İşçiler korona bahanesiyle zincirlenmek istenen 1 Mayıs’ı konuşuyor -I



Mikrofonumuzu uzattığımız işçilerin söylediği her cümle 1 Mayıs’ın da sınıf bilinci ve mücadelesinin de korona salgını ya da başka bir bahaneyle zincirlenemeyeceğinin ifadesidir


Salgın koşullarını her açıdan fırsata çeviren burjuva devlet, aynı bahaneyle 1 Mayıs’ı da sokağa çıkma yasağıyla zincirlemek istedi. İşçi sınıfının tarihsel kazanımlarının, sınıflar arası güç dengesinin simgesi olan 1 Mayıs’ta mikrofonumuzu uzattığımız işçilerin söyledikleriyse sistemin ne yaparsa yapsın 1 Mayıs’ı da sınıf kavgası ve bilincini de zincirleyemeyeceğinin çarpıcı ifadesi…

***

Çankaya Belediyesi Canpaş temizlik şirketinde çalışan gece katı atık işçisi: Evde kal ya da zorunlu olarak çalış; işte bu Pandora’nın kutusunun açıldığı andır, her şeyin gün yüzüne çıktığı an…

1 Mayıs sizin için ne anlama geliyor?

1 Mayıs sömüren ve sömürülenin gerçekliğini ortaya koyuyor.

Bu yıl 1 Mayıs’ı koronavirüs salgını koşullarında karşılıyoruz. Bu koşullarda işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele gününde nelerin yokluğunu ve eksikliğini yaşıyorsunuz?

Bu yıl 1 Mayıs’ı salgın hastalık nedeniyle alanlarda karşılayamıyoruz, bu pek avantaj ya da dezavantaj yaratacak bir husus değil. İşçi haklarını haykırmak sadece bir güne sığdırılmamalı.

Ya koronavirüse yakalanmak ya da “evde kal” çağrısına uymak… “Ölümlerden ölüm beğen” deniyor bizlere. İşçi sınıfı ve emekçiler bu açmaz karşısında sizce ne yapmalı?

Evde kal ya da zorunlu olarak çalış; işte bu Pandora’nın kutusunun açıldığı andır, her şeyin gün yüzüne çıktığı an…

Eğer hayat senin sırtında yükse zorunlu olarak çalış, yok hayattaki rolün pasifse evde kal. Belki evde kalanların hepsi değil ama yüzde olarak çoğunluğu proleter güçten uzak kitlelerdir.

Ama kim ne derse desin şu salgında gerçek sınıf farkı su gibi berraklaştı adeta. Yaşamı var eden zincir halkaları gibi, hayat onlarla var oluyor.

Maalesef ne kamuoyu ne de alternatif fikir sahibi örgütler ya da kişiler bunu hiç mi hiç bu açıklıkta görmedi ve değerlendirmedi ya da global sermaye bunun böyle görülmesine engel oldu diyelim.

**

Çankaya Belediyesi işçilerinden Tuncer Tuncay Güneş: Bizim için iş kazası koronadan daha yakın! 

1 Mayıs sizin için ne anlama geliyor?

1 Mayıs benim için 1977 yılında 34 yoldaşın ezilerek, bıçaklanarak ve silahla vurularak hayatlarını nasıl kaybettiklerini hatırlatıyor. Benim için 1 Mayıs bayram değil ölüm yıldönümüdür. Bayram olması için faili meçhullerin bulunması lazım.

Ayrıca işçi sınıfını birleştiren sendikalar 1 Mayıs gününde pankartlar ve megafonlarla bağıra bağıra sloganlar atarken, sonrasında bakıyoruz ki 364 gün ses seda yok. Böyle bir sınıf mücadelesi olamaz, o meydanlardaki emekçileri yılın 365 günü meydanlarda hazır edecek bilince getirirsek işte o vakit sınıf mücadelesi başlar ve belki de bu hareketle her gün 1 Mayıs olur bir gün değil.

Bu yıl 1 Mayıs’ı koronavirüs salgını koşullarında karşılıyoruz. Bu koşullarda işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele gününde nelerin yokluğunu ve eksikliğini yaşıyorsunuz?

Koronavirüs ne ki emekçi için. Göz göre göre lav gibi sıcak kömür madenlerinin içine giren emekçi, iskelesiz ip halat ile inşaatlarda çalışan emekçi… Kısaca tüm riskli şartlarda ölümüne mücadele eden emekçi koronavirüs denince gülüyor, Niye mi? Bizim için iş kazası koronadan daha yakın. Eksik olan tek şey İNANÇ. “Böyle gelmiş böyle gider, ben ne yapabilirim ki?” anlayışı her şeyi EKSİK kılıyor, özellikle böyle zor günlerde.

Ya koronavirüse yakalanmak ya da “evde kal” çağrısına uymak… “Ölümlerden ölüm beğen” deniyor bizlere. İşçi sınıfı ve emekçiler bu açmaz karşısında sizce ne yapmalı?

“Evde Kal” cümlesi havası boşalan bir balon gibi kurulmuş bir cümledir benim için. Sendikalar pasif olduğu sürece emekçiler bırakın evde kalmayı işyerinde bile kalamıyorlar ya esnek çalışmaya zorlanıyorlar ya da işsizliğe. Sınıf mücadelesi değil o an hayat mücadelesi başlıyor

Başta İnşaat-İşçileri Sendikası olmak üzere kimi sendikalar bir araya gelerek “Yaşamak için Genel Grev!” dediler. 1 Mayıs’ta bunun sınıfın ortak talebi ve eylemi olarak hayata geçirilebilmesi için neler yapmak gerekir?               

