AKP tarafından hazırlanan “Cemevlerinin bakım ve giderlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden karşılanmasını” öngören “torba yasa”ya karşı Köln’de yapılan mitingte Yaşanacak Dünya Gazetesi olarak AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ile yaptığımız röportajı paylaşıyoruz.
Yaşanacak Dünya: Bugünkü eyleminizin amacı nedir?
Hüseyin Mat: Burada bulunmamızın amacı, son dönemlerde Alevilerin rızalığını almadan, Alevi kurumlarının görüş ve düşüncelerini almadan iktidarın hem Torba Yasası adı altında birtakım yasalar çıkarması hem de KHK ile Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Vakfı Başkanlığı kurulması gibi adımlar atmasına karşı çıkmak.
Bu kararlar sorunu çözmekten çok Alevileri karşı karşıya getiren Alevileri çatışmaya yönlendiren, Alevi sorunlarını sulandırmaya çalışan bir yaklaşım tarzıdır. Alevilerin talepleri sadece, çimento, cam, kapı değil. Aleviler yasal kimlik haklarını istiyorlar. Cemevinin ibadethane olarak tanınmasını istiyor. Bunların hiçbiri çıkan yasalarda yok. Sadece bir başkanlık oluşturuluyor ve bu başkanlığı da Cumhurbaşkanı’na bağlıyorlar. Seçen Cumhurbaşkanı, denetleyen Cumhurbaşkanı, Kültür Bakanlığı istediği zaman bu oluşturulan kuruma başkanlık yapacak. Yani aslında bize bir kayyum atıyorlar. Kontrol altında tutmaya çalışıyorlar. O yüzden biz buna itiraz ediyoruz.
Türkiye’de de her yerde yarın burada yaptığımız gibi itiraz mitingleri olacak. Biz de bugün buna itiraz ediyoruz, bu yasayı kabul etmiyoruz, bu yasayı tanımıyoruz. Bu inkarcı, ötekileştirici uygulamayı kabul etmiyoruz ve bu yanlıştan bir an önce geri dönülmesini istiyoruz.
“Alevi sorunu“nu çözeceklerse eğer.., Türkiye’de 7 aAevi kurumu var bu kurumlarla oturulur konuşulur. Bildiğimiz gibi devlet hala devlet esaslı çalışıyor Alevileri inkar ediyorlar, asimile ediyorlar ve hatta reddetmeye çalışıyorlar ve devletin Alevisi yapmak istiyorlar. Biz de diyoruz ki asla “Devletin Alevisi” olmayacağız!
Yaşanacak Dünya: Bu eylemlerin devamı gelecek mi?
Hüseyin Mat: Türkiye’deki Alevi kurumlarıyla bunun çalışmalarına başladık. Türkiye’deki arkadaşlarımız, köy köy, kasaba kasaba şehir şehir dolaşarak 25 Aralık’taki ‘Büyük Alevi Buluşması’ için hazırlanıyorlar; büyük olasılıkla İstanbul’da buluşacağız. Orada da Alevilerin taleplerini bir manifesto şeklinde dünya kamuoyuna ve Türkiye’ye bir kez daha anlatacağız.
Yaşanacak Dünya: Türkiye’de çok yönlü ve kapsamlı saldırılar var. Kendinden olmayan her kesime dönük faşizan bir saldırı varken bunu siz neden ortak mücadeleye dönüştürmüyorsunuz?
Hüseyin Mat: Türkiye’de zaten sadece Alevilerin haklarının kazanılmasıyla Türkiye’de demokrasi olmayacak. Türkiye’de mazlum olan bütün halkların hakları verildiğinde demokratik süreç başlayacak. O anlamıyla da dönem dönem kimi konularda eylem birlikleri oluyor. Birlikte faaliyetler örgütleniyor. Önümüzdeki dönemde bütün mazlum halkların bir araya gelip birlikte hareket edecekleri mecralar da oluşturulacaktır tabii ki.
Yaşanacak Dünya: Bugünkü katılımı nasıl buluyorsunuz?
Hüseyin Mat: Aslında iki gün içerisinde örgütlenen bir miting. Kısa sürede olması yönüyle katılım 10 bin civarı diye düşünüyorum, ki bu iyi bir sayı. Almanya’da yaşıyoruz ve buranın koşullarını biliyorsunuzdur. Bu kadar insanı kısa sürede burada buluşturmak o kadar da kolay değil. Ama şunu gösteriyor Alevilerin örgütlü olduğunu da gösteriyor kısa sürede bu katılımı sağlamak.
Yaşanacak Dünya: Bu söylediklerinize bağlı olarak şunu sormak istiyorum. Bugün Düsseldorf’ta ‘kimyasal silahlara ve saldırılara karşı’ eylem var. Neden birleştirmediniz? Ya da bu talebinizle neden oraya katılmadınız? Niye ortaklaştıramadınız?
Hüseyin Mat: Şimdi şunu söyleyeyim. Biz bu kararı aldığımızda Düsseldorf’ta olacak mitingten haberimiz yoktu. Biz geçen salı günü Türkiye’de meclisin önünde açıklama yaptık ve polis bize saldırdı. Biz o saldırı günü daha eve gelmeden Erdoğan KHK’yi yayınladı. O yüzden biz de sıcağı sıcağına bu eylemi yapmak zorundaydık. Başka şansımız yoktu. Türkiye’nin gündemi günü birlik değişiyor zaten. O yüzden bu eylemin yapılması gerekiyordu. Yapmak zorunda kaldık.
Yaşanacak Dünya: Başka eklemek istediğiniz?
Hüseyin Mat: Biz bu konuları kendi kurumlarımızda tartışıyoruz. ”Devletin Alevisi olmayacağız“ diye. Öyle baktığınızda bizim kurumlarımızda örgütlü bir kesim var ve sürekli onları bilgilendirme toplantıları yapıyoruz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!