251. haftada Abdulaziz Özdemir’in durumu gündeme getirildi



Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi’nin dün gerçekleştirdiği 251. hafta eyleminde hasta tutsaklardan Abdulaziz Özdemir’in durumu gündeme getirildi


Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi dün İHD Ankara Şubesi önünde gerçekleştirdiği 251. hafta basın açıklamasında 220 bin kapasiteli hapishanelerde 280 bin mahpusun kalmasının sorunların kaynağı olduğunu belirterek, “Gerek cezaevi rejimi gerek kolluk gerekse hastanelerde yeterli ilgi ve duyarlılık sağlanamadığı, gerekli hizmetler verilemediği ve ayrımcı tutumlar takınıldığı için bir çok mahpus tedaviyi dahi kabul etmiyor” vurgusunda bulundu.

Zarife Çamalan’ın okuduğu 251. hafta açıklamasında Tarsus 3 No’lu T Tipi Hapishanesi’nde kalan ağır hasta mahpuslardan Abdulaziz Özdemir’in durumu gündeme getirildi. Özdemir’in İHD’ye yolladığı mektupta 5 yıl içinde birkaç kez ameliyat olduğunu,  9 Şubat 2016 yılında kalp krizi geçirdiğini ve anjiyo olduğunu anlattığı kaydedildi.

Açıklamada Özdemir hakkında şu bilgiler paylaşıldı:

Özdemir’in sağ testisinde kist oluşmuş ve bu kist ameliyatla alınmıştır. Prostat rahatsızlığından kaynaklı bir kez ameliyat olmuştur. Yine yazdıklarına göre; çenesinde çıkan kemikten iki kez ameliyat olmuştur. 2018 yılı şubat ayında belindeki kaslardan cilt kanseri nedeniyle ameliyat geçirmiştir. Tedavisine devam edilmektedir.  2008 yılında böbrekteki oluşan taş 4 seansla kırılmış, ancak taş tekrar oluşmuş ve çok sancı çektiğini ifade etmiştir. Ciğerlerinde büyüme var ve oynak tansiyon hastasıdır; aniden 4-5’e düşüyor ya da tersi olarak 18-19’lara kadar çıkıyor. 

 

Ancak asıl yaşamının zorlayan rahatsızlığının belinden kaynaklı olduğunu yazmıştır. On birinci, on ikinci, on üçüncü ve on dördüncü disklerde sakatlık olduğunu ve tüm ihtiyaçlarının arkadaşları tarafından karşılandığını yazmıştır. Bu kadar zorlayıcı ve ağır hastalıklara rağmen verilen raporlar hapishanede yaşayabilir şeklinde düzenlenmiştir.

 

Abdulaziz Özdemir’in ayrıca mide rahatsızlıklarının yanı sıra hemoroid, faranjid, sinüzid gibi hastalıklara da sahiptir.

Özdemir’in çoklu ve yaşamını zorlayan hastalıklar nedeniyle cezaevinde yaşamasının zor olduğu ifade edilen açıklamada, hastalıklarının burada tedavisinin de mümkün olmadığı, dışarda tam teşekkülü bir hastanede tedavi olması gerektiği vurgulandı.

Hapishanelerdeki hasta tutsakların buralarda tedavi olmalarının mümkün olmadığı, doktor hizmetinin-hastane sevklerinin yapılamadığı vurgulanarak, Sağlık Bakanlığı’nın cezaevleri ile ilgili olarak tam anlamıyla gerekli yaşamsal tedbirler alamadığının gözlemlendiği söylendi. “Üçlü protokolden kaynaklı eksiklikler hastalıkların tedavilerinin önünde ciddi engeller bulunmaktadır” denildi.

Açıklama, “Bu bağlamda Abdulaziz Özdemir’in en kısa sürede tam teşekküllü bir hastanede yatılı tedavisine başlanmalı; raporları tekrar gözden geçirilmeli, hapishanede yaşamını arkadaşları tarafından devam ettirebilen biri için bağımsız hastaneler tarafından tetkik ve incelemeler yapılmalı ve tedavisinin dışarıda devam edebilmesi için infazı ertelenmelidir” denilerek sonlandırıldı.