Macron-Irkçı Faşist İşbirliği



Fransa’da Başbakanlık işçi ve göçmen düşmanı Michel Barnier’e verildi


Son yıllarda çıkarılan yeni yasa ve kararlarda çoğunluk sorunu yaşayan ve buna bağlı olarak ilerleyemeyerek patinaj yapan hükümet, bu sürece çözüm olarak yasama seçimi yapma kararı aldı. Böylece çoğunluk oyunu alan parti ile koalisyon yaparak bu sürecin ilerlemesine birlikte hız kazandırılacaktı. Buna en uygun parti ise son yıllarda göçmen karşıtı politikasıyla oylarını arttıran ulusalcı ırkçı faşist (RN) partisi olarak görülüyordu.

Evdeki hesap çarşıya uymadı

Gelgelelim evdeki hesap çarşıya uymadı. Hesapları, son zamanlarda oylarını arttıran faşist partinin birinci parti seçileceğiydi ve yeni genç başkanı Jordan Bardella’nın Başbakan olmasıydı. Çünkü bu ırkçı parti ile birçok konuda ortaklaşan Macron Hükümeti, bu ittifakla alınacak kararlarda yolunu düzlemek istiyordu. Aksi taktirde tüm reformlar sol partililerin engeline takılıp uygulama süreci gecikecekti. Ancak ırkçı parti ile yapılacak koalisyonla parlamenter çoğunluk sağlayıp saldırı reformlarını geçirme garantilenecekti. Hem böylece 49.3 maddesinin defalarca uygulanmasıyla zarar gören burjuva demokrasisinin daha da yıpranmasına engel olunacaktı. Öyle ya, ırkçı parti kitlelerin oyuyla gelmişti. Dolayısıyla parlamentoda Macron ve ırkçı parti işbirliği sayesinde reformlar tıkır tıkır, hem de “demokratik” bir tarzda uygulanacaktı.

Fakat Macron Hükümeti şapkadan tavşan çıkaramadı.

Kitleler ırkçı partiye değil sol ittifakın oluşturduğu ortak programa oy verdi. (Emeklilik, işsizlik, Göçmenlik Yasası reformlarının geri çekilmesi, asgari ücretin bin 600 euro (net) olması. Öğrencilere 1 euro’ya yemek, tren bilet fiyatlarında indirim, benzin fiyatlarının aşağı çekilmesi vb… içerikli program)

Sol ittifak, Macron’un geniş kitlelerin tepkisini alan reformlarını hedefe koymasıyla beklenmeyen bir sonuca ulaştı. Böylece seçimlerden en çok oy alan durumuna yükseldi. Dolayısıyla Macron’un hesabı suya düştü. Faşist parti seçilmiş olsaydı Bardella Başbakanlık koltuğuna oturacaktı ama sol birliğin çoğunluğu almasıyla Macron’un tüm hâyâlleri suya düştü. Çünkü sol birliğin adayına başbakanlık verilmesi demek Macron’un yaptığı birçok reformun geri çekilme riskiyle karşı karşıya olması anlamına geliyordu, ki bunu ne burjuvazi ne de Macron hükümeti istiyordu.

Seçim sonrası normal durumda istifa edecek bakanların yerine oy oranı en yüksek partiye başkanlık verilmesi gerekiyordu. Fakat Macron, “sol ittifak parlamentoda çoğunluk sağlayamayacak, gensoru önergesi ile işler sarpa saracak” gerekçesiyle sol ittifakın adayına başkanlık vermeyi reddetti.

Sonuç olarak

İki ay boyunca boş kalan Başbakanlık makamı konusunda Macron sıkı bir kulis yürüttü. Seçimlerden 20 gün sonra, Elon Musk’ın da içinde olduğu dünyanın ve Fransa’nın en zenginleriyle Elysée’de toplandı. Önümüzdeki süreçte Fransa’yı onlar için nasıl ‘imkânlarla dolu’ bir ülke haline getireceğinin vaatlerini vererek patronların kaygılarına yanıt oldu. Eski cumhurbaşkanlarıyla görüştü, onların da fikrini aldı. Yine Kendisine politik olarak en yakın olan faşist parti patronu (Marine le pen) ile gizli görüşme yaptı. Sistemin yürümesi için “kimler bu işi en iyi yapardı’ alışverişi yapıldı. İki ay boyunca başbakanlık için aday isimleri havada uçuştu. En sonunda Marine le pen’in favorisi Michel Barnier’de karar kılındı.

Kimdir Michel Barnier

27 yasından beri politikanın içinde birçok başbakanlık dönemlerinde politikacı olarak çalıştı. Avrupa adına Brexit pazarlığı önemli görevlerinden biriydi. Göçmen karşıtlığıyla biliniyor. Ülkeye göçmen girişini durdurmayı, göçmen haklarının ortadan kaldırılmasını, örneğin sağlık hizmetinden yararlanmamalarını, “suç” işleyen göçmenleri ülkelerine gönderilmesini vb. savunuyor. Sıkı bir işçi düşmanı. Çalışma saatlerinin uzatılmasını, işsizlik parasının koşula bağlanmasını, kaldırılmasını istiyor.

GBTİ* ve İVG** karşıtı bunlara yönelik caydırıcı reformları savunuyor. Macron ve yeni başbakan -bir de faşist parti desteği-, önümüzdeki süreci yerli ve uluslararası burjuvazi için olanaklar ülkesi haline dönüştürmek istiyor. Tabii bu onların isteği, bu işe Fransız işçi ve emekçilerinin cevabı nasıl olur, onu da önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz.

* Lezbien, gay, biseksüel,transeksüel, transgender

** Interruption volontaire de grosses (Gebeliğin gönüllü olarak sonlandırılması)