Bu reform sokaklardan geçmez!



11 Şubat Cumartesi günü Fransa’da yapılan eyleme 3 milyona yakın kişi katıldı. Sendikalar, 11 Şubat’ın son 50 yılın en kitlesel sokak eylemi olduğunu söyleyip bu günü tarihi bir gün olarak tanımladı.


Milyonlar 4. kez Fransa sokaklarını doldurdu. 11 Şubat Cumartesi günü yapılan eyleme 3 milyona yakın kişi katıldı. Emeklilik reformu karşıtları bir kez daha Fransa Hükümeti’nin dayattığı emeklilik yaşının 64’e çıkarılmasına izin vermeyeceklerini haykırdı.

Ülkenin büyük küçük neredeyse bütün il ve ilçelerinde yürüyüşler gerçekleşti.

Her sektörden, her yaştan ve renkten insanlar, hayatında hiç eylem yapmamış, ya da özel sektör çalışanı oldukları için eylemlere katılma hakkı olmayan örgütsüz insanlar, on yıllardır eylemlere katılmaya ara vermişler.

İşçi, memur, öğrenci, özel sektör çalışanı ve sanatçılar…

Sokaklardan yükselen, genel grev, blokaj, genel direniş, korsan gösteri talebi dalga dalga tüm illere yayılıyor.

Bütün kortejlerden “Genel grev, genel direniş!” sloganı atılıyor.

Reforma tepkiler çığ gibi büyüyor bu süreci geriletmek için radikal eylem biçimleri, genel grev ve direniş biçimi genel bir talep durumunda.

Eylem giderek Macron ve büyük tekeller karşıtlığıyla karakterize oluyor. Vergi ve zamlarla işçi emekçi, küçük ve orta ölçekte esnafların üzerine yüklenilirken, büyük patronların vergilendirmelerden muaf tutulmaları ya da gelirlerine göre çok az vergilendirilmeleri ve kamu gelirlerinin onlara peşkeş çekilmesine tepki giderek görünürlük kazanıyor.

Yine eylemde sloganlarla öne çıkan özellikle orta yaş kesimince dile gelen, “60 yaşında emekli olma hakkımızı kazanmak için mücadele ettik, korumak için de mücadele edeceğiz”, “kendimiz ve çocuklarımızın geleceği için bu reforma hayır” “çalışmak için değil yaşamak için varız” slogan ve dövizleriyle sembolleşirken

Gençlerde ise, “ne emeklilik, ne çalışmak umurumuzda değil, daha iyi bir yaşam istiyoruz” sloganıyla belirginleşiyor.

Kitlesel görsellik hedeflendi

Sendikalar bu cumartesi için bütün sektörleri sokağa çıkmaya çağırdı. Dolayısıyla genel olarak grev yapan sektörler grev yapmadı. Bunu hem hafta içi yapılan eylem ve greve katılamayanları eyleme çekmek hem de eyleme gelirken ulaşımı kolaylaştırmak için yaptılar. Hatta taşıma sektörü eylem saatlerinde normal zamanlardan daha aktif bir seyir izledi. Bu yanıyla eylem amacına ulaşmış oldu. Sendikalar, 11 Şubat’ın son 50 yılın en kitlesel sokak eylemi olduğunu söyleyip bu günü tarihi bir gün olarak belirledi.

Diğer taraftan sendikalara rağmen sürpriz grevler de gerçekleşti. Örneğin Paris Orly Havalimanı çalışanları uçuşları yarıya düşüren bir grev gerçekleştirdiler. Basına yansımayan grev, direniş ve blokajların yaşanması olasılığı da yüksek.

Ülkenin küçük büyük neredeyse bütün il ve ilçelerinde yürüyüşler gerçekleşti.

Sarı Yelekliler yeniden alanlarda

Reform sürecine denk gelen zamanlarda enflasyona karşı yeniden sokağa çıkan Sarı Yelekliler reform karşıtı eylemlerde de yerlerini alarak kaldıkları yerden mücadelelerine devam ediyorlar.

Ancak Fransa devletinin korkulu rüyası olan Sarı Yelekliler eylemde cüzzamlı muamelesi görüyor. Bu uygulama maalesef sendikalar tarafından da uygulanıyor. Kortejlerde aralarına almamak, Sarı Yeleklilere mesafe koymak gibi tavırlar sergilenebiliyor. Bu bazen itişmelere kadar vardırılıyor.

Polisler Sarı Yeleklilere özel uygulama yapıyor, kitlelerden yalıtma politikası izliyorlar. Yukardan emir aldıkları belli olan polisler, Sarı Yeleklileri gördüklerinde ön kesme vaziyeti alıyorlar. Sarı yelekleriyle eyleme katılamayacaklarını söyleyerek engel oluyorlar.

Bir kez daha büyük bir moral üstünlüğüyle reforma sokaklardan geçit vermedik

16 Şubat ve 7 Mart için burjuvaziyle yeniden randevudayız.