Strasbourg’da Sırrı Süreyya Önder Anması



10 Mayıs 2025’te (bugün) Strasbourg’da Kürt Derneği’nde Alınteri’nin de konuşmacı olduğu bir anma töreni yapıldı


YAŞANACAK DÜNYA

Anma saygı duruşuyla başladı. Hemen ardından DİDİF, Alınteri ve Fransa Komünist Partisi adına konuşmalar yapıldı.

Sırrı Süreyya Önder’in mücadele yaşamından kesitlerden oluşan sinevizyon gösterildi. Son olarakta Kürt Derneği adına Cuma Tak bir konuşma yaptı.

Konuşmacı Sırrı Süreyya’nın bütün direnişçilerin sentezi, tüm ezilenlerin ve Kürt halkının temsilcisi olduğunu söyledi. Ayrıca Sırrı Süreyya Önder’in ölümüne dair, “Kalp krizi denilse de bunun bir suikast olabilme olasılığını da gözönünde bulundurduklarını ve bunun cevabını zamanın vereceğini” belirtti.

PKK’nin 9 Mayıs’ta açıklanan kongre sonuçlarına da değinen konuşmacı, “Sırrı Süreyya’nın da çok istediği barışa bir adım daha yaklaşıyoruz” dedi. Anma “Şehit Namırin!” sloganıyla sona erdi

Alınteri adınan yapılan konuşmada şunlar söylendi:

“Bir Sırrı Süreyya geldi geçti bu diyardan. Ardından bütün sevenleri yasa durdu. Bunu, onu uğurlamaya gelenlerden görüyorduk. Kimler yoktu ki üzülenler kervanında? Kurye çalışanları, atık kağıtçılar, esnaflar…
İşçiler, emekçiler, Türkler, Kürtler, Çerkezler. Sanatçılar devrimciler, kimi burjuvalar ve hatta aristokratlar…

Herkesi kucaklayan koca yüreği her kesime ulaşmış, bilgeliği, sadeliği ve savunduğu gibi yaşama biçimiyle herkeste saygı uyandırmıştı.

Sırrı Süreyya Önder çocukluk yaşından itibaren ülkemiz topraklarındaki “ötekilerin” yaşadıklarını yaşadı. Hayatı boyunca da bunu unutmadan, onlara sırtını dönmeden, ihanet etmeden ötekileşmeyi de ötekileştirenleri de reddetti. Özgürlük ve demokrasi sevdalısıydı. İlle de halkların birlikte kardeşçe yaşamasının özlemiyle tutuşuyordu. Bunlar için mücadele etti. Bedeller ödedi.

Tamirci çıraklığından, Meclis Başkanvekilliğine kadar 63 yıllık hayatına çok şeyi sığdırdı. Edebiyatan sanata, sinemadan müziğe kadar her alana ilgi duydu. Savunduklarını bu mevzilerden de dile getirerek ölümsüzleştirdi.
Bütün bunların  yanı sıra çok iyi bir baba olmayı da becerdi. Herkesin kârı değildir bütün bunları bir arada götürebilmek!

Toplumsal olan her şey ondan sorulurdu. Kâh Gezi’de kesilen ağaçlara siper oldu kâh yok sayılan halkların temsilcisi, kâh tutsak edilenlerin sözcüsü oldu. “Barış bir damar yırtığıdır” diyordu, en çok onun için savaştı ve hapislerle, işkencelerle örselenmiş bedenini halkların kardeşliği ve barış için feda etti.

Anısına saygıyla, insanca ve kardeşçe yaşam özlemleri özlemimizdir.”