Giresun’un Eynesil ilçesinde şüpheli bir şekilde ölen 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın babası Şaban Vatan, sabaha kadar karakolun önünde bekletildiği halde ifadesi alınmadı. “İfademi alın” ısrarına rağmen Vatan’ı bekleten polisler, sabah saatlerinde onu evinden gözaltına aldı. Şaban Vatan gözaltını sosyal medyadan yaptığı paylaşımla duyurdu.
Daha sonra eşi gazeteci Metin Cihan’a ŞAban Vatan’ın telefonuna el konulduğunu, gözaltı işlemi yapıldığını haber verdi.
Rabia Naz’ın evin terasından düşerek değil, Eynesil Belediye Başkanı Coşkun Somuncuoğlu’nun yeğeninin aracının çarpması sonucu ağır yaralanarak, evinin önüne bırakıldığını ve AKP Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin de araya girmesiyle olayın üstünün kapatılmaya çalışıldığını ısrarla belirten Vatan’ın, başına gelmeyen kalmadı. Çocuğunun ölüm nedenini aydınlatmak için harcadığı çaba nedeniyle akıl hastanesine yatırılmak istendi, gözaltına alındı, ticari olarak ciddi sıkışmalar yaşadı…
Bu baskılara rağmen geri adım atmayan Vatan son olarak Meclis’te bir araştırma Komisyonu’nun kurulmasını sağladı. Rabia Naz’a bir aracın çarptığı yönünde ifade veren Mürsel Küçükal’in incelemeler yapmak için Eynesil’e giden Komisyon’a ifade verirken söylediklerini tutarsız gerekçelerle değiştirdi ve Rabia Naz’ın ölümüyle ilgili hazırlanan Adli Tıp Raporu ve iddianamedeki yaklaşımla uyumlu bir ifadeye dönüştürdü. Buna göre beli kırılmış, ayağı kopmuş, diğer ayağı yaralanmış Rabia Naz, evin yan tarafındaki bahçeden dirseklerinden güç alarak sırt üstü geri geri evin önüne gelmeye çalışıyormuş!
Bu iddialara ve değiştirilen ifadeye karşı çıkan baba Şaban Vatan kızına aracın çarptığını ve belirttiği araca ilişkin HTS kayıtlarına bile halen bakılmadığını belirterek, isyanını sosyal medya üzerinden dile getirmeye devam etti.
Yargısı-polisiyle devlet tüm şüpheleri ortadan kaldıracak bir soruşturma yürütmek yerine, Rabia Naz’ın ailesi ve olayın üstüne giden gazetecilerle uğraşma ısrarını sürdürüyor.
Meclis Araştırma Komisyonu’yla birlikte Eynesil’e giden gazeteciler Canan Coşkun ve Kazım Kızıl, gazetecilik görevleri gereği yaptıkları röportaj ya da görüşmeler nedeniyle gözaltına alındılar.
Gazeteci Canan Coşkun’a “şantaj, tehdit, kasten yaralama, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”
Bianet’ten Ayça Söylemez’in haberine göre bu sabah ifadesi alınan gazeteci Canan Coşkun’a “şantaj, tehdit, kasten yaralama, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamaları yöneltildi.
Bu sabah ifadesi alınan Coşkun’a soruşturmada tanık olarak ifade veren Mürsel Küçükal ile yaptığı görüşmeler soruldu.
Coşkun’a “şantaj, tehdit, kasten yaralama, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamaları yöneltildi.
“Küçükal olayı kendisi anlatmak istedi”
Canan Coşkun Eynesil Polis Merkezi Amirliğindeki sorgusunda, ilçeye Meclis komisyonunda bulunan CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü ile ortak bir çalışma sebebiyle, daha önceden olayla ilgili haberler hazırladığından Süllü’ye mesleğiyle ilgili danışmanlık vermek üzere orada bulunduğunu söyledi. Belgeselci Kazım Kızıl ile ekip olarak çalıştıklarını, Kızıl’ın da orada görüntü çekmek üzere bulunduğunu ifade etti.
Komisyonun tanıkları dinlediği sırada da orada bulunduklarını söyleyen Coşkun, ardından Küçükal’la görüşmek ve ifadesindeki konuları konuşmak üzere evine gittiğini, Küçükal’ın da kendisine hemen olayı anlatmaya başladığını söyledi.
Olayın gerçekleştiği yere de kendisini Küçükal’ın götürdüğünü, orada kendisine ifadesindeki detayları gönüllü şekilde anlattığını, iddia edildiği gibi olay yerine tanığı götürmeye zorlamadığını söyledi.
Coşkun’un ifadesine göre olay yerinde Coşkun ve Küçükal bulunurken, Rabia Naz Vatan’ın babası Şaban Vatan da yanlarına gelerek Küçükal’a yönelik “İfadeni neden değiştirdin, sen kitaba el basmadın mı” minvalinde sözler sarf etti.
Canan Coşkun “Bu aşamadan sonra Küçükal’a bir şey sormadım ikisi kendi aralarında konuşmaya devam etti, Küçükal Vatan’a ‘Gel sana göstereyim’ veya Vatan Küçükal’a ‘Göstersene nasıl sürünüyordu’ dedi. Ben hiçbir ayrıntıyı atlamamak için telefonumdaki ses kaydını sürekli açık tuttum, olayın tamamı kayıtlı” dedi.
O sırada Kızıl’ın da çekim yaptığını belirten Coşkun, olay günü Kazım Kızıl veya Şaban Vatan’la bir görüşmesinin de olmadığını ifade etti.
Coşkun’un sorgusu bu sabah 09.00 civarında tamamlandı, ardından belgeselci Kazım Kızıl’ın sorgusuna başlandı. Bu arada baba Şaban Vatan’da ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Sendikadan tepki
DİSK Basın İş Başkanı Faruk Eren konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:
Canan Coşkun üyemizdir, kendisi araştırmacı bir gazetecidir. Komisyon üyeleri de kendisinden danışmanlık talebinde bulunmuş. Aynı zamanda haber amaçlı görüşmeler yapıyormuş. Gazeteler ve gazeteciler cinayetlerin üzerini öretmek için değil gerçekleri araştırmak için vardır. Biliyorsunuz bu olay ile ilgilenen bir gazeteci de ölüm tehditleri aldığını söylemişti. Polis gazetecileri gözaltına almak yerine Rabia Naz’ın ölümünü kamu vicdanını rahatlatacak şekilde aydınlatmalıdır. Her iki gazeteci bir an önce serbest bırakılmalıdır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!