22 kişinin hayatını kaybettiği Gazi Katliamı ve direnişinin 25. yılında yüzlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş ve mezar anması gerçekleştirildi. Gazi Ümraniye Şehit Aileleri, Alevi Kurumları tarafından örgütlenen anma öncesinde polis mahalleye geniş yığınak yaptı. Yapılan açıklamada, Gazi katliamının gerçekleşmesinde birinci derecede sorumluluğu olan devlet yetkililerinin yargılanması bir kez daha istendi.
Gazi ve Ümraniye katliamları için her yıl yapılan anma eylemlerine bu yıl da yüzlerce kişi katıldı, Gazili esnaf kepenk kapattı, polis her zaman olduğu gibi hem havadan hem de mahallenin pek çok noktasına konuşlandırdığı zırhlı araçlar, TOMA’larla halkı ablukaya aldı.
“Gazi’den Ümraniye’ye adalet istiyoruz” pankartı arkasında yürüyen kitle, Gazi Cemevi’nden başlayarak katliamın yaşandığı eski PTT binasının önüne doğru yürüyüşe geçti. “Gazi şehitleri ölümsüzdür!”, “Katiller hakla hesap verecek!”, “Katiller bulunsun, hesap sorulsun!” sloganlarını haykıran kitle, ölümsüzleşenlerin fotoğraflarını taşıdı. Direnişte ölümsüzleşenlerin tek tek okunan isimlerini “yaşıyor” haykırışıyla karşıladı.
Kitle PTT binasının önüne varınca burada saygı duruşu yapılarak, ortak basın açıklaması okundu.
Gerçek katiller yargılanmadı!
Aileler adına katliamda ölümsüzleşen Sezgin Engin’in ağabeyi Engin Engin tarafından okunan basın açıklamasında, Gazi katliamıyla halkı birbirine kırdırmak, Alevi-Sünni çatışması yaratmak istenildiği, ancak halkın bu provokasyonu direnişle boşa çıkardığı belirtildi. “Günlerce ülkenin gündemine oturan direnişte, basında da çok net görüldüğü üzere vuranların kim olduğu belli olmasına rağmen, açılan göstermelik davada yargılanan katiller cezalandırılamadı. Sadece katil polislerden Adem Albayrak’a 4 kişiyi öldürmekten 3,5 yıl, Mehmet Gündoğdu’ya 2 kişiyi öldürmekten 1 yıl 8 ay ceza verildi. Günlerce süren olaylarda sadece 2 polis sorumlu tutuluyordu. Gazi’de yaşanan bu katliamdan; dönemin başbakanı Tansu Çiller, İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, Emniyet Genel Müdürü İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, İstanbul Emniyet Müdürü Nejdet Menzir ve bunların tetikçileri sorumludur ve cezalandırılmalıdır” denildi.
‘Katliamı planlayan, organize eden sorumlular yargılansın’
Ülkede dünden bugüne halklara katliamların reva görüldüğü ifade edilen açıklamada, yürütülen politikalarla tüm ülkenin tecrit altına alındığı, bu durumun da yeni katliamlara yol açtığı belirtildi.
Ölüm orucunda olan Grup Yorum üyeleri İbrahim Gökçek ile Helin Bölek’in zorla hastaneye kaldırılmasına da tepki gösterilen açıklamada, Grup üyelerinin taleplerinin bir an önce kabul edilmesi istendi.
Basın açıklaması, “Bizler devletin polisiyle öldürülen tüm canlarımızın mücadelesini son nefesimize dek devam ettireceğiz. Yeni canların öldürülmemesi için aramızda gezinen katillerin, Gazi olaylarını planlayan, organize eden sorumluları bulunarak cezalandırılmasını istiyoruz” cümleleriyle sona erdi.
Açıklamanın ardından katliamın yaşandığı yere karanfiller bırakıldı.
Buradaki anmanın ardından kitle Gazi Mezarlığı’na geçerek, yaşamını yitirenlerin mezarını ziyaret edip, yine karanfiller bıraktı.
Ne olmuştu?
12 Mart 1995’te şoförü öldürülerek bagaja konulan bir taksiden Alevi emekçilerin uğrak yeri olan Dostlar, Cihan, Yavuz Kardeşler, Doğu kahvehaneleriyle, Sarıcıoğlu Pastanesi kurşun yağmuruna tutulmuş, Doğu Kıraathanesi’nde oturan Halil Dede hayatını kaybederken, beşi ağır 25 emekçi de yaralanmıştı. Yoğunlukla Alevi emekçilerin yaşadığı Gazi Mahallesi’nde gerçekleştirilen bu kontrgerilla saldırısı, antifaşist bir halk direnişiyle yanıtlanırken; mahallede provokasyon yaratarak bir Alevi-Sünni çatışması yaratmak isteyen odaklar, bekledikleri gerçekleşmeyince “katiller karakolda” diyerek gerçek hedefi gösteren halkı kurşun yağmurlarına tutmuştu. Bu saldırılarda aralarında Zeynep Poyraz yoldaşın da olduğu 18 kişi katledilmişti.
Gazi’deki konrtgerilla saldırısına tepki Alevi emekçilerin yoğunlukla yaşadığı tüm mahallelere yayılmış, bu eylemler 3 gün boyunca devam etmişti. Ümraniye’de Gazi halkına destek için yapılan eylemlerde de aralarına Hakan Çabuk yoldaşın da olduğu dört kişi hayatını kaybetmişti.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!