24 Temmuz 2002’de ölümsüzleşen aşkın ve kavganın şairi Adnan Yücel’in Elazığ’ın Dilek (Seli) Köyü’ndeki mezarı yakın zamanda yoldaşları, dostları ve ailesinin elbirliğiyle yenilendi. Dizeleri meydanlarda yankılanan, genç devrimcilerden tüm kuşaklara kadar hemen tüm devrimciler tarafından kavganın çeşitli anlarında içten içe tekrarlanan Adnan Yücel’in ziyaretçisi bitmeyen mezarı bu sefer daha kalabalık bir buluşmanın mekânı oldu. Buluşma, İstanbul’dan Adana ve Mersin’e, Avrupa’dan Elazığ’a kadar pek çok yerden gelen yoldaşları, dostları, öğrencileri, şiirseverler, ailesi ve köylülerinin katılımıyla mezar başında yapılan bir anmaya, Adnan Yücel’le sohbete dönüştü.
Buluşmada şairin yoldaşları onu ve şiirini anılarıyla harmanlayarak anlattı, bu şiirin nasıl bir tarihsel serüven içinde geçerek çelikleştiğini kelimelere döktü. Öğrencileri onu tanımış olmanın gururunu ve yaşatılmasının sorumluluğunu dile getirdi. Yakın arkadaşları bu şiirin ilk gençlik yıllarında nasıl mayalandığına dair yaşanmışlıklara işaret etti. Ailesi ve köylüleri onunla nasıl gurur duyduklarını hem konuklarına gösterdikleri özen hem dile getirdikleriyle ifade etti.
Türkiye’de ve dünyada emperyalist kapitalizmin yaşadığı krizin şiddetinin işçi ve emekçilere daha fazla açlık, yoksulluk, baskı olarak döndüğü ve savaş tamtamlarının buna eşlik ettiği bu tarihsel kesitte gerçekleşen buluşmada “İyi ki türküsüz çıkamamışız yollara” dizesindeki anlamların bugün daha yakıcı bir ifade kazandığını özetleyen konuşmalar yapıldı. Dizelerdeki kavga ruhunun genç kuşaklara daha fazla taşınması gerektiğinin altı çizildi.

Alınteri adına yapılan konuşmada da Adnan Yücel’in şiirleriyle devrimci bir kuşağın örgütlü mücadeleye katılmasındaki rolüne işaret edildi. O dizelerin ihtilalci komünistlerin mücadele içinde yarattıkları kolektif geleneğin imbiğinden süzülerek aynı zamanda bu geleneğe güç kattığına ve bunu aşarak mücadelenin bütününe, tüm devrimcilere, zulme ve haksızlığa uğrayıp buna tutum alan herkese moral olduğuna, en zorlu anlarda onun dizelerine tutunarak doğrulan sayısız devrimcinin bulunduğuna vurgu yapıldı. Yücel’in şiirinin bu gücünün yüzünü geleceğe dönmesinden aldığına, dünü-bugün ve geleceği bütünlük içinde ele alan tarih bilincinden beslendiğine, bugün onun meydanlarda yankılanan o dizelerin dokusundaki evrensel mesajlara, tam da bu nedenle ölümsüzlüğüne vurgu yapıldı.
Onu yakından tanıyan yoldaşları da şiirinin beslendiği kaynakları bizzat şairin sözleri, sohbetlerinde dile getirdiklerini aktararak özetledi.
Buluşmada Adnan Yücel’in şiirlerinin Sel Yayınevi tarafından basıldığı ve 3 Ekim’de İnşaat İşçileri Sendikası ve Deri ve Kundura İşçileri Derneği tarafından İzmir’de bir etkinlik düzenleneceği duyuruları da yapıldı.
Saygı duruşuyla başlayan anma mezar başında yapılan konuşmaların ardından aile evinde verilen yemekle sonlandı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!