Gürbüz Deniz*
Sürece çok hızlı dahil olan ve anında corona virüsüne karşı ne yapabilirizi dert edinen Muratpaşa (Antalya) belediyesi emekçisiyim.
İlk günden bugüne ilçe genelinde büyük özveri gösteren tüm emekçilere teşekkürü borç bilirim.
Aşevinin yardım hesabını bloke eden hükümetin, aslı astarı olmayan çıkışları kimseye yarar getirmiyor.
Zorunlu çalışan kamu personeli hariç herkesin evlerinde olması ve sosyal devlet gereği maddi olarak da destek sunulması elzemdir. Ve herkesin covid-19 testinden geçmesi gerekiyor.
Sağlık emekçilerine ve belediye emekçilerine ağır bir yük binmiş olsa da virüs ile mücadelede toplum sağlığı için yüreklerini ortaya koyuyorlar fakat hükümet sağlık çalışanlarının şiddete maruz kalma olasılığını gözönünde bulundurmuyor. Belediye çalışanlarının saldırıya maruz kalma olasılığını yok sayıyor. Daha dün evini dezenfekte ettirmeye çalışan bir vatandaş, işçinin “Sadece toplumsal alanları dezenfekte ediyoruz,” cevabına rağmen İzmir Bayraklı da baltalı saldırıya maruz kalmıştır.
Duyarlılık ve bilinç bekleyen emekçilere saldırılar durdurulsun ve çalışana baskı değil kolaylık uygulansın.
Dezenfekte çalışmalarımızdan bahsetmişken ben de yer aldım. 16 litrelik pompalara hazırlanan ilaç banklara, kamu kurumlarına, çocuk parklarına, otobüs duraklarına, atm’lere vb. el ile temas edilen yerlere uygulanıyor. Yeterli mi bilemiyoruz lakin vicdanen rahatlama oluyor çünkü iyi ve yararlı bir iş yapmanın bilinci çöküyor insanın üstüne. Akla bir şiir düşüyor sokaklarda maske dağıtırken, dezenfekte yaparken… hani diyor ya usta:
Elinle çaktığın şu çiviye bak
Söyle ne zaman döneceksin uzak yurduna?
Neler sezdiğini bilmek istemez misin?..
Emek verdin durmadan
Kurtuluş için
Odana kapanmış aralıksız yazarsın
Nedir ürünü emeğinin bilmek istemez misin?
Kestane ağacına bak avluda boy atan
Elinle suladığın kestane ağacına.
Bertolt Brecht
Boy atan bir kestane ağacı göremesek de bizler de halkın içinde ve yanında kalarak işçi sınıfının kurtuluş mücadelesini hastalığa yakalanmamaya odakladık. Yarın virüs tehdidi dünya genelinde komple kalkınca sınıfsal mücadeleye devam edeceğiz. Meselemiz şu: “Ölen ölsün, kalan sağlarla devam ederiz” diyen sermaye karşısında işçi sınıfının acil taleplerinin gereğinin yerine getirilmesini sağlamak, salgın sebebiyle artacak olan işsizlik ve yoksulluğa karşı mücadele etmek… Sadece dayanışma değil, mücadele edilmesini sağlamak görevimizdir.
Bölgemizde dayanışma ağı ördük ihtiyaç sahiplerine ne lazımsa gönüllük üzerinden WhatsApp grupları dahilinde can olmaya çalışıyoruz.
Şu süreçte oğlumdan ve tüm sevdiklerimden ayrı kalmak bir kez daha sevdiklerimizin kıymetini bilmeyi ve değeri öğretti.
Açlık ile terbiye edilen, ücretsiz izne çıkarılan kaç insanımız var? Corona virüs salgınından en yoğun etkilenen emekçi kesimlerinden biri de tekstil, turizm gibi birçok sektördeki işçiler. Zaten normal şartlarda da güvencesiz biçimde, günübirlik çalışan işçiler, şu günlerde yoğun olarak ücretsiz izne çıkarılıyor. Ve onlara salt dayanışma grupları yeterli desteği veremez acilen zorunlu üretim (ekmek, gıda, maske, dezenfekte) vb.
Zorunlu çalışmak zorunda olan sağlık sektörü, belediyeler hariç topyekun evde kalmalı ve herkese maddi manevi destek, test devlet eliyle yapılmalıdır. Yoksa özlemlerimiz, özlediklerimiz daha da çoğalacak.
Başta babam olmak üzere tüm corona virüsüne yakalanan hastalara acil şifalar diliyorum.
Ölenlerin sevdiklerine sabır diliyorum.
Tüm emekçilere kolaylıklar diliyorum.
(* Alınteri okuru, belediye işçisi)
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!