Nuray Sarıyelek
2015’te kıyıya vuran minicik cansız bedeniyle sembolleşen Alan Kurdi’nin ölümünden sonra sayısız göçmeni yuttu Akdeniz ve Ege Denizi. Son bir hafta içinde Antalya, Alanya ve Manavgat sahillerinde son 9 insan cesedi kıyıya vurdu.
Ölü bedenlerden birinin kayıp genç bir kadına, M.S.E.’ye ait olduğu babadan alınan DNA eşleştirmesiyle tespit edildi. Diğerleri ise ayakkabı ve kıyafetlerin üretim yerinin Suriye olduğu varsayımından yola çıkarak ölenlerin Suriyeli göçmenler olabileceği iddia ediliyor. Bu iddia, 11 Aralık 2023 tarihinde Lübnan ile Suriye arasındaki sahil bölgesinden yaklaşık 90 kişiyi taşıyan bir teknenin Kıbrıs’a doğru hareket ettiği, saatler sonra tekneyle bağlantının kesildiği ve müteakiben teknenin kaybolduğu bilgisine dayanılarak cansız bedenlerin göçmenlere ait olabileceği tahmini güçleniyor.
Öyle çok oluyorlar öyle çok acı çekiyorlar ki göçmenler… Denizde, karada, çalıştıkları yerde, varlık gösterdikleri mekanlarda, göç yollarında; açlıktan susuzluktan, bıçaklanarak, yakılarak, tecavüz edilerek ölüyorlar. Akla gelebilecek bütün zorluklar yaşatılıyor göçmenlere. Bütün bunların üstüne bir de fuhuş ve organ mafyasının eline düşmek var kaderlerinde.
Dünyanın “fazlalıkları”, hiç kimse tarafından istenmeyen bu göçmenlerin, ne doğdukları yerde ne de dünyanın herhangi bir coğrafyasında kendilerine ait bir yerleri var.
Kim bu göçmenler
Herbirimiz gibi nefes alan, acıkan düşünen, hayâl kuran, gülen, ağlayan insanlar onlar… Bulundukları yerde günlük yaşamlarını sürdürmeye dair bütün umutlarını yitirdikleri, hiçbir gelecek güvencesi göremedikleri, umutlarının tükendiği ya ekonomik, ya doğal afetler ya savaş nedeniyle ya da sadece ve sadece daha özgür daha iyi bir yaşam umuduyla her şeyi göze alıp bulundukları yeri terk etmek zorunda kalmış insanlar.
Kıyılara vuran bu cansız bedenlerde, binbir korkuya rağmen azıcık da olsa yaşamaya dair taşıdıkları umutları olan insanlar.
Kıyıya vuran bu ölü bedenlerin arkasında, yaşamak için ölümü göze almış işsizler, yoksullar, özgürlük yoksunu gençler, nefes almak isteyen kadınlar, gelecek arayan insanlar var.
Yani bu ölü bedenler, bu cesetler bizim cesetlerimiz; bize benzeyen bizden olan insan bedenleri bunlar. Yani ötekileştirilmiş biziz onlar.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!