Boğaziçi Üniversitesi Kampüsü de Kadın Cinayeti Mekânı Oldu!



Kayyum rektörün öğrenci ve akademisyenlere kışla düzeni dayattığı Boğaziçi Üniversitesi kampüsüne silahla giren ve 18 suç kaydı bulunan 20 yaşındaki Ayberk Kurtuluş 15 yaşındaki kız çocuğunu katletti


Akademi kadrosundan derslere-bölümlere kadar bilim adına ne varsa tasfiye edilen, kampüsü öğrenci ve akademisyenler için kışlaya-polis merkezine dönüştüren kayyım rektörlü Boğaziçi Üniversitesi’nde kadın cinayeti işlendi. Güney Kampüs’te düğünler için kiralanan Kennedy Lodge’ta part-times olarak çalıştığı belirtilen 15 yaşındaki Hilal Özdemir, 20 yaşındaki Ayberk Kurtuluş tarafından silahla vurularak katledildi. Fail daha sonra intihar etti.

Hilal Özdemir’in 18 suç kaydı bulunan Ayberk Kurtuluş ile kısa süreli bir ilişkisinin olduğu belirtiliyor. Belli ki bu cinayette de reddedilen erkeğin yaşadığı erkeklik krizi tetikleyici oldu!

Öğrencilerin ve akademisyenlerin okula giremediği, önünde adeta karakol kurulduğu bu koşullarda kadın katillerinin silahla içeri girmesi nasıl ve kime karşı “güvenlik” anlayışıyla hareket edildiğini bir kez daha gösterdi.

Öte yandan kadınların evde, okulda, hastanede, sokakta, işyerinde güvende olmadıkları ve tarihsel kazanımlarına yönelik her saldırının kadın düşmanlığını daha da tırmandırıp failleri adeta teşvik ettiği bu politik-toplumsal atmosferde Boğaziçi Üniversitesi kampüsünün de kadın cinayeti işlenen bir mekana dönüşmesi durumun vahametini bir kez daha gösterdi.

Kayyım yönetiminden sorumluluktan imtina eden açıklama!

Okulda kuş uçurtmayan, öğrenci ve akademisyenlere her türlü zorbalığı gösterirken kampüsü bir turizm işletmesine çevirmekte beis görmeyerek bu uğurda giriş çıkışlara alabildiğine özgürlük tanıyan kayyım yönetimi cinayete ilişkin yaptığı açıklamada yaşanan kendinden menkul bir vakaymış gibi yaklaşarak savcılık soruşturmasında işbirliği yapacağını belirten şu buz gibi açıklamayı yaptı!

Üniversitemizin Güney Kampüsü Kale Kapısı’nda sivil bir vatandaşın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiği, daha sonra saldırıyı gerçekleştiren failin aynı silahla intihar ettiği bilgisini üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Savcılık tarafından yürütülen adli soruşturmayla ilgili Üniversitemiz gerekli işbirliğini yerine getirmektedir. Hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, acılı ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.

Eğitim Sen: Kayyım yönetiminin sonucu

Cinayetin ardından sosyal medyada büyük bir tepki dile gelirken yaşananın kayyım yönetiminin bir sonucu olduğunu belirten Eğitim-Sen bir açıklama yaparak şunları ifade etti:

Kayyum yönetimlerin ve liyakatsiz atamaların hüküm sürdüğü yerde saldırganlar üniversiteye girecek, kadın cinayetleri ve işçi cinayetleri işlenecek, bunu ise hayatın olağan akışı gibi sunacaklardır. Boğaziçi Üniversitesi’nin kültürünü, akademik özgürlüğünü ve bilimsel üretimini hedef alan kayyum politikaları; bugün yaşanan cinayetlerin de zemininin hazırlanmasına neden olmuştur. Eğitim Sen Boğaziçi Üniversitesi İşyeri Temsilciliği olarak bir kez daha söylüyoruz: Bilimin ve özgürlüğün olmadığı yerde şiddet kaçınılmazdır.

Öğrenciler eyleme çağırdı

Boğaziçi gibi bir üniversitenin kampüsünün de kadın cinayeti mahalli olmasına karşı öğrenciler 31 Ağustos saat 19:30’da Güney Meydan’da toplanacak saat 20.00’de Güney Kapı’da kadınlarla birlikte basın açıklaması yapacak.