Ankara’da binlerin Newroz’a akmasını engelleyemediler!



Ankara’da Newroz’a günler kala gerçekleşen gözaltı terörüne, son anda alanın değiştirilmesine, girişlerde sergilenen engelleme çabalarına, kışkırtıcı-provokatif çabalara rağmen binlerin Newroz coşkusuyla alana akmasını engelleyemediler!


Ankara günlerdir Newroz’a baskı, gerilim ama bir o kadar da coşku ve heyecanla hazırlandı. Devletin ve Ankara Emniyeti’