Birleşik Devrimci Mücadele (BDM) güçleri ile İsviçreli ilerici-devrimci sınıf dostları ve IWW (Industrial Workers of The World) sendikası üye ve yöneticileri ile birlikte organize edilen eylemde Cihan Aymaz’ın resimleri taşınarak mumlar yakıldı.
Saygı duruşu ile başlayan anmada BDM güçleri adına açıklamayı Şahin Rojhat yaptı. “Burada AKP-MHP faşist zihniyetinin katlettiği Cihan Aymaz’ın sesinin susturulamayacağını duyurmak ve katilleri lanetlemek için bulunuyoruz” diyerek sözlerine başlayan Rojhat, “Evet, Cihan Aymaz ilk değil ama mücadelemizle bunun son olmasını hedeflemeliyiz. Tıpkı AKP-MHP faşist zihniyetinin sonun gelmesi gibi. Cihan AYMAZ’ın vahşice katledilmesinin Kürde, Kürt diline, kültürüne ve varlığına dönük soykırım politikasının bir parçası ve devamı olduğunu” vurguladı.
Cinayeti işleyen elin eğitildiğini belirten Rojhat, tek bir bıçak darbesiyle bu cinayeti soğukkanlılıkla yapabiliyor ve sonrasında da linç edilmekten korktuğu için denize atlamayı düşünebiliyor olmasının bu cinayette tek olmadığını açıkça gösterdiğini ifade etti.
Rojhat, “Polislerin gelip kurtarmasını bekleyecek kadar soğukkanlı. Mafya devletinin, katilleşmiş yönetimin ve İçişleri Bakanı Soysuz’un tetikçisiydi gördüğümüz” dedi. Sözlerini “Dayanışmada bizleri yalnız bırakmayan enternasyonalistlere, anarşist arkadaşlarımıza, adını ve gruplarını buradan sayamadığımız diğer tüm dostlarımıza başta Cihan heval şahsında Kürt dili ve müziğinin susturulamayacağını, hatta bu iddia ve hedefimizi daha da büyüteceğimizin sözünü vererek teşekkür ediyoruz.” diyerek bitirdi.

Şahin Rojhat’tan sonra sözü Cihan Aymaz’ın yakın arkadaşı, vurulduğu alanda daha önce Cihan’la birlikte sokak sanatı yapan Kerem Aksu aldı. Aksu’nun çok duygulu olduğu gözlenen açıklamada katılımcılar da aynı duyguyu yaşadı.
Aksu sözlerine “2 Nisan akşamı İstanbul’da sokak sanatı yapan arkadaşımız Cihan Aymaz, faşist bir katil tarafından istediği türküyü söylemedi diye bıçakla kalbinden vurularak öldürüldü. Türk faşizminin egemenlik ve ırkçı kültürüyle özdeşleşmiş şarkısı olan ‘Ölürüm Türkiye’m’i söylemediği için katledildi” diyerek başladı.
Kürdistanlı sanatçılar ve yurtsever halk olarak bu tutuma zaten yabancı olmadıklarını dile getiren Aksu, “Dilimize ve kültürümüze yönelik bu saldırılar yıllardır faşist Türk devletinin eliyle örgütlenmiş ve kurumlarımız dahil sesimiz her zaman kısılmaya çalışılmıştır. Türk devletinin Kürt diline olan bu düşmanlığı örgütlü ve bilinçlidir. Her ne kadar bıçağı tutan Mehmet Caymaz adındaki alçak olsa da o elin arkasında ona o bıçağı veren AKP-MHP zihniyetin ırkçı faşist egemen anlayışının olduğunu” vurguladı.
Kerem Aksu da Şahin Rojhat’ın dile getirdiği gibi, “Şimdi buradan, Cihan yoldaşımızın şahsında kısılmaya çalışılan dilimizi yurtsever bilincimizle, edindiğimiz tarihsel birikim ve mücadele azmiyle her yerde gür bir sesle haykırmaya devam edeceğiz.” diyerek sözlerini tamamladı.
Anmada açıklamaların ardından Cihan’ın sosyal medyaya yansıyan ve hakkında soruşturma da açılan Mahsun-i Şerif’in “Mevlam gül diyerek” adlı türküsü arkadaşı Kerem ve kitle tarafından birlikte söylendi.
Kerem Aksu, Kürt dili ve müziğinin hiçbir koşul altında susmayacağını belirterek “Welate gurbete” ve “Dildarım” adlı halk türkülerini söyledi. Kitlenin de eşlik ederek söylediği türkülerin ardından anma atılan sloganlarla sonlandırıldı.
Eylemin ardından “Cihan’ı öldüren ırkçı faşist egemen anlayışınızdır!” pankartı Stauffacherstrasse’de bulunan St. Jakob Kilisesi’nin korkuluklarına asıldı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!