H. Selim Açan Yorgunu yokuşa sürmekte ısrar Arkadan Hitlerci rejimin Çekoslovakya hamlesi gelir. Naziler öteden beri iki buçuk milyon Almanın yaşadığı Südetler bölgesinin “Alman toprağı” olduğu iddiasındadırlar. Yani Avusturya’nın ilhakı gibi bu hamle de beklenen bir gelişmedir. Öyle ki, Fransa ve İngiltere, Çekoslovakya’ya bir saldırı durumunda askeri olarak da yardıma …
Devamını Oku »Etiket Arşivleri: stalin
Sovyet-Alman Saldırmazlık Paktı (I)
H. Selim Açan İnsanlığın yaşadığı en büyük felaketlerden biri olan 2. emperyalist paylaşım savaşı 60 milyon insanın hayatına mal oldu. Bunun neredeyse yarısı (yaklaşık 27 milyon) Sovyet yurttaşlarıydı. Sosyalist Sovyetler Birliği’nin ödemek zorunda bırakıldığı bedel salt bu insan kırımıyla sınırlı kalmadı. Hitlerci faşist sürüler, işgal ettikleri Sovyet topraklarında 15 büyük …
Devamını Oku »Marx ve öğretisi ölümsüzdür!
Bilimsel komünizmin dahi kurucusu, dünya proletaryasının büyük öğretmeni ve lideri, I. Enternasyonal’in (Uluslarası İşçi Birliği’nin) öncüsü ve kurucusu Karl Marx, 5 Mayıs 1818’de Almanya’nın Trier kentinde doğdu. Babası avukattı. Trier’de okulu bitirdikten sonra önce Bonn’a, ardından Berlin’e üniversite okumaya gitti. Daha sonra, “Sol Hegelciler” adındaki devrimci görüşlere sahip grupla ilişkiye …
Devamını Oku »Komün tipi devlet (4): Parametrenin iki ayağı
H. Selim Açan Diğerleri farklı mıydı? Tarihçi Stephen Kotkin’in aktardığı şu bilgi, İç Savaş’la birlikte güç kazanan bürokratik merkeziyetçi eğilim ile tam karşıtı kafa karışıklığının boyutlarını görmek açısından ilginç olduğu kadar da sarsıcıdır: “Yevgeny Preobrazhensky (ki 1920 sonlarına kadar fanatik bir Troçki yandaşıdır, onunla yolunu 1929’da ayırır, özeleştiri yaparak partiye …
Devamını Oku »Komün tipi devlet (2): Komün yolundan uzaklaşma
Komün tipi devletin ayırt edici özellikleriyle 20. yüzyıldaki sosyalizmi inşa yönelimlerimizin gelişim seyri yan yana getirildiğinde karşımıza bariz bir çelişki çıkar. Çelişki, üzeri örtülemeyecek kadar açık ve büyüktür. Dolayısıyla onu tespit edip dile getirmek marifet sayılmaz. Asıl problem -ve ayrışma- bu çelişkiyi doğuran nedenlerin tespiti yanında ondan hangi sonuçların çıkarıldığında …
Devamını Oku »Karabasanın Dönüşü
Cihan Çetin Time dergisi Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı için Fukuyama’nın “Tarihin Sonu” kitabına işaret ederek, kapağına şu manşeti attı: Tarihin Geri Dönüşü (The Return of History). Fukuyama’nın görüşü ne kadar burjuva aptallığı ise, Time’ın kapağı da o kadar burjuva aptallığı. Ne var ki, Time dergisinin kapağındaki açık şaşkınlık biz komünistlerin tarih …
Devamını Oku »“Lenin’in vasiyeti” (IV): Lenin de olsa…
Tartışılması gereken noktayı komünist bir partide hangi biçimde olursa olsun “halef tayini” gibi bir yaklaşım ve uygulamanın olup olamayacağı, isterse Lenin yapsın bunun savunulup savunulamayacağı oluşturur. Tutarlı bir Marksist yaklaşım açısından bu sorunun tek bir yanıtı vardır: Hayır ve asla!..
Devamını Oku »“Lenin’in vasiyeti” (III): Krupskaya’nın öfkesi / “Bunları hastalık söylüyor…”
Lenin’in Stalin’i “yoldaşlarla ilişkilerinde kabalıkla” suçladığı mektubu yazdırmaya başlamasından bir gün önce (22 Aralık 1922) Stalin’le Krupskaya arasında çok şiddetli bir tartışma yaşanır.
Devamını Oku »“Lenin’in vasiyeti”(II): 8 ayda ne değişti?
23-26 Aralık 1922 tarihleri arasında parça parça yazdırdığı söylenilen ilk mektupta Lenin asıl olarak kendisinden sonra partinin bölünmesinden duyduğu korkuyu dile getirir. Çünkü bu olasılık hasta yatağında onun zihnini en fazla meşgul eden iki konudan biridir.
Devamını Oku »“Lenin’in Vasiyeti”: Bize anlatılan masallar
Lenin dahi olsa komünist bir partide “halef” ya da “vasi” tayininin Marksizm’in özüne ve tarihsel amaçlarına aykırılığı çok açık olduğu halde bu masal Marksist olduğunu iddia edenler arasında bile alıcı bulur. Ne var ki, 1990 sonrası yayımlanan tarih araştırmaları bu sürecin arka planını aydınlatmakla kalmaz; yıllardır sakız gibi çiğnenen bu ve benzer iddialara neden kuşkuyla yaklaşmamız gerektiğini hatırlatır.
Devamını Oku »
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!