Musa Anter’in kontrgerilla tarafından katledilmesiyle ilgili yıllardır sürüncemede bırakılan davanın geçen günkü duruşmasında zamanaşımı kararı verilerek, dava düşürüldü. Kilit isimlerin bilinçli olarak dinlenmediği, tanık olarak AKP’li ve şaibeli isimlerden Orhan Miroğlu’nun davaya konulduğu, son duruşmada da çarpıtma dolu mektubuyla cinayete meşruiyet kazandırılmaya çalışıldığı davanın zamanaşımına uğramasına ilişkin yankılar devam ederken, bu sefer de Vartinis Katliamı davasının zamanaşımına uğraması gündemde.
Susurluk çetelerinin itibarlı kişiler haline getirildiği, Çakıcı gibi katillerin sarılıp sarmalandığı, İçişleri Bakanlığı sıfatı taşıyan Süleyman Soylu’nun Ülkü Ocakları’ndan poz verdiği, faşist saldırganlığın tırmandığı bu koşullarda, kontrgerilla cinayetlerine ilişkin davaların zamanaşımına uğratılmasının kendisi de siyasi bir mesaj anlamına geliyor.
Sanıksız devam eden Vartinis Katliamı davasının son duruşması 22 Eylül’de Kırıkkale 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Bu duruşma da somut bir karar alınmadan 20 Ekim’e ertelendi.
Vartinis’te aynı aileden dokuz kişi evleri ateşe verilerek diri diri yakıldı. 3 Ekim 1993 tarihinde gerçekleşen bu katliamdan sağ kurtulan tek kişi olan Aysel Öğüt, olayın hemen ertesinde evin askerler tarafından yakıldığını belirterek suç duyurusunda bulundu. Ancak savcılık evin PKK tarafından yakıldığı yalanını öne sürerek katliamın faillerini korudu. Katliamın Öğüt’ün çabalarıyla, Jandarma Yüzbaşı Bülent Karaoğlu’nun emirleri doğrultusunda gerçekleştiği anlaşılırken, Karaoğlu hakkında infazın uygulanmaması (tutuklanma kararı) nedeniyle süreç tıkandı.
Katliama ilişkin davanın son duruşmasında Muş Baro Başkanı Kadir Karaçelik, hakkında yakalama kararı çıkarılan sanık Karaoğlu’na yönelik etkin bir arama kararı gerçekleştirilmediğini dile getirerek, “Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi bu adamın kaçması için imkân yarattı. 9 tane insan yakılarak, öldürüldü. Vefat eden şahısların tek akrabası orada oturan kişilerdir. Adalet Bakanlığı’ndan yargıya kadar herkesin ihmali var. Kırmızı bülten çıkarmak için usulde engel bulunmamaktadır. Etkin bir soruşturma, etkin bir araştırma oluşturulsun. Sanığı huzurunuza getirmek yerine savunmasını İstanbul’dan talimatla aldınız. Bu şahsı neden huzura çıkarmıyorsunuz? Katalog suç olduğu halde ilk yargılamada tutuklama yapılmadı. İmza tedbiri önce konuşulup, sonra kaldırıldı. Tüm bu göstergeler cezasızlık politikasının bir parçası olarak karşımıza çıkıyor” dedi.
Yapılan savunmaların ardından mahkeme heyeti sanık Bülent Karaoğlu hakkında kırmızı bültenle aranması hususunun celse arasında değerlendirilmesine ve celse arasında gerekli işlemlerin tesis edilmesine karar verdi. Heyet, bir sonraki duruşmayı 20 Ekim’e erteledi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!