Lozan Antlaşması’nın 100. yılında Lozan’da binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş düzenlendi



Lozan Antlaşması’nın 100. yılında Lozan’da binlerce kişinin katıldığı yürüyüş düzenlendi. Mitinge dönüşen yürüyüşte yapılan konuşmalarda ulusal birlik ve direniş vurgusu yapıldı.


YAŞANACAK DÜNYA

Lozan Antlaşması’nın 100’üncü yılında dört parça Kürdistan kökenli Kürtler ve destekçi parti, örgüt ve kurumlar, İsviçre’nin Lozan kentine yürüyüş gerçekleştirdi. Lozan görüşmelerinin yapıldığı Beau-Rivage Palace binasının önünden başlayan yürüyüşte, Kürdistan haritasının yer aldığı pankart açıldı. Alanda TİKB bayrağı da dalgalandı.

Yürüyüşe Avrupa’nın birçok yerinden on binlerce kişi katılırken, yürüyüşte PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fotoğrafının olduğu bayraklar taşındı.

Yürüyüş, antlaşmanın imzalandığı Rumine Sarayı’nın önünde son bulurken, eylem burada mitingle devam etti.

‘Artık bir olmanın zamanı’

Mitingte ilk konuşmayı yapan Lozan Komitesi üyesi Yüksel Koç, Lozan Antlaşmasına “hayır” demek gerektiğini vurguladı. Kürtlerin 100 yıldır Türk, Arap ve Fars sömürüsü altında olduklarını hatırlatan Koç, “Yüzyıl sonra biz dört parça Kürdistan’dan Kürtler olarak ‘buradayız, varız’ diyoruz. Yüzyıldır ülkemize yönelik kirli politikaları bu anlaşma yüzünden gerçekleştirdiler. Halepçe’den Kürdistan’ın batısına kadar şehirlerimizi bombaladılar. Kürtler yüzyıldır binlerce katliam gördü. Artık bir olmanın zamanı geldi. Bizler bu anlaşmayı kabul etmiyoruz” dedi.

‘Parçalanmış siyasete karşı buradayız’

KNK Eşbaşkanı Zeynep Murad ise Lozan Antlaşması’nı kınamak için burada olduklarını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kürtler eski Kürtler değil. Biz Kürtler bir siyaset yürütüyoruz, diplomasi yürütüyoruz, Kürt kimliği için direniyoruz, kadın özgürlüğünü geliştiriyoruz. Meydanlardayız ve bugün paradigmamızı dünya tanıyor. Jin Jiyan Azadî sloganımız dünyadaki tüm kadınlar için ortak slogan haline geldi. Parçalanmış siyaset ve adaletsiz siyaseti kabul etmememiz gerekiyor. Bu parçalanmış siyasete karşı 100 yıl sonra buradayız.”

İsviçreli parlamenter: Utanç duyuyorum

Yürüyüşe katılan İsviçreli parlamenter, aynı zamanda İsviçre Abdullah Öcalan’a Özgürlük Komitesi üyesi Dr. Beppe Savary-Borioli de bir konuşma gerçekleştirdi.

Kürdistan’ın Lozan şehrinde bölünmesine neden olan antlaşmanın imzalanmasından ötürü utanç duyduğunu ifade ederek konuşmasına başlayan Borioli, “Türkiye, Suriye ve İran’ın Kürdistan’ı neden bırakmak istemedikleri çok ortada. Kürdistan’ın yeniden Kürdistan olması gerekiyor. PKK’nin terör örgütleri listesine alınmasını kabul etmiyoruz. DAİŞ’i PKK bitirdi. Biz hâlâ onları teşekkür olarak terör listesinde tutuyoruz. Abdullah Öcalan’ı onların eline verenler de Avrupa’dır. Bu insanlığa karşı yapılmış bir suçtur. Yıllardır onun hayatı hakkında bir bilgi alamıyoruz. Mandela’nın özgürlüğü Afrika’da özgürlüğüne neden olduysa Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü de Ortadoğu’ya özgürlük getirecektir. Bu saatten sonra Kürdistan’ın birliği hepimiz için en önemli şeydir. Kürtler buradan tek sesle haykırıyor. Bu da ‘büyük Kürdistan’dır” diye belirtti.

Lozan Antlaşmasını reddediyoruz

Komela Başkanı İbrahim Alizade de sözlerine, Kürdistan’ın parçalanmasına neden olan etkenlerden söz ederek, “Kürtler geçen yüzyılda binlerce katliam gördü. Birliğin önemi bu anlamda da çok belirleyici” diye konuştu.

Sahneye çıkan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Asya Abdullah, “Jin Jiyan Azadî” sloganıyla kitleyi selamladı. Asya Abdullah konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Lozan Antlaşması’nı reddediyoruz. Yüzyıldır Kürt halkı bu anlaşma yüzünden direniyor ve büyük bedeller ödedi. Bugün yüzyılın direnişi bu alanda imzalandı ve biz yine bu alandayız. Biz varız ve direnişimize son noktasına kadar devam edeceğiz. Kürt ittifakı ve Kürt kadınların birliği oldukça direnişimiz büyüyecektir. Önder Apo’nun İmralı’daki direnişi de bu Lozan Anlaşmasına karşıdır. Yaşasın Kürdistan’ın birliği, yaşasın kadınların direnişi.”

Miting, konuşmaların ardından dört parça Kürdistanlı sanatçıların seslendirdiği şarkılarla devam etti.