Pazar, 26 Temmuz 2026

İzmir’de Soğuktan Sıcağa 1 Mayıs



19 Mart sürecinin öncüsü olan üniversiteli öğrenci gençlik renkliliğiyle 1 Mayıs’ın coşkusunu en yüksekte hissettiren kesim oldu


1 Mayıs İzmir’in iklim değişikliği açısından bile belirgin bir gündür. 1 Mayıslar İzmir’de yazın müjdecisi gibi ilkabaharın son soğuklukları ardından sıcak bir gün olarak gerçekleşti hep. Bu yıl hariç.

Birkaç gündür devam eden serin ve soğuk hava 1 Mayıs’ın toplanma saatinden öğlene kitleye eşlik eden bulutlarla kendisini gösterdi. Ancak 1 Mayıs, marşında da yazıldığı gibi “Yepyeni bir güneş”in bulutların ardından kendisini göstermesi ile sıcak bir güne evrildi.

Toplanma saati olan 11:00’de havanın soğuk olması kitlenin katılımını önceki yıllara göre hissedilir oranda düşük kalmasına neden oldu. Keza herkes gelen kitlenin sayısının “düşük” olduğunda hemfikirdi. Bu durum ister istemez canları sıksa da saatler ilerledikçe kortejlere katılım havanın sıcaklığının artmasına uygun olarak artarak önceki yıllara yakın bir 1 Mayıs kitlesine ulaşıldı.

19 Mart sürecinin öncüsü olan üniversiteli öğrenci gençlik renkliliği, devrimci kurumların gençlik grupları ile 1 Mayıs’ın coşkusunu en yüksekte hissettiren gruplar oldular. Diğer taraftan yaş ortalaması yüksek gruplar da (hemşeri grupları, emekli örgütleri) sayısal olarak görece yüksek katılıma sahipti.

Sendikalar kısmında memur sendikası olarak KESK’in katılımındaki yoğunluk fazlaydı. DİSK’in ve Türk-İş’in katılımcı sayısına denk denebilecek bir yoğunluğa sahiptir.

Türkiye’deki sınıf çelişkilerinin her gün yoğunlaşması, bu çelişkilerin de iş cinayetlerinden doğa-katliamına kadar geniş bir alana yayılmasının izdüşümü 1 Mayıs’ta kendisini gösterdi. Türkiye’de son dönemde ortaya çıkan her türlü direniş, itiraz, protesto alanı kendisini 1 Mayıs’ta da ortaya koydu. Sınıfsal, kimlik, yaşama dair öfke alana pankartlar ve sloganlarla taşındı.

Sınıfsal çelişkinin geldiği durum ilginç bir biçimde kendisini gösterdi. Önceki yıllarda Türk-İş’e bağlı sendikalar devrimci, sol-sosyalist siyasetler, sendikalar, derneklerden önce  1 Mayıs alanına gelip İstiklal Marşı okuyup alandan ayrılırdı. Bu sene işçi kitlesinin çoğunu alanda tutmasa bile Türk-İş’e bağlı sendikalar flamaları ile 1 Mayıs programı başladıktan sonra uzunca denebilecek bir süre meydanda kaldılar.

İzmir’de bu yılki 1 Mayıs, devletin belirlediği sınırlar içinde de kalsa CHP’nin vekil, belediye başkanları, yerel örgütlerini yığarak öncülük rolünü çalmaya da çalışsa, sınıf çelişkilerine bağlı öfkelerin çapının genişlemiş olması ile ayırt edici bir özelliğe sahipti.