman da marketleri, stokçuları günah keçisi ilan etmeyi ihmal etmediler. Şimdi bir kez daha asgari ücret, emekli maaşları ve özünde tüm ücretlerin belirlenmesinin arifesinde “enflasyon aslında o kadar yüksek değil, ama bu zincir marketler fırsatçılıkla fiyatları şişiriyorlar” noktasına geldiler. Ama bu sefer günah keçisi ilan edilen zincir marketler çok daha şiddetli bir salvoya hedef oldu.

Arka arkaya yaşanan gelişmeler işin sadece enflasyona günah keçisi aramakla sınırlı olmadığını düşündürtecek boyutlar kazandı. İlk akla gelenlerden biri BİM’le Erenköy Cemaati arasındaki ilişki ve bu kesimle iktidar arasındaki çelişkiler oldu. Fakat olaylar çığırından çıkınca “Yeni bir sermaye transferi ve gıda perakendeciliği alanında sermayenin merkezileşmesi süreci mi başlatılacak?” gibi bir olasılığın yabana atılmayacağını akıllara getirdi.

Sonuçta devasa bir sermaye birikimini simgeliyor bu zincir marketler. Sermayelerine doğrudan el konulmasa bile kafalarına vura vura kardan zarar etmelerini sağlamanın kendisi de sermaye transferinin başka bir biçimidir, devreye sokulmasıysa uzak bir ihtimal değil.

Erdoğan’ın özel PR çalışması yaptığı, yönetim kurulunda AKP milletvekillerinin yer aldığı, hatta en son istifa etmek zorunda kalan Genel Müdür Fahrettin Poyraz’ın 8 ayrı şirketten maaşlı olduğunun açığa çıktığı Tarım ve Kredi Kooperatifleri’nin adının bile anılmaması tam da bu noktada oldukça manidar. Keza, BİM’den daha yüksek fiyatlarla satış yaptığı basına da yansıdı.

Olayların gelişim seyrine baktığımızda sözünü ettiğimiz ihtimallere “neden olmasın” yanıtı vermek mümkün:

Erdoğan zincir marketleri stokçulukla suçlayıp ‘3 harfliler’ diyerek hedef almıştı. Zincir marketlerdeki ürünlerin fiyatlarına ilişkin düzenleme yapılacağını belirtmiş, basını da hedefe çakarak “Medya yatıyor, kalkıyor belli isimleri ekrana çıkararak market de market yaptıkları iş bu. Marketlerle ilgili gerek zincir gerek diğer marketlerle alakalı fiyatlar böyle. Kabine’de arkadaşlarıma söyledim. Başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere kontrolleri sıkılaştıracağız” demişti.

Bahçeli çıtayı daha da yükselterek işi aleni tehdide vardırdı. ‘Sürekli zam yapan marketlerin FETÖ bağlantılarının’ araştırılmasını istedi. “Açgözlülere müsamaha gösterilmemelidir. Mutfaklarımıza karabasan gibi çöken kim varsa, iki yakasından tutmak devletin asli vazifesidir” diye devam etti.

Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı ve BİM CEO’su Galip Aykaç, belediyelerden gazetecilere, İstanbul Ziraat Odası Başkanı’na kadar marketleri hedefe çakan tüm kesimlere söz söyledikten sonra “FETÖ terör örgütüyle bizi tehdit eden parti liderlerine söyleyeceklerimiz var. Bize bakarak ‘ya bir tuğla da ben koyayım bu binanın temel taşına’ demeyen, bir tane dikili ağacı olmayan insanlar sizlere ve bizlere bu yakıştırmayı yapıyorlar. Bre ahlaksızlar, bre densizler sizlere bundan sonra sizin tonunuzda cevap vereceğim bilesiniz” demişti.

Aykaç’ın açıklamaları ortalığı iyice kızıştırdı.

Bu salvolara, karşılıklı atışmalara, AKP’li belediyelerin marketlere düzenlediği zabıta baskınları eşlik etti. Son olarak Ağrı’da AKP’li Savcı Sayan 5 marketi mühürledi, MHP’liler Antalya Korkuteli’nde BİM şubelerine ‘Devlet Baba’ yazarak, camları taşladı. Burdur’un Tefenni ilçesinde de MHP’li belediye, bir BİM şubesinin girişine Bahçeli’nin sözlerinin olduğu reklam panosunu koydu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Twitter’dan yaptığı paylaşımlarda isim verip “Vatandaşın kanını emen asalaklar” diyerek Aykaç’ı hedef aldı. İşin içine Alaattin Çakıcı’yla birlikte tahliye edilen Kürşad Yılmaz’ın tehditleri girdi.

Bu arada Murat Ülker’in ŞOK’u alelacele açıklama yaparak Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı ve BİM CEO’su Galip Aykaç’ın dernek başkanlığından istifasını istedi, o istifa edene kadar üyeliğini dondurduğunu belirtti. Belli ki, adı ‘FETÖ’cüye çıkmışken paçayı zar zor kurtarmasının üstüne bir de bu nedenle hedef haline gelmek istemiyordu.

Son olarak Aykaç, Gıda Perakendecileri Derneği Başkanlığı’ndan istifa ettiğini duyurdu.

Aykaç’ın istifasının ardından MHP’den yeni bir çıkış daha geldi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Twitter hesabından konuyla ilgili yaptığı bir dizi paylaşımda aralarında BİM’in de olduğu zincir marketlere geçmişte verilen “kartelleşme” cezasının yetmediğini belirterek “Para cezaları bunları ıslah etmemiş. Fahiş fiyat uygulayanlara önce geçici kapatma cezası verilmeli, kamuoyuna teşhir edilmelidirler” dedi.

Aykaç, “Fahiş fiyat uygulamaya devam etmesi durumunda firmalar tamamen kapatılmalı, firma sahibine ceza yediği sektörde faaliyet yasağı getirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Tartışmalar devam ediyor.

Marketlere biçilen rolün enflasyon için günah keçisi yapılmakla sınırlı kalıp kalmayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.