Çınarın gölgesinde…



Çamlık adlı mesire alanına vardığımızda çınarın gölgesinde gördük onları. Kimin kim olduğunu bilmenin berrak bilinci vardı karşımızda. Ne AKP’nin vaatlerine güveniyorlardı ne de çocuklarını aş-ekmek uğruna verdikleri polis-jandarmaya… Herkes kimin kim olduğunu süslü kelimeler kullanmadan, sessizce biliyordu


Somalı madencilerin gözaltına alındıkları Salihli’ydi ilk hedefimiz. Ama devlet de teyakkuza geçmiş, ürkmüştü madenci yürümesinden. Ankara ile yapılan görüşme sonrasında “şimdilik” diyerek Kırkağaç’a geri döndüklerini öğrenince rotamız belli oldu.

Yazdan kalan bir havada yola çıktık Kırkağaç’a madencilere doğru. Ödenmeyen tazminatları için Soma-Ermenek’ten yola çıktıkları andan itibaren takipteydik zaten.

Çamlık adlı mesire alanına vardığımızda çınarın gölgesinde gördük onları. Merhabalaşmadan sonra selamlarımızı ilettik, haberlerini aldığımız yolculukları bir de onlardan dinledik.

Kimin kim olduğunu bilmenin berrak bilinci vardı karşımızda. Ne AKP’nin vaatlerine güveniyorlardı ne de çocuklarını aş-ekmek uğruna verdikleri polis-jandarmaya… Herkes kimin kim olduğunu süslü kelimeler kullanmadan, sessizce biliyordu.

Azlardı ama başta Soma maden işçileri ve köylüleri olmak üzere arkalarında kimlerin olduğunu da biliyorlardı. Manisa’dan, Kadıköy’den, İzmir’den ziyaretçileri vardı. Direnişi bilenler yoldan geçerken kornolarla selamlarını veriyorlardı.

Sorduk, “bir sonuç çıkmazsa karar nedir” diye… Cevapladılar: Yönümüz de yolumuz da Ankara!..

Misafirliğin kısası makbuldür diyerek ayrıldık yanlarından ve ekledik “gözümüz kulağımız sizdedir bundan gayrı. Haber etmeniz yeterli.”

Bundan sonrasında ya kutlamaya ya da direnmeye gideceğiz yanlarına.

Not: İhtiyaçlarını sorduk. İaşe için nakte ihtiyaçları varmış. Ekte IBAN’ları var. Açıklama kısmına ”Bağış” yazılmasını rica ettiler.