Sağlık Bakanlığı son günlerde oldukça garip bir uygulama başlattı. Medyada da geniş yer bulan bu uygulamanın nasıl bir amaç taşıdığı, temel motivasyonunun ne olduğu önümüzdeki günlerde belli olur. Keza bu iktidarın her “garip” çıkışının arkasından mutlaka bir akçeli iş çıktığını biliyoruz.
Fakat asıl mesele her konuda olduğu gibi bu konuda da halkın aklıyla dalga geçilmesi! Açlığa, yetersiz beslenmeye mahkum edilerek çocuklarda gelişim bozukluğuna, yetişkinlerde obeziteye davetiye çıkaran bu düzen ve özelde de iktidarın politikaları ortada dururken böyle bir taramaya girişmek halkın aklıyla dalga geçmek değil de nedir? Üstelik adeta suçlu ararcasına elde kantar yoldan geçen vatandaşı çevirerek! Sağlık sistemini neoliberal dönüşüm politikalarıyla çökerten iktidarın sınıfsal bir soruna dönüşmüş, yoksullukla özdeşleşmiş obezite için bilimsel bir altyapı oluşturması elbette mümkün değildir.
İşin içinde ilaç tekelleri ya da sigorta şirketleri yoksa ve sokaktan geçenin önünü kesip kantara çıkarma projesinin arkasından başka bir bit yeniği çıkmayacaksa yapılan kelimenin gerçek anlamıyla mantıksızlık! Hem mantıksızlık ama hem de düzenin-sistemin günahlarını tek tek emekçi insanlara yüklemek, hastalıklarından da onları sorumlu tutmak dışında bir anlamı da yoktur.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) de Bakanlığın sosyal medya hesabından yaptığı “vatandaşların yoğun olduğu meydanlarda, kamusal alanlarda ve etkinlik noktalarında boy, kilo ve vücut kitle endeksi ölçümü gerçekleştirileceği bu yolla fazla kilolu kişilerin tespit edilerek sağlıklı hayat merkezlerine ve aile sağlığı merkezlerine (ASM) yönlendirileceği, bu sayede kişilere diyetisyenler tarafından beslenme danışmanlığı ve takip hizmeti sunulacağı, iki aylık süre içerisinde 10 milyon vatandaşa ulaşarak fazla kilonun zararları konusunda farkındalık oluşturmayı ve sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmayı hedeflediklerini” açıklamayla başlattığı uygulamaya yönelik değerlendirmelerde bulundu.
TTB açıklamasında şunlar dile getirildi:
‘Yol ve yöntem bilimsel normlara uygun olmalıdır’
Sağlıkla ilgili toplumda farkındalık oluşturma çalışmaları il sağlık müdürlükleri başta olmak üzere sağlıkla bağlantılı kurumlarla işbirliği içinde sağlık personeli marifetiyle yapılabilmektedir. Yapılacak çalışmaların kişilerin mahremiyetlerini koruyacak şekilde yapılması hem etik hem de mevzuatlarımız gereğidir. Ancak topluma açık, vatandaşların yoğun olduğu alanlarda bunun yürütülmesi zordur. Yapılan ölçümler ve sonucundaki yönlendirmelerin ne kadar sonuç alacağı hesap edilmemiş ucu açık bir durumdur. Diğer taraftan nüfus bazlı çalışan ASM’lerdeki aile hekimleri ve aile sağlığı personeli üzerinden bu çalışmalar zaten yapılabilmektedir. Farkındalık yaratma çalışmalarını önemsemekle birlikte, bu tür çalışmalar yapılırken yol ve yöntem bilimsel normlara uygun olmalıdır.
Sağlık Bakanlığı’nın bu soruna ilişkin çalışmalarında çok yönlü ve bilimsel normlara uygun bir yaklaşım sunması gerekmektedir. Bunun içerisinde uygulanan metottan elde edilen sonucun nasıl değerlendirileceğine ilişkin prosesler açıkça belirtilmelidir.
Enflasyon artarken ücretler düşüyor
Özellikle sosyoekonomik düzeyi düşük bölgelerde çocuklarda beslenme yetersizliği ve buna bağlı gelişme bozuklukları görülmektedir. Gıda enflasyonun yüzde 50’lere yaklaştığı bir ortamda ücretlere gelen bu oranın yarısını bulmayan artış sağlıklı gıdaya ulaşımın önündeki en önemli engeldir. Bu durum yakın zamanda büyük bir felaket yaşanan deprem bölgesinde yani afet alanlarında daha dramatik biçimde kendini göstermektedir.
Sağlıklı ve yeterli gıdaya ulaşamamak en çok çocukları etkiliyor
Ekonomik sorunların getirdiği sağlıklı gıdaya ulaşamama ve sağlıksız ürünlere maruz kalma en çok gelişme çağındaki çocukları etkilemektedir. Sağlıksız beslenen çocuklarda büyüme geriliği, obezite, konsantrasyon bozukluğu gibi fiziksel, zihinsel gelişme sorunları ve ilerleyen yaşlarda kronik hastalıklara maruz kalma risklerinde artış olur. Bu da toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdittir.
Deprem bölgesinde beslenmeye bağlı bodurluk tespit edildi
TTB’nin deprem bölgesinde “çocuklarda beslenme bozukluğuna bağlı bodurluk” ile ilgili bir çalışması yakın zamanda gerçekleştirilmiş ve yapılan çalışma sonucunda deprem bölgesindeki çocuklarda beslenme bozukluğuna bağlı bodurluğun arttığı tespit edilmiştir. TTB bu ve benzeri toplum sağlığına ilişkin tespitleri ve çözüm önerini tarihsel süreci içerisinde her zaman yapmıştır ve sorumluluğu gereği yapmaya devam edecektir.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!