19-22 Aralık büyük hapishaneler katliam ve direnişinin 25. yıldönümünde “19 Aralık’tan kuyu tiplerine direniş sürüyor” şiarıyla Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştiren Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın İnisiyatifi, devletin cezaevi politikasının yıllardır değişmediğini vurgulayarak “Amaç toplumun öncü güçlerini toplumdan koparmak ve mutlak tecrit altında tutmaktır” dedi.
Tecride, hapishanelerdeki hak gasplarına, keyfi uygulamalara, infaz yakalamalara, hasta tutsaklara yönelik politikalara karşı sloganların yer aldığı dövizlerin, “19 Aralık’tan kuyu tiplerine direniş sürüyor”, “Hasta tutsaklara özgürlük!” ve “Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük” pankartlarının taşındığı eyleme çok sayıda kişi katıldı.
📍Bakırköy Özgürlük Meydanı
Bayrampaşa Hapishanesi davası zaman aşımına uğrasa da bugün kuyu tipleri zindanları açılsa da, özgürlük ve devrim yürüyüşümüzü durduramayacaksınız. pic.twitter.com/CntX3unBI5
— Kuyu Tipleri Kapatılsın İnisiyatifi (@kuyutipinikapat) December 21, 2025
Sık sık “Kuyu tipleri kapatılsın!”, “Zindanlar yıkılsın, tutsaklara özgürlük!”, “Tecrit işkencedir, tecrite son!” sloganları atıldığı eylemde ÇHD adına Av. Yağmur Kavak, Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi adına Fatma Yıldırım, tutsak babası Hıdır Sabur söz alarak hem hapishanelerdeki mevcut durumu hem de kuyu tipi hapishanelerdeki mutlak tecridi anlatıp “Kuyu tipleri kapatılsın” diye vurguladılar.
Eylemimizde @CHDistanbul_ adına söz alan Yağmur Kavak:
“Bakanlığın bir çırpıda kurduğu kuyu tiplerinin kapatılması için buradayız. Celal Punar ve Fergil Fırat’ın açlık grevinin 18. gününde. Talepleri açık: insanlık onuruna haykırı olarak inşa edilmiş kuyu tiplerinin kapatılması.” pic.twitter.com/8Xyxcz12vF— Kuyu Tipleri Kapatılsın İnisiyatifi (@kuyutipinikapat) December 21, 2025
“Çiçek bile yetişmez!”
ÇHD adına söz alan Av. Yağmur Kavak, kuyu tiplerinin bakanlık tarafından bir çırpıda açıldığını, müvekkilleri Celal Punar ve Fergil Fırat’ın açlık grevinin 18. gününde olduklarını hatırlatarak iki tutsağın insanlık onuruna aykırı bir biçimde inşa edilmiş ve insanlık dışı muamele gördükleri kuyu tipi hapishanelerin kapatılması ve hem kendileri hem de diğer tutsakların başka yerlere sevk edilmelerini istediklerini ifade etti.
Kavak, kuyu tiplerinin havalandırmalarının 6 adım, duvarlarının ise çok yüksek olduğunu, katı bir izolasyon uygulandığını, tutsakların ya tek kişilik ya da tüm yaşam alanınızı gören kameralarla dolu 3 kişilik hücrelerde kalabildiklerini anlattı. Günde sadece 1 buçuk saat havalandırmaya hakkının bulunduğunu belirten Kavak, “Kitap imkanları kısıtlı, dergi abonelikleri kabul edilmiyor, görüşçü talepleri kabul edilmiyor, keyfi iletişim-kitap yayın yasakları uygulanıyor. Bunlar kuyu tiplerine yüklenen anlamları ifade ediyor. Kuyu tiplerinin havalandırmalarına çiçek koysanız o çiçek bile yeşermez, ama tutsaklar burada tutuluyor” dedi. Buraların sadece devrimciler için olmadığını, mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklanan avukat Mehmet Pehlivan’ın da bir şaka programında yaptıkları şaka nedeniyle tutuklanan iki gencin de Leman Dergisi çalışanlarının da buralarda tutulduğunu kaydetti. Kavak, kuyu tiplerinin devletin kararlarına uymak zorunda olduğu mahkemeler tarafından dahi insanlık onurunun altında kabul edildiğini hatırlatarak, bu hapishanelerin derhâl kapatılması, tutsakların taleplerinin derhal karşılanması gerektiğini ifade etti.
