10 Ekim Gar Katliamı davasının firari sanıklar yönünden ayrılan 2. dosyasının 3. duruşması Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Avukatlar. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi’nin kararıyla kamu görevlilerinin sorumluluğunun mahkeme kararına girdiğine dikkat çektiler
Bugünkü duruşmada 10 Ekim 2015’de katledilenlerin ve yaralananların aileleri söz aldılar.
#10EkimKatliamı‘nın firari sanıklar yönünden görülen duruşmasında heyet, firari sanıkların adreslerinin tespit edilmesi için yazışmaların yapılmasına, gübre ihbarını dikkate almayan polislerle ilgili soruşturmanın akıbetinin öğrenilmesine karar verdi#10EkimiUnutmaUnutturma pic.twitter.com/NHKwnqFRrs
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri3) December 23, 2025
Aileler mahkeme heyetine görevlerini hatırlattı:
Tarihi bir davanın hakim ve savcılarısınız. Tarihsel bir sorumluluğunuz var. Bu sorumluluğunuzu 9 yıl boyunca yerine getirmediniz, biz size bir kez daha hatırlatıyoruz. Ya sorumluların yargılanması yönünde karar vererek tarihin adalet sayfasına yazılacaksınız. Ya da bu davanın enkazının altında kalacaksınız. Lütuf beklemiyoruz. Adaletin ve hukukun gereğini yerine getirmenizi istiyoruz.
Duruşma salonunda söz alan aileler şöyle konuştular.
10 Ekim Barış Derneği Başkanı İshak Kocabıyık, “Devlet kurumlarının bilgisi dahil olmadan katliamın olmayacak olduğunu en başından beri söylüyoruz. Siz adaleti tesis etmek zorundasınız. 9 senedir bu taleplerimizi umursamadınız. 9 senedir bu adaletin peşindeyiz. Adalet sadece bizim sorumluluğumuz mu” dedi.
Halime Atabay, “Bu bedeli anneler mi ödemeli? Acılar içindeyiz. 10 yıldır git gel yapıyoruz. Bir adalet yok. Her şeyimizi kaybettik. İnsanlar ölmesin diye çocuğumu kaybettim. Vicdanınız rahat mı?” diye konuştu.
#10EkimKatliamı‘nın firari sanıklar yönünden görülen davanın duruşma sonrası Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.10 Ekim Barış Derneği Başkanı İshak Kocabıyık konuştu#10EkimiUnutmaUnutturma pic.twitter.com/7mYvPznViq
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri3) December 23, 2025
Zöhre Tedik ise “Her geldiğimizde bizi konuşuyoruz. Siz dinliyorsunuz. Boşuna mı konuşuyoruz biz. Her talebe ret, ret… Herkes bu davayı takip ediyor. Bu katillerin yargılanması sizin elinizde” dedi.
Çağlayan Bozacı ise şunları söyledi:
Babam barış umuduyla Ankara’ya gelmişti Rize’den. Biz bu ülkenin yurttaşları olarak bu düşman hukukunu reddediyoruz. Adalet arayışımız bu denli görülmemesini reddediyoruz. Korumaya çalıştığınız kamu görevlisi kadar biz de bu ülkenin yurttaşıyız. Biz yurttaş hukuku istiyoruz. Bu ülkenin tarihi, madenlerde, yansımalarda, depremlerde ölen insanlar; fabrikalarda tarlalarda ölen çocuk işçiler güpegündüz sokak ortasında öldürülen kadınların ve bizlerin adalet arayış tarihidir. Bu sıradan bir hukuk davası değildir. Siz sorumlusunuz. Hangi polis, hangi vali yaşam hakkından daha kutsaldır. Hangi devlet hakikatin kendisinden daha kutsal olabilir.
Derman Doğan, “Avukatlarımız her geldiğinde anlatıyorlar. Ama siz bir şey yapmıyorsunuz. O insanlar barış istedi. Herkes için buraya geldiler. Barış için insanlar öldürüldü” dedi.
İzzettin Çelik, “Otobüse binerken şendik. Kimse artık ölmez dedik. Bizim çocuklarımız öldü. Bizim öcümüzü alın. Ben size güvenmek istiyorum” diye konuşurken İhsan Işıktaş da “Anneler kendi evlatlarının canının alındığına şahit oldu. Biz bu ülkeye barış gelsin diye canımızdan olduk. Bizler barışın gelmesini istiyoruz. Barış tesis edilmesi için hukukun tesis edilmesi gerekiyor. Ceberrut sistemin baskısı altında hissederseniz annelerin çığlığı uyutmasın” dedi.
Ali İzzet Sarıkaya ise “Öfkemizin az da olsa dinmesi için üç polis burada yargılanmalı” diye tepki gösterdi.
Ardından konuşan Evrim Mak, “Bu katliam önlenebilirdi. Yetkililer gerekeni yapmadı belki de bilinçli olarak yapmak istemedi. Bu davanın peşini bırakmayacağız. Adaleti sağlama göreviniz olduğunu söylüyorum” dedi.
Serpil Kızılçay da “Görevinizi yerinize getirin. 10 yılda biz yasaları öğrendik. Neden reddediliyor bu talepler? Bu açıklamayı yapın. 10 yıldır biz ne yaşadık diyorduk” diye konuştu.
Elif Özdemir ise şunları vurguladı:
Dosyaları tam anlamında okumadılar diye düşünüyorum heyetin. Hafızaları yenilemek gerekiyor. O gün alanda bir polis yoktu. 2 bomba peş peşe patladıktan sonra polisler alana girdiler etraf gaz bulutuydu. Bombalı insanları sokan polisler bizleri gaz bulutuna boğdular. Bunun için kimse yargılandı mı? Otuz kişi o gazlarla hayatını kaybetti. Bizim sözümüz beyandır. TTB kortejinde bana yardım eden doktoru tekmelediler. Biz kalakaldık. IŞİD’liler miydi? Hayır, polis yaptı. Kim emretti, Emniyet Müdürü, ona kim emretti Valilik. Böyle böyle yukarıya gidiyor. Azmettiren de öldüren kadar sorumludur diyor.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!