Hendek’te İşçi Kanı Dökenlere Parayla Tahliye!



Sakarya Hendek’te, Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda 3 Temmuz 2020 tarihinde meydana gelen patlamada yaşamını yitiren yedi işçinin katili patron Yaşar Coşkun, 15 milyon TL’lik kefalet karşılığında ev hapsi koşuluyla tahliye edildi.


Sakarya’nın Hendek ilçesinde kurulu bulunan Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda 3 Temmuz 2020 tarihinde 7 işçinin hayatını kaybetmesine, 127 işçinin de yaralanmasına neden olan büyük bir patlama yaşanmıştı. Diğer iş cinayetlerinde olduğu gibi bu katliamda da yargı onca delile rağmen patronları “taksirle öldürmekten” yargılamış ve bu maddeden ceza vermişti.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi yerel mahkemenin bu kararını bozarak tutuklu sanık ve fabrika sahibi Yaşar Coşkun’un “olası kastla öldürme” suçundan yargılanmasını istemiş, diğer sanıklar yönünden de verilen cezaları az bulmuştu.

Yeniden görülmeye başlanan davanın karar duruşması bugün Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Yargıtay’ın kararını tanımayarak ilk kararında direndi ve fabrika sahibi Yaşar Coşkun hakkında 15 milyon lira güvence bedeli yatırması ve ev hapsine alınması şartıyla tahliyesine karar verdi.

İşçi aileleri kararı gözyaşları ve ağıtlarla karşılayıp “Türkiye Cumhuriyeti devleti sizin için hep zenginler mi, sermayedarlar mı? Değeriniz yok deyin bilelim!” diye isyan etti.

Fabrikadaki patlamada dayısını kaybeden davanın avukatlarından Gülşen Uzuner karara şu sözlerle tepki gösterdi:

Bu karar, işçi katillerine şunu söylemek: 15 milyon TL’niz varsa eliniz serbest demek. Bu süreçlerin bu kadar uzatılması, eziyet haline getirilmesi, işçi ailelerinin mağdur edilmesi, “adalet mücadelesi yürütürseniz perişan olursunuz” demektir. Burada bir oyun oynanıyor. Özellikle şu mesajı veriyorlar: İşverenler maliyet analizinde bu tür katliamları, bir risk analizi olarak tutuyorlar. Biz şuradan böyle yırtarızın hesabını yapıyorlar. Yargı da durduğu yeri gösterdi. Durduğu yer de ailelere; “5-6 yıl uzatırım davayı, siz perişan olursunuz, hakkınızı vermem. Zengine, parası olana adalet veririm” demektir. Başka haklarını arayan işçilere de benzer durumlarda “boşa adalet arayışında bulunmayın” demektir. Özellikle ev hapsi verildi. Çünkü ev hapsi infazdan sayılıyor.

Bilinen 9. patlamaydı, herbirinde isim değiştire değiştire devam ettiler!

Havai fişek üretiminde adeta tekel haline gelen Coşkunlar, Sakarya’da aynı zamanda MÜSİAD’ın da başkanlık koltuğunda oturuyordu. Başka alanlarda da önemli sermaye yatırımları olan bu ailenin havai fişek üretilen fabrikalarında 2007 Eylül’ü ile son patlamaya kadar tam 9 kere aynı şey tekrarlandı. Her defasında sembolik cezalarla adeta ödüllendirildiler ve isim değişiklikleriyle yollarına devam ettiler. 2020’deki ölümlü patlamadan önce 2018’de de Niğde Bor’daki fabrikalarında yaşanan patlamada Muharrem Alkan ve İlyas Ünlü adlı işçiler hayatlarını kaybetti. Bu fabrika 2014’te Sakarya Geyve’deki fabrikada yaşanan patlamanın ardından Yertaş Patlayıcı Maddeler diye adlandırılarak Bor’a taşınmıştı.

Yargı süreci

Aynı zamanda MÜSİAD’ın Sakarya İl Başkanı olan Yaşar Coşkun duruşmalarda patlamayı hep “sabotaj” olarak nitelendirdi. “Sabotaj listesindeydik zaten” diyerek mağduriyet devşirmeye çalıştı.

Kaçak yapıların olduğunu kısmen kabul etse de bu durumu bile anlaşılır kılmaya kalkıştı. İşçilerin üretim baskısı, gerekli kıyafet ve donanıma sahip olmaması, diğer işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmamış olmasını pişkince savundu. Denetlemekler yükümlü resmi kurumlarla yakın ilişkisi ve her denetimin önden haber verildiği gerçeği bile pervasızca savunuldu.

Patron Yaşar Coşkun o kadar iler gitti ki mağdur edildiğinden bahsedip “En büyük mağdur benim burada. İşçi arkadaşlar da verdikleri ifadelerde biraz daha dikkatli olsunlar bu nedenle. Havai fişeği Türkiye’ye biz tanıttık, Sakarya’nın bir değeriyiz biz. İşçilere bizlerin nasıl kişiler olduğumuzu sormanızı isterim” diyebildi.

Mahkemeler de her zamanki gibiydi…

Patlamaya ilişkin toplumsal tepkiler olmasa dava bile açılmayacaktı. Bu baskıyla yargı aralarında fabrika sahibinin de bulunduğu beş kişiyi tutuklamak zorunda kalmıştı. Bunlardan dördü daha sonra tahliye edilmişti.

Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 28 Şubat 2022’de görülen karar duruşmasında, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan sanıklar fabrika sahipleri Yaşar Coşkun ve Ali Rıza Ergenç Coşkun’a 16 yıl 3’er ay, Hasan Ali Velioğlu’nu ise 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. “Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan tutuksuz yargılanan ustabaşı Erşan Öztürk, sorumlu müdür Asiye Angın, iş güvenliği uzmanı Aslı Düzgün ve Ahmet Çağırıcı ise 6 yıl 8’er ay hapis cezası almıştı.

Yargıtay bozsa da bugünkü karar verildi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, fabrika sahiplerinden Ali Rıza Ergenç Coşkun’a verilen hapis cezasını onamış, Yaşar Coşkun hakkındaki kararı ise eylemin “olası kastla öldürme” ve “olası kastla yaralama” kapsamında değerlendirilmesi gerekirken mevcut delil durumuna uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle “bilinçli taksirle öldürme” suçundan hüküm kurularak suç vasfında yanılgıya düşülmesi sebebiyle bozmuştu.

Yargıtay, sanık Hasan Ali Velioğlu hakkındaki kararı orantılılık ilkesine aykırı şekilde az ceza tayin edilmesi, sanıklar Asiye Angın, Ahmet Çağırıcı, Erşan Öztürk ve Aslı Düzgün hakkındaki hükmü ise yetersiz gerekçelerle “basit taksirle öldürme” suçundan hükümler kurularak suç vasfında yanılgıya düşülmesi nedeniyle hukuka uygun bulmamıştı.