2024 1 Mayıs’ı 3 koldan yapılan yürüyüşün Gündoğdu’daki programa katılması ile gerçekleşti. 2. kordon kolu KESK, Fuar-Basmane kolu DİSK’e bağlı sendikalar ve onların arkasından yürüyen devrimci-demokratik parti, kurum ve kuruluşlardan oluşurken, Liman kolu ise Türk-İş’e bağlı sendikalardan oluştu. Türk-İş her zaman olduğu gibi alana en önce gelip, ulusal marşın okunması ile alanı terk-i diyar etti.
1 Mayıs yürüyüşünün diğer 2 kolu sendika şubelerinden, çeşitli devrimci-demokratik kuruluşun renkliliği ve 1 Mayıs’ın coşkusunu yürüyüşe aktarmaya çalıştılar. Gözler ve kulaklar İstanbul’da olduğu için kortejlerde en sık atılan slogan “Her 1 Mayıs, Her yer Taksim” oldu.
İzmir’de 2024 1 Mayıs’ı üzerine özel olarak söylenecek çok şey olmasa da üzerinde düşünülmesi gereken çok şey var. Bunların içinden iki konu ise en baskın olanı: Kitle düşüşü ve içerik kaybı.
2024 1 Mayıs’ında birkaç on bin kişi alanlara aksa da önceki 1 Mayıslara göre çok ciddi bir kitle kaybı vardı. Öyle ki, ismi “komünist” pankartı “işçi” olan, 1 Mayıs’ta kafa sayısı gösterisini en ileri noktaya taşıyan partilerin kitlesinde bile korkunç bir erime vardı. DİSK ve KESK’in getirdiği kitle sayısı ise kortejde arkalarından yürüyen küçük, orta nicelikteki kurumların kitlesi kadar ya vardı ya yoktu. Ekonomik krizin her geçen gün arttığı bir süreçte sırf ekonomik nedenlerle bile tabanını 1 Mayıs alanına çekemeyen sendikalar gerçeği kendisini gösterdi. Sendikalar ve siyasi partiler dışındaki kurumlarda da kitle erimesinden bahsedilebilir ancak sendikaların kitle kaybı kadar ağır bir tabloya sahip değildi.
İzmir’de kitle niceliğinin azalmasının bir göstergesi olarak normalde sendikalar arkasında yürüyen devrimci-demokrat kurumların 1 Mayıs alanına yaklaşması, girmesi, saat 15:00’i bulması gerekirken, bugün 13:30 civarında kortejin arkası alandan görünmeye başlamıştı.
1 Mayıs kitlesindeki gözle görülür zayıflık, İzmir’de uzun süredir karnaval havasında geçen 1 Mayısların bile gerisinde bir ruhu ortaya çıkardı. Ortaklaşa atılabilecek sloganlar bile, o sloganı duyan birkaç grubun ötesine ulaşamadı. Resmî programın içeriği bile genel geçer şeylerin tekrarının ötesine geçemediği gibi alandaki kitleyi coşturmaktan dahi uzaktı. 1 Mayıs’ın mücadele ruhunda hissedilebilir bir gerileme hakimdi.
Ortaya çıkan bu olumsuz tabloyu yerel seçimin yarattığı bir rehavete bağlamak süreci anlamada yapılacak en büyük hata olacaktır.
Alınteri / İzmir
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!