Hekimler ve sağlık emekçileri grevde, eylemde: Şiddetin faillerini biliyoruz!



Konya Şehir Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ekrem Karakaya’nın hasta yakını olan güvenlikçi Hacı Mehmet Akçay tarafından 12 kurşun sıkılarak katledilmesine karşı 7-8 Temmuz’da hizmet sunmayacaklarını açıklayan sağlık meslek ve emek örgütü üyesi hekim ve sağlık emekçileri, bugün Türkiye ve Kürdistan’ın dört bir yanında alanlara çıktılar, aciller ve onkoloji bölümleri dışında çalışmadılar. Yapılan açıklamalarda, açılan …


Konya Şehir Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ekrem Karakaya’nın hasta yakını olan güvenlikçi Hacı Mehmet Akçay tarafından 12 kurşun sıkılarak katledilmesine karşı 7-8 Temmuz’da hizmet sunmayacaklarını açıklayan sağlık meslek ve emek örgütü üyesi hekim ve sağlık emekçileri, bugün Türkiye ve Kürdistan’ın dört bir yanında alanlara çıktılar, aciller ve onkoloji bölümleri dışında çalışmadılar. Yapılan açıklamalarda, açılan pankartlarda, atılan sloganlarda sağlık emekçilerine yönelik tırmanan şiddetin çöken sağlık sisteminden, bu sistemin sorunlarının sağlıkçılara fatura edilmesinden, meslek onurlarının hiçe sayılmasından, “beğenmiyorlarsa gitsinler” denilmesinden bağımsız olmadığını dile getirerek, tüm bunlara karşı “buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz! Failleri tanıyoruz” dediler.

Sabah saatlerinden başlayarak birçok hastanede basın açıklaması yapan emekçiler, öğlen saatlerinde büyük kentlerin merkezlerinde buluşarak kolektif tepkilerini, taleplerini dile getirdiler.

İstanbul’da emekçiler hemen her hastanede kitlesel açıklamalar yaptıktan sonra saat 12:30’da Çapa Tıp Fakültesi önünde buluşarak İl Sağlık Müdürlüğü önüne yürüdüler. Büyük polis yığınağının yapıldığı eylemde önleri beş kere kesildi, polis saldırısına maruz kaldılar, ama her defasında barikatı aşarak Müdürlüğün önüne ulaşarak burada basın açıklamalarını yaptılar.

İzmir’de Kitlesel bir şekilde Valilik önüne gelen hekimler ve sağlık emekçleri burada oturma eylemi yaparak “Yeter artık! Sağlıkta şiddet son bulsun” dediler.

Ankara’da hastanelerde yapılan açıklamaların ardından öğlen saatlerinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki Heykel’de buluşarak “Şiddetin sorumlularını biliyoruz!” dediler.

Adana’da, Bursa’da, Amed’de, Şırnak’ta, Dersim’de, Trabzon’da, Aydın’da, Bolu’da, Bursa’da, … kısacası tüm illerde sağlıkçılar 2 günlük grevi öfke ve tepkilerini, taleplerini dile getirdikleri eylem ve açıklamalarla karşıladılar.

Hastanelerde okunan ortak imzalı açıklamada şunlar belirtildi:

Sağlıkta şiddetin münferit bir olgu olmadığını, bunun toplumsal ve politik bir sorun olduğunu gerekçeleri ile birlikte tekrar tekrar ifade ettik. Sağlık kurumlarında meydana gelen silahlı saldırıların artışı nedeniyle bu konuda önlemler alınmasını ve 6136 sayılı yasada değişiklik yapılmasına ilişkin yasa tekliflerini önerdik, ancak tüm uyarılarımız görmezden gelindi. Bilinçli bir yaklaşımla şiddetin kaynağı toplumsal bağlamından koparılarak sorun bireylere indirgendi, sorumlular bu durumu arada bir kınamak dışında bir adım atmadı.

Kınamanın bir işe yaramadığı ve sağlıklı şiddet olgusunun çığırından çıktığının bakanlıkta farkında olacak ki sağlıkta şiddet istatistiklerinin yer aldığı beyaz kod verileri tüm ısrarlarımıza ve konuya dair dava açmamıza rağmen toplumla paylaşılmadı.

Sorumluların bu yaklaşımı bugün yeniden bir cinayetle sonuçlandı. Ülkede artan şiddet iklimi bizlerin sadece çalışma koşullarını bozmakla kalmamış can güvenliğimizi de ortadan kaldırmıştır. Her anlamıyla tıkanan sağlık sisteminin tüm sorumluluğu hekimleri ve sağlık emekçilerinin omuzlarına yıkılmakta bu durum bizlere hedef haline getirmekte sağlık alanında yürütülen politikalar bizlere şiddet ölüm çaresizlik ve mutsuzluk olarak geri dönmektedir. Sağlık emekçilerine en ufak bir zarar gelmesine tahammülümüz yok.

Şiddet daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi öngörülebilir ve önlenebilir toplumsal bir sorundur ve sorun çözmeye niyeti bütünlüklü politikalarla aşılabilecektir. Güvenli çalışma alanı sağlamak siyasal iktidarın sorumluluğundadır. Sağlık bakanı başta olmak üzere sorumluluğunu yerine getirmeyen yetkililer derhal istifa etmelidir.

Bizler bu konuda yaşam hakkımız ve güvenli çalışma koşulları için gücümüzü her yerde her koşulda hep birlikte göstermeye hazır olduğumuzu bir kere daha belirtiyoruz bu çerçevede bugün ve yarın ülke genelinde iş bırakıyoruz.