Eylemimizde @tutsaklarla adına söz alan Fatma Yıldırım:
“İnfaz yakmalar, hak gaspları ve kuyu tipi hapishaneler insanlık onuruna aykırıdır.”#KuyuTipleriKapatılsın pic.twitter.com/GP8Y0fG2et
— Kuyu Tipleri Kapatılsın İnisiyatifi (@kuyutipinikapat) December 21, 2025
“Günlerce insan sesi duymayabiliyor”
Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi adına konuşan Fatma Yıldırım tutsaklardan Serpil Cabadan’ın ani bir sürgünle Antalya Manavgat S Tipine gönderildiğini, bulunduğu koridorda bile tek bir siyasi tutsağın olmadığını, kimi zaman günlerce kimseyle konuşamadığı için sesine yabancılaşır hale geldiğini ama buna rağmen direndiğini, yazdığını, besteler yaptığını, pes etmediğini belirtti. 31 yıldır tutsak olan Elif Yaş’ın infazının da 3 defa yakıldığını hatırlatan Yıldırım, kuyu tiplerine karşı mücadelede kararlı olacaklarını ifade etti.
“Top oynamaya çıkmadı diye infaz yakılabiliyor”
Daha sonra tutsak babası Hıdır Sabur söz alarak hapishanelerdeki hasta tutsakların durumuna, infaz yakma gibi keyfi uygulamalara, yakınına para yatıran tutsak yakınlarının dahi cezalandırıldığına işaret ettiği konuşmasını “Devrimci tutsaklara özgürlük, hasta tutsaklar serbest bırakılsın, infaz yakmalara son!” diyerek tamamladı.
Eylemimizde tutsak aileleri adına söz alan Hıdır Sabur:
Bugün infazı yakılan yüzlerce tutsak var. Anayasa’nın 17. maddesinde yaşam hakkı kutsaldır. Bugün hapishaneler de 1500 ağır ve 400 hasta tutsak var.
Hasta tutsaklara özgürlük! pic.twitter.com/umk22Kzvtt
— Kuyu Tipleri Kapatılsın İnisiyatifi (@kuyutipinikapat) December 21, 2025
Daha sonra İnisiyatif adına hazırlanan basın açıklaması okundu.
19-22 Aralık Katliam ve Direnişi; içerisi ve dışarısı!
İnisiyatif adına Meliha Yüksel’in okuduğu açıklamada 19-22 Aralık 2000’de 20 hapishanede eş zamanlı olarak doğrudan ordunun ve özel kuvvetlerin, en katil ve vahşi devlet güçlerinin aktif katılımıyla devrimci tutsaklara yönelik ağır bir saldırının gerçekleştirildiği, bu saldırıya karşı tutsakların bütün güçleriyle direndikleri hatırlatılarak başlandı. Saldırının gerçek içeride güçlü bir şekilde örülen ve dışarıda süren sınıf mücadelesiyle güçlü bağları olan devrimci örgütlülüğün dağıtılması, tutsakların F Tipi zindanlara götürülerek teslim alınması olduğu ifade edildi.
İktidarın başı Ecevit’in “İçeriyi susturamazsak, dışarıyı susturamayız” şeklindeki açıklamalarının iktidarın ve dayandığı egemen sınıfların bu savaşı ne kadar ciddiye aldığını gösterdiği vurgulanan açıklamada şunlar ifade edildi:
Eylemimizde basın metnimizi okuyoruz.
19-22 Aralık 2000’de 20 hapishanede eş zamanlı olarak devlet güçlerinin katılımıyla devrimci tutsaklara yönelik saldırılar gerçekleştirildi.
Bu saldırıya karşı tutsaklar yüreklerini, bilinçlerini ve bedenlerini siper ederek savaştılar. pic.twitter.com/qlthWSXCnh
— Kuyu Tipleri Kapatılsın İnisiyatifi (@kuyutipinikapat) December 21, 2025
Egemenler ‘80’li yılların sonunda ve ‘90’larda yükselen mücadeleyi bastırmak ve emekçi sınıflara gözdağı vermek, devrimci öncülerini dışarıda süren mücadeleden soyutlayıp izole etmek için F tipi saldırı planlarını dört başı mamur bir şekilde devreye soktu. Eskişehir tabutlukları, Ulucanlar Katliamı ve birçok hapishanede tekil gibi görünen kanlı saldırılar daha kapsamlı ve vahşi bir saldırının habercisiydi. Oysa bu saldırılar tutsakları yıldırmıyor, aksine zindanlardaki devrimci örgütlülüğü ve bir araya gelişleri güçlendiriyordu. Devletin devrimci tutsakları teslim almak, içerideki devrimci birlik ve örgütlülüğü dağıtmak ve devrimci harekete merkezi anlamda darbe vurmak için NATO iş birliğinde gerçekleşen bu saldırıda onlarca devrimci katledildi, yüzlercesi sakat kaldı. Bu saldırı ne duru gökte çakan şimşekti, ne de sadece bazı gerici odakların gizli bir planıydı. Tepeden tırnağa NATO ve iktidar iş birliğinde yürütülen bu saldırı, tam da işçilerin ve emekçilerin egemenlerin yarattığı yıkıma karşı ayaklanma ve isyanlara giriştiği 2000 yılında gerçekleşti.