“Yaşamak için Genel Grev”! Türkiye genelindeki sendikalar 43 yıl önceki sınıf anlayışına sahip olursa bırakın genel grevi, yeni yepyeni bir Türkiye doğar.

Lakin bu şekilde devam ederse sınıf mücadelesi koma halindeki bir hastadan farksız olur.

1 Mayıs’ta birlik beraberlik başarı diliyorum.

**

Aydın Efeler direnişçilerinden Okan Aslan: İşçiler birlik olsa dünya yerinden oynar!

1 Mayıs sizin için ne anlama geliyor?

Aydın Büyükşehir Belediyesi işçilerinden, direnişçi efelerden Okan Aslan. Bence 1 Mayıs biz işçiler için özgürlük ve birlik olarak tek nefes olunması anlamı taşıyor. Bu sebeple haksızlıklara karşı durmak, emeğimizi ve karşılığını almak, haykırabilmek adına birleşerek bayramı kutlamak, aynı zamanda işverenlere beraberlik ile dağın görünmeyen yüzünü gösterme fırsatı günü olarak akıllara yılda bir kazınması gerektiğini düşünüyorum.

Bu yıl 1 Mayıs’ı koronavirüs salgını koşullarında karşılıyoruz. Bu koşullarda işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele gününde nelerin yokluğunu ve eksikliğini yaşıyorsunuz?

Son 2 aydır koronavirüs nedeniyle kamu kuruluşlarında uygulanan salgın önlemlerinin özel sektör daha doğrusu işverenlerin mavi yaka olarak adlandırdığı işçiler için uygulanmadığını bu da yetmezmiş gibi virüs bahanesiyle işten atmaların, ücretsiz izinlerin yoğun yaşandığı bir süreç yaşıyoruz.

Ya koronavirüse yakalanmak ya da “evde kal” çağrısına uymak… “Ölümlerden ölüm beğen” deniyor bizlere. İşçi sınıfı ve emekçiler bu açmaz karşısında sizce ne yapmalı?

Evde kal yasakları kendi öz sermayelerine maddi manevi destek ile uygulanırken diğer tarafta işçiler için virüs tedbirleri alınmayan işyerlerinde çalışma zorunluluğu getirmişlerdir. Bu sebeple de salgından yaşamını yitiren işçi kardeşlerimiz olmuştur. Biz diyoruz ki, birleşe birleşe kazanacağız çünkü birleşen işçiler asla yenilmez tek çözüm BİRLEŞMELİYİZ!

Başta İnşaat-İşçileri Sendikası olmak üzere kimi sendikalar bir araya gelerek “Yaşamak için Genel Grev!” dediler. 1 Mayıs’ta bunun sınıfın ortak talebi ve eylemi olarak hayata geçirilebilmesi için neler yapmak gerekir?               

Belirttiğim üzere birleşerek hareket ederek… Sendika yöneticileri çıkar menfaat düşüncelerinden soyutlanarak hareket etmeli, üyelerini işçileri grev kararı gününde tek çatı altında toplamalı, o zaman sermaye ve babası kapitalist sistem diz çöker zafer kaçınılmaz olur.

Kısaca şunu belirtmek istiyorum birleşe birleşe kazanırız. Biz diyoruz İşçiler birlik olsa dünya yerinden oynar! 1 Mayıs biz işçilerin bayramı, kutlu olsun #YaİşYaDireniş, Direne direne kazanacağız!

İşçi sınıfımıza haksızlığa karşı direnişlere selam olsun.

**

Ankara EYT Derneği Başkanı Ersin Kotan: Umudunu kaybetmemeli!

1 Mayıs sizin için ne anlama geliyor?

Emeğin, alınterinin, özgürlüğün, eşitliğin ve dayanışmanın gücüdür.

Bu yıl 1 Mayıs’ı koronavirüs salgını koşullarında karşılıyoruz. Bu koşullarda işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele gününde nelerin yokluğunu ve eksikliğini yaşıyorsunuz?

Tüm toplum kuruluşları ile birlikte dayanışmanın önemini dile getirememek ve ülkede yaşanan haksızlığa dur demek için sesimizi duyuramamanın üzüntüsünü yaşıyoruz.

Ya koronavirüse yakalanmak ya da “evde kal” çağrısına uymak… “Ölümlerden ölüm beğen” deniyor bizlere. İşçi sınıfı ve emekçiler bu açmaz karşısında sizce ne yapmalı?

Umudunu kaybetmemeli. Bu işe gönül veren dernek, sendika ve kuruluşlara sahip çıkmalı, destek olmalı. Emeğin, alınterinin ne kadar kutsal ve vazgeçilmez olduğunu unutmamalı, mücadele etmelidirler.

Başta İnşaat-İşçileri Sendikası olmak üzere kimi sendikalar bir araya gelerek “Yaşamak için Genel Grev!” dediler. 1 Mayıs’ta bunun sınıfın ortak talebi ve eylemi olarak hayata geçirilebilmesi için neler yapmak gerekir?                

Şimdiden bu hazırlığın içine girmelidirler. Sendika örgütlerinin temsilcilerinin brifingler vermesi, çeşitli etkinlikler düzenlemesi, sosyal paylaşım sitelerinde çağrıda bulunmaları gerekmektedir.

Teşekkürler.