Wolfgang Schorlau
Her pazar mucize gerçekleşir, her ayinde. Papaz kutsal ekmeği eline alır -ve ekmek Efendimizin bedenine dönüşür. Papaz şarabı alır -ve şarap Efendimizin kanına dönüşür. Bu mucize her pazar, her defasında gerçekleşir – hem de dünyanın akla hayale sığmayacak kadar çok yerinde; bu mucizenin neden her seferinde tekrarlanabildiğini biliyor musunuz?
Georg kafasını salladı.
“Papaz kutsanmış olduğu için,” diye mırıldandı Scheuerle. Gözleri sanki bir içsesi dinliyor gibi kapalıydı, dirseklerini masaya dayamış, çenesini kenetlediği ellerinin üzerine yerleştirmişti.
“Papaz bir günahkâr olabilir,” diye fısıldamaya devam etti, “hatta ayine hazırlanırken, kutsal eşyanın saklandığı odada, çömezlerini sıkıştırıyor olabilir. Ama buna rağmen her pazar yine de bu mucizeyi gerçekleştirir. Neden? Çünkü kutsanmıştır o.”
Scheuerle sanki Dengler’in dikkatinin dağıldığını fark etmiş gibi, yavaş yavaş açtı gözlerini. “Bakın Dengler,” diye devam etti konuşmasına, sesi çatallanmıştı biraz, “mahkemede de durum aynen böyledir. Hâkimler heyetinin başkanı tıpkı bir papaz gibidir, o da kutsanmıştır. Eğer bir insanın suçlu olduğuna hükmederse, o insan suçludur. Artık bir tereddüt bahis konusu olamaz. Artık gereken sadece cezalandırılmasıdır.” Kısa bir ara verip devam etti: “Düzene el kaldıran herkes suçludur Dengler.”
“Ben Greschbach’ın bombayı yerleştirdiğine inanmıyorum,” dedi Dengler.
Dr. Scheuerle zıplarcasına kalktı ayağa ve ellerini açtı: “Bütün bu kuşağın suçlu olduğunu görmüyor musunuz?” dedi bağırarak. Dengler üzerine eğilen şefini gözlemliyordu. Scheuerle’nin nefesi yemek ve beyaz şarap kokuyordu. Dengler başını geriye çekti.
Bütün bir kuşak düzene karşı komplo kurdu yetmişli yıllarda, bütün bir jenerasyon. Hepsi suçlu! Bu kuşağı kurtarmak mümkün değildi. Bizim vazifemiz bu çürümenin yeni kuşaklara sıçramasının önüne geçmekti. Onları uyardık. Biz bütün aramaları, baskınları neden yaptık zannediyorsunuz? Yüzlerce, binlerce operasyonu, baskını, aramayı? Her otoyol çıkışında aramayı neden yaptık? Kimin için yaptık zannediyorsunuz bu kadar işi, Dengler? Otuz beş yaşının altındaki herkesi kontrol ettik. Herbiri en az bir kere bir makinelinin namlusunun ucuna bakmalıydı. Bu çürümüş kuşağın herbir üyesi. Her genç. Otuz beş yaşın altındaki herkes, bir makineli tabancanın namlusunun kendisine çevrilmesinin insanda yarattığı duygu- yu en az üç kere hissetmeliydi.
Scheuerle kendisini tekrar sandalyelerden birine bıraktı. Nefes nefese kalmıştı. Yüzü bir anda çirkinleşti, sırıtıyor, diye düşündü Dengler, sırıtınca böyle görünüyor anlaşılan. İçi ürperdi.
Ve hepsi anladı ne dediğimizi. Onlara elimizdeki enstrümanları gösterdik, onlar da hizaya geldiler. Bu dönemin ismi ‘Alman Sonbaharı’ değil ‘Alman İlkbaharı’ olmalıydı. Büyük bir operasyonla kurtardık toplumu, biz kurtardık, Alman polisi. Bundan sonra düzene uydular. Yeni gelen kuşakları çürümüş bu kuşaktan ayırmayı başardık.
Bir şeyleri fırlatıp atıyormuş gibi bir el hareketi yaptı Scheuerle: “Tabii bu çürümüş kuşaktan da bazılarının aklı başına geldi, hatta bugün bakan dahi oldular.”
Dengler, bir ter damlasının Scheuerle’nin alnından aşağıya doğru indiğini ve en yüksek kademedeki terörist avcısının yüzünde kendine bir yol aradığını gördü.
“Bu kuşakta kimse masum değildir,” diye fısıldadı Scheuerle, “çoğu sadece yıldırılmış durumda.” Sonra bir kez daha dikti gözlerini Dengler’e: “Cinayetle suçladığımız birini serbest bırakamayız, bu onları cesaretlendirir.”
“Bombaları Greschbach’ın koymuş olması mümkün değil,” diye tekrarladı dedektif.
En başarılı adamlarımızdan birisiniz, size bir teklifim var. BKA’nın başkanı raporunuzu başsavcıya bizzat sunacak. En üst düzeyde. Ama biz, yani siz, siz de savcılık raporla ne yaparsa kabul edeceksiniz.
Bu Dengler’in beklediğinden çok daha fazlaydı. Yine de cevap vermeden önce bir tereddüt geçirdi. Scheuerle tekrar ayağa kalktı ve omzuna vurdu dostça.
Siz makul bir insansınız Dengler. Sizinle konuşulabileceğini biliyordum.
Sonra olduğu yerde döndü ve sert adımlarla kapıya yöneldi. Tekrar Dengler’e döndüğünde sağ elini kapı kolunun üzerine koymuştu bile.
Sizi terfi ettireceğiz Dengler.
Sessizlik. Scheuerle cümlesinin tadını çıkarıyordu.
[Mavi Liste, Wolfgang Schorlau, Çeviren Hulki Demirel, Birinci Baskı 2016, İletişim Yayınları]
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!