İzBB’de 23 bin İşçi Grevin 3’üncü Gününde



İzmir’de 23 bin belediye işçisinin grevi, belediye yönetiminin işçilerle halkı karşı karşıya getiren yalan yanlış açıklamalarına rağmen 3’üncü gününde kararlılıkla sürüyor. İşçiler bugün de Konak’taki İZSU binası önünde toplanarak Fuar’a doğru kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirdi


İzmir Büyükşehir Belediyesine ait İZELMAN, İZENERJİ ve Egeşehir’de çalışan 23 bin işçinin grevi Belediye yönetiminin işçileri hedefe çakan yalan yanlış beyanları, medyanın bu yöndeki manipülasyonları, sosyal medya üzerinden yürütülen psikolojik savaş eşliğinde 3. gününde kararlılıkla sürüyor.

DİSK/Genel-İş İzmir 1,2,3 ve 9 No’lu Şubelerin örgütlü olduğu işyerlerinde devam eden grev kapsamında işçiler bugün de Konak’taki İZSU önünde buluşup Fuar’a yürüdü.

İzBB Başkanı Cemil Tugay ve bürokratlarının yüzde 29,16’lık zam teklifini sefalet ücreti olarak nitelendiren işçiler, eşit işe taleplerini yineleyerek belediye yönetiminin tutumunu toplu sözleşme haklarının gaspı olarak nitelendirdi.

“Eşit işe eşit ücret!”, “Sadaka değil, toplu sözleşme!” sloganları atan işçiler greve yönelik dört koldan devam eden saldırıları da protesto etti.

Fuar’a kadar devam edip mitinge dönüşen yürüyüşe DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve Genel-İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan da katıldı. Şimdiye kadar işçilere danışmadan imzalanan satış sözleşmeleri düşünülecek olursa “burada ilginç bir durum” var diye düşünmek doğal oluyor.

Fuar alanında örgütlü şubelerin başkanlarının yanısıra Çerkezoğlu ve Çalışkan da konuşmalar yaptı. Ana tema “Eşit işe eşit ücret istiyoruz” oldu. Seçimlerde kendilerini hatırlayan CHP’nin şimdi de gereğini yapması temenni edildi. Eşit işe eşit ücretten kastın ise Belediye-İş’le imzalanan ve aynı işi yapan işçileri kapsayan sözleşmeler.

Konuşmalarda pazartesi günü ilçe belediyelerinin işçilerinin ve ailelerin de katılacağı daha büyük bir buluşma yapılacağı açıklandı.

Tugay’ın yüzde 70’lik zammı, sözleşme kazanımlarının gaspı!

Bu arada İzBB Başkanı Cemil Tugay televizyonlara verdiği demeçlerde yalanlarına devam etti. İşçilere yüzde 70 oranında zam teklif ettiğini söyleyen Tuğay, “hangi ücrete?” sorusunu geçiştirmeye çalışırken 2024 yılı Aralık ayını kastettiğini inkar edemedi. Yani aslında kendisi kendisini yalanlayarak teklifinin normal koşullarda zaten enflasyon oranında yapılması gereken artışa denk geldiğini, bir toplu pazarlık sürecine uygun bir teklif olmadığını, işçilerin eşit işe eşit ücret talebini görmezden geldiğini ele verdi.

Fakat bu gerçeğe rağmen özellikle sosyal medya trolleri üzerinden yürütülen dezenformasyonla en düşük işçi ücretinin 82 bin, en yükseğinin 94 bin olarak talep edildiği propaganda edilmeye devam ediyor. Oysaki İzBB bünyesinde çalışan işçilerin temel ücreti (sosyal haklar dışında kalan net ücret) 25 bin 400 TL civarında. Belediyenin teklifiyle temel ücret net 31 bin 783 TL oluyor.

İzBB Başkanı Cemil Tugay ve bürokratlarının yüzde 29,16’lık zam teklifini sefalet ücreti olarak nitelendirmesi bu rakamlardan kaynaklı. Cemil Tugay, yan ödemelerin tamamını kaldırarak net ücret üzerinden bir teklif sunarak işçilerin kazanılmış haklarının üzerine oturmaya çalışıyor.

Eylemler devam ederken Tugay’ın bir TV kanalından yaptığı çağrı kazanılmış hakların gaspı üzerinden şöyle oldu:

“Toplu iş sözleşmesi taslağındaki yaklaşık 50 ayrı kalemdeki yan ödemeleri tamamen kaldıralım! Aylık net ücret olarak 65 bin liradan başlayan, 80 bin liraya ulaşan rakamları ödeyelim. Üstüne eylül ayında bu artışa yüzde 10 daha ekleyelim: Bu da en az 71 bin 500 liradan 88 bin liraya kadar aylık net ücret anlamına gelecektir.”

Genel-İş Genel Merkezi Eşit İşe Eşit Ücret Talebini Hatırladı

Öte yandan şimdiye kadar bütün CHP’li belediyelerde gece yarısı satış sözleşmelerine imza atan Genel-İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan, 23 bin kişilik işçi ordusunu ilgilendiren bu sözleşmede şahin kesildi. Israrla “eşit işe eşit ücret” diyor. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada da “şimdiye kadarki sorumlu davranışlarını” yani satışlarını hatırlatarak sorumlu davrandıklarını belirten Çalışkan bu ısrarının esas nedenini de paylaştığı tabloyla ele veriyor. Çalışkan kendi talepleri, patronun teklifi ve Türk-İş’in örgütlü olduğu işyerlerinde imzalanan (aynı işin yapıldığı iletmeler) sözleşmeleri gösteren tabloyla bunu açıkça gösteriyor. Mealen “Belediye-İş’le yaptığınız sözleşmenin aynısını istiyorum, yoksa bu 23 bin işçiyi tutamam, koltuğum da gider” demiş oluyor.

Son olarak Cemil Tugay’ın çağrısıyla yeni bir görüşme için masaya oturulduğu öğrenildi.