Petrol-İş Sendikası’nın uzun ve zorlu uğraşlar sonucu yetki alıp sözleşme masasına oturduğu As Plastik’te işçi ve sendika düşmanlığının en saldırgan biçimleri uygulanmaya devam ediyor. 2 yıldan fazla zaman önce patronun sendikal örgütlenmeyi fark edip 28 işçinin işine son verdiği ve direniş sonrasında geri adım atarak işçileri geri almak zorunda kaldığı fabrikada, mahkemeler yoluyla yetki süreci uzadıkça uzadı. Son olarak bu yıl yetki netleşti. Bu sefer de toplu sözleşme masasında sefalet dayatıldı, dahası 10 öncü işçinin işine son verildi.
Kıyıma uğrayan işçiler kapı önünde direnişe başlarken sendika çözüm yönünde adım atılmazsa 19 Eylül’de greve gideceğini açıkladı ve grev başladı.
Bugün 17’inci gününü geride bırakan grev sürecinde de patron grevi kırmak için elinden geleni yaptı. Bir yandan jandarma eşliğinde 18 yaşın altında ve kayıt dışı işçi çalıştırarak üretimi sürdürmeye çalışırken diğer yandan da grevdeki işçilere para teklif ederek grevden koparmaya çalıştı.
Nitekim 24 işçiye 100 bin TL vererek grev kırıcı yaptı. 130 işçinin çalıştığı fabrikada grevin 7’inci gününde 24 işçinin verilen 100 bin TL civarındaki toplu parayla grevi kırması üzerine grev şu anda 106 işçiyle devam ediyor.
Petrol-İş Sendikası’nın avukatı, müfettiş ve hakimden oluşan bir heyet önceki gün denetim yapmak üzere fabrikaya girmek istediğindeyse karşılarına çıkarılan özel güvenlikçilerle içeri girmeleri engellendi. Heyet engellenip oyalanırken de grev kırıcılık perdelenmeye çalışıldı.
Tüm bu gelişmeler üzerine Petrol-İş Sendikası bugün yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, As Plastik patronunun işlediği suçlara her gün yenisini eklediği belirtilerek süreç anlatıldı ve “bu suçlara izin vermeyeceğiz” denildi.
As Plastik patronu suç işliyor, izin vermeyeceğiz
Sendikalı oldukları için işten çıkarılan 10 işçinin işine geri dönmesi ve toplu pazarlık sürecinin yeniden başlayarak toplu sözleşmenin imzalanması talepleriyle devam eden grevde As Plastik patronunun aleni bir şekilde suç işlediği, suçlarını her geçen gün daha da büyüttüğü kaydedilerek, “Buna izin vermeyeceğiz. As Plastik işvereni grevin başından itibaren grevimizi kırmak ve itibarsızlaştırmak için yoğun bir çaba sarf ediyor, üyelerimiz arasındaki birliği bozmak için girişimlerde bulunuyor” denildi.
Fabrikadaki yasalara göre greve katılmayan ya da grevi bırakan işçilerin grevcilerin makinelerinde çalışamayacağı belirtildiği halde patronun bu kuralı ihlal ettiğinin tespit edildiği, her türlü etik değeri ayaklar altına aldığı belirtilen açıklamada çünkü, “yaptırıma maruz kalmayacağı ve yasaların kendisini koruyacağı” gerçeğinden güç aldığı vurgulandı.
As Plastik patronu grev kırıcılık yapıyor, çünkü yasalara rağmen kendisine dokunulmayacağını düşünüyor
As Plastik Yönetiminin işyerinde başından beri işçiye karşı düşmanca tutumlar içinde olduğunun gev sürecinde olup bitenlerle de görüldüğü belirtilen açıklama şöyle devam etti:
Ancak işveren bu gücünü yasaya aykırı fiillerde bulunsa dahi yaptırıma maruz kalmayacağı ve yasaların kendisini koruyacağı esasından alıyor. Bir kez daha söylüyoruz sendikalı olduğu için bir işçinin işine son verilmesi suçtur; 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 68. Maddesi ‘Greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçen işçiler, ancak kendi işlerinde çalıştırılabilir. Bu işçilere, greve katılan işçilerin işleri yaptırılamaz’ diyor, yani grev kırıcılığı yapmanın aleni bir suç olduğunu ortaya koyuyor. Bunun yanı sıra işverenin toplu sözleşme masasında kendi maddi koşullarını gözeterek cansiperane savunduğu argümanların geçersiz olduğuna şahit oluyoruz. Bugün grevi kırmak için üyelerimize teklif ettiği menfaatin etik dışı olduğunu bir kez daha dile getiriyoruz.
Grev Kırıcılığı Mahkemece Tespit Edildi
As Plastik işyerinde işverenin grevci işçilerin işini grev kırıcılarına yaptırdığı, 3 Ekim Perşembe günü İstanbul 1 Nolu Şube Yöneticileri, sendikamız avukatı, bilirkişi ve hakimin de yer aldığı bir heyetle tespit edildi. Grev kırıcılığını gizlemek için mahkeme heyetini içeri almama hukuksuzluğunun gösterilmesi, üretim alanının brandayla örtülmesi, bazı işçilerin işyeri dışına çıkarılması bazılarının da gizlenmesi işverenin grevdeki işçilerin işlerinin başka işçilere yaptırdığını teyit ediyor. Bir kez daha hatırlatmak isteriz ki greve çıkmak, sendikalı olmak suç değildir. Suç olan haksız yere işten çıkarma ve grev kırıcılığı yapmaktır. Grev alanında işverenin talebiyle bulunan kolluk kuvvetlerinin görevi, aylardır işverenin maddi ve manevi şiddetine uğrayan As Plastik grevcilerini işverenin hukuksuz ve yasadışı müdahalelerinden korumaktır. Jandarma kolluk güçleri işverenlerin yasa dışı eylemlerini durduracak önlemleri almak zorundadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumların hakları için greve çıkan emekçilere değil, sendikasızlaştırmayı işletme politikası haline getirmiş işverenlere bir hukuk devletinde yaşadığını hatırlatması gerekiyor. Üyelerimize bir kez daha sesleniyoruz işveren grevimizi kırmak istiyor, dikensiz bir gül bahçesi yaratmaya çalışıyor. Petrol-İş Sendikası olarak 75 yıllık deneyimimiz ve Türkiye işçi sınıfının binlerce mücadele pratiğinde gördüğümüz üzere As Plastik işvereninin sendikasızlaştırma hamlelerini boşa çıkaracağız. 47 binden fazla üyemizden aldığımız güçle bir kez daha tekrar ediyoruz, As Plastik işyerinde taleplerimiz karşılanıncaya kadar mücadelemiz yükselerek sürece
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!