19-22 Aralık F Tipleri saldırısının ardından, dışarda da direnişin devam ettiği kaydedilen açıklamada, “Onlarca emekçi mahallede sokaklar ateşe verildi, mahallelerde devrimci tutsaklara sahip çıkmak için halk komiteleri kuruldu, devrimci tutsak aile örgütleri hapishane önlerinde günler boyunca eylemler yaptı, hatta Boğaz Köprüsü’nü kapattı” denildi.
Bugün katliamın 25. yıl dönümünde Bayrampaşa katliam davasının zaman aşımına uğratılmasının devlet aklının değişmediğini, aksine bunun bir devlet politikası olarak sürdüğünü gösterdiği kaydedilen açıklamada, devletin zindan politikalarının ise asla değişmediğinin altı çizildi.
Amacın toplumun öncü güçlerini, öncü işçileri ve Kürt halkının savaşçılarını zindanlara atarak toplumdan koparmak ve mutlak tecrit altında tutmak olduğu ifade edilen açıklamada OHAL-pandemi ve sonrasına ilişkin şunlara işaret edildi:
📢Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın İnisiyatifi’nin “19 Aralık’tan kuyu tiplerine direniş sürüyor” şiarlı çağrısıyla Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda gerçekleşen buluşmada hapishanelerdeki tecrit düzeni, infaz yakmalar ve her türlü saldırganlık protesto edildi#KuyuTipleriKapatılsın pic.twitter.com/yCwN4JGhP8
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri3) December 21, 2025
OHAL ve sonrasında pandemi ile devam eden süreçte siyasi tutsakların bin bir mücadeleyle kazandığı hakları keyfi olarak gasp ediliyor. Hasta tutsakların tedavi hakkı engelleniyor, yüzlerce tutsak ölüme mahkûm ediliyor. Tüm hapishanelerde infaz yakmalar, idare gözlem kurulları eliyle infaz ertelemeleri ve teslimiyet dayatmaları, kitap, yayın yasakları ve türlü biçimde işkenceler… Bugün bu saldırılara ek olarak açılan kuyu tipi ve farklı tipteki hapishaneler halkların özgürlüğü ve kurtuluşu önündeki en büyük engellerden biridir.
Açıklamada, F Tipi cezaevleriyle başlatılan tecrit politikasının bugün S Tipi, Y Tipi, Yüksek Güvenlikli Cezaevleri ve kuyu tipi hapishaneler aracılığıyla sürdürüldüğü vurgulandı. Bayrampaşa Cezaevi davasının zaman aşımına uğratılmasının, cezasızlık politikasının sürdüğünün bir göstergesi olduğu ifade edildi. OHAL ve pandemi süreçleriyle birlikte siyasi tutsakların kazanılmış haklarının geri alındığı, hasta mahpusların tedaviye erişiminin engellendiği, infaz yakmalarının ve keyfi disiplin uygulamalarının yaygınlaştırıldığı dile getirildi.
Kuyu tipi cezaevlerinin mimari ve işleyiş olarak mutlak tecride dayandığı belirtilen açıklamada, mahpusların güneş görmeyen hücrelerde tutulduğu, havalandırma sürelerinin kısıtlandığı ve görüş haklarının çeşitli gerekçelerle engellendiği ifade edildi. Bu uygulamaların tutsakları fiziksel ve psikolojik olarak çökertmeyi amaçladığı vurgulandı.
Açıklamanın sonunda, kuyu tipi cezaevlerinde tutulan mahpusların açlık grevleri ve fiili direnişlerle bu uygulamalara karşı çıktığı hatırlatılarak, “Tutsakların talepleri meşru ve haklıdır. Kuyu tipi hapishaneler kapatılana ve tüm politik tutsaklar özgür bırakılana kadar mücadele sürecektir” denildi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!