Gün geçmiyor ki devlete ait ya da özel “bakımevlerinde” yeni bir vahşet ortaya çıkmasın. Sağlamcı zihniyetin hala 19. yüzyıldan kalma yöntemlerle duvarlar arasına kapattığı engelliler, insanlık dışı muamelelere maruz bırakılıyor. Sistemin kendine yabancılaştırdığı insanlar da birer emekçiden işkenceciye dönüşüyor. Sermayenin kâr hırsı, denetimsizlik, ısrarla kapatmadan başka yöntem denenmemesi… vahşet döngüsünü yeniden yaratıyor. Özellikle o merkezlerde kalan insanların yakınları kaygı içinde geçiriyor her anı. Çünkü dört duvar arasından sızan şey, çürümüş bir sistemin irini.
Her yıl bir başka “bakım” merkezi adı verilen vahşet yuvasından ölüm ve işkence haberleri basına yansıyor, çoğu da yıllar sonra. Kimsenin umurunda olmuyor. Aile Bakanı cinsiyetçi politikaları uygulamaktan bu konulara vakit ayıramıyor anlaşılan. Adalet de tweet atanların peşinde! Böyle olunca o vahşet yuvalarında yakınları olanların da her an yürekleri ağızlarında. Çünkü denetim yok, çözüm yok, ceza yok.
Birgün’den İsmail Arı’nın haberine göre, İstanbul Beylikdüzü’nde faaliyet gösteren ve hala faaliyette olan Mor Menekşe Bakım Merkezi’nde 22 kasım 2024’te otistik bir çocuğun ailesi çocuğun vücudunda sigara yanıkları, darp izleri ve ısırık izi görüyor. Olayı emniyete bildiriyorlar. Bu süreçte engelli birisinin de o bakım evinde şiddet nedeniyle yaşamını yitirdiği ortaya çıkıyor. Aile İl Müdürlüğü’nün geriye dönük üç aylık kamera kayıtlarını incelemesi sonucunda, kurumun bir bakım merkezinden çok toplama kampı gibi çalıştığı ortaya çıkıyor. 62 kişinin kaldığı merkezde 100’ü aşkın insan hakları ihlali yaşanmış. Bu ihlallerden bazıları şöyle: Merkezde kalanların sürekli şiddete maruz bırakılması, üzerlerine uygun olmayan kıyafetlerle gezmek zorunda bırakılması, çoğunun çıplak gezmek zorunda bırakılması ve tacizlere göz yumulması, merkezde kalanların birbirinin dışkısını yemesi ve bu duruma müdahale edilmemesi, yerler fayans olduğu halde yerlere yalın ayak basmalarına göz yumulması, herkese eşit derecede yemek verilmediği, insanların doymadan yemekten kaldırıldığı tavandan damlayan sunun biriktiği kovalardan su içmek zorunda kalınması…
Kâr hırsı bürümüş sermayeden çocuklarımızı koruyamıyoruz!
Olayla ilgili açıklama yapan Sağlık ve Hizmet Emekçileri Sendikası yetkilileri göreve çağırdı. Sendikanın açıklamasının bir kısmı şöyle:
Bugün basına yansıyan haberlere göre İstanbul’da Özel Mor Menekşe Bakım Merkezi’nde yaşanan korkunç olaylar kamusal hizmetlerin kar amaçlı piyasaya açılmasının dehşet verici sonuçlarını bir kez daha gözler önüne sermiştir.
En son özel hastanelerdeki yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde çocuklarımızın canına kasteden uygulamanın bir benzerini bugün özel bakım merkezinde görmekteyiz. Özel gereksinimli çocuklara hizmet veren bu merkez ile ilgili haberlere yansıyan vahşet, insanlık değerlerinin kar uğruna nasıl ayaklar altına alındığını bize göstermektedir.
Açıklamanın tamamına Bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Bu artık bir onur sorunudur. Toplumun bu vahşete duyarsız kalmaması gerekiyor. Duyarsız kalmamalı ki bu vahşet düzeni son bulmalı. Kapitalizmin bizi insanlığımızdan daha fazla soyutlamasına izin vermemeliyiz. Bu toplumsal bir durum ve toplum kendinin olanın yanında yer almalı. Yoksa aklımızın alamayacağı vahşet görüntülerine maruz kalıp kahrolmaya devam edeceğiz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!