H. Selim Açan Diğerleri farklı mıydı? Tarihçi Stephen Kotkin’in aktardığı şu bilgi, İç Savaş’la birlikte güç kazanan bürokratik merkeziyetçi eğilim ile tam karşıtı kafa karışıklığının boyutlarını görmek açısından ilginç olduğu kadar da sarsıcıdır: “Yevgeny Preobrazhensky (ki 1920 sonlarına kadar fanatik bir Troçki yandaşıdır, onunla yolunu 1929’da ayırır, özeleştiri yaparak partiye …
Devamını Oku »Etiket Arşivleri: stalin
Komün tipi devlet (2): Komün yolundan uzaklaşma
Komün tipi devletin ayırt edici özellikleriyle 20. yüzyıldaki sosyalizmi inşa yönelimlerimizin gelişim seyri yan yana getirildiğinde karşımıza bariz bir çelişki çıkar. Çelişki, üzeri örtülemeyecek kadar açık ve büyüktür. Dolayısıyla onu tespit edip dile getirmek marifet sayılmaz. Asıl problem -ve ayrışma- bu çelişkiyi doğuran nedenlerin tespiti yanında ondan hangi sonuçların çıkarıldığında …
Devamını Oku »Karabasanın Dönüşü
Cihan Çetin Time dergisi Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı için Fukuyama’nın “Tarihin Sonu” kitabına işaret ederek, kapağına şu manşeti attı: Tarihin Geri Dönüşü (The Return of History). Fukuyama’nın görüşü ne kadar burjuva aptallığı ise, Time’ın kapağı da o kadar burjuva aptallığı. Ne var ki, Time dergisinin kapağındaki açık şaşkınlık biz komünistlerin tarih …
Devamını Oku »“Lenin’in vasiyeti” (IV): Lenin de olsa…
Tartışılması gereken noktayı komünist bir partide hangi biçimde olursa olsun “halef tayini” gibi bir yaklaşım ve uygulamanın olup olamayacağı, isterse Lenin yapsın bunun savunulup savunulamayacağı oluşturur. Tutarlı bir Marksist yaklaşım açısından bu sorunun tek bir yanıtı vardır: Hayır ve asla!..
Devamını Oku »“Lenin’in vasiyeti” (III): Krupskaya’nın öfkesi / “Bunları hastalık söylüyor…”
Lenin’in Stalin’i “yoldaşlarla ilişkilerinde kabalıkla” suçladığı mektubu yazdırmaya başlamasından bir gün önce (22 Aralık 1922) Stalin’le Krupskaya arasında çok şiddetli bir tartışma yaşanır.
Devamını Oku »“Lenin’in vasiyeti”(II): 8 ayda ne değişti?
23-26 Aralık 1922 tarihleri arasında parça parça yazdırdığı söylenilen ilk mektupta Lenin asıl olarak kendisinden sonra partinin bölünmesinden duyduğu korkuyu dile getirir. Çünkü bu olasılık hasta yatağında onun zihnini en fazla meşgul eden iki konudan biridir.
Devamını Oku »“Lenin’in Vasiyeti”: Bize anlatılan masallar
Lenin dahi olsa komünist bir partide “halef” ya da “vasi” tayininin Marksizm’in özüne ve tarihsel amaçlarına aykırılığı çok açık olduğu halde bu masal Marksist olduğunu iddia edenler arasında bile alıcı bulur. Ne var ki, 1990 sonrası yayımlanan tarih araştırmaları bu sürecin arka planını aydınlatmakla kalmaz; yıllardır sakız gibi çiğnenen bu ve benzer iddialara neden kuşkuyla yaklaşmamız gerektiğini hatırlatır.
Devamını Oku »Sosyalist bilginin sosyalist bilince dönüşüm yolculuğu: Bilince Dönüşen Zorunluluk
H. Selim Açan, 'Bilince Dönüşen Zorunluluk' kitabında Marksist-Leninist bakışıyla tarih bilgisi ve tarih bilinci arasındaki ilişkinin nasıl kurulması gerektiğini anlatıyor.
Devamını Oku »Tarih bilgisinden tarih bilincine
Açıkçası bu kitabı eline alacak okuyucu, kitabı okurken yazarın yazma süreci ile karşılaştırılamasa bile, her şeyden önce konuya dair kendi tarihsel bilinci ile ciddi bir emek harcayarak hesaplaşmak zorunda kalacaktır.
Devamını Oku »H. Selim Açan’dan Bilince Dönüşen Zorunluluk
Yazar, Marksizmin bir dogma olarak ele alınmasının köklü bir tarihsel kültüre dönüştüğüne parmak basar. Şüphesiz ki bu konuda da sayısız kitap-makale yazılmıştır. Ancak Marksizmin bir dogma haline geldiğini açımlamaya çalışanların ağırlıklı bir bölümü, Engels’i aşmaya ve Stalin’i tarihin çöplüğüne atmaya soyunarak bunu yaparlar. Bu noktada da Selim Açan, 160 sayfalık bir kitabı alıntılar yığınına çevirmekten özenle kaçınır. Geçmişten günümüze bir dizgi halinde yaptığı alıntılarda, bu yönlü yazılan sayısız kitaba, doğallığında kısa ve özlü cevaplar verir.
Devamını Oku »
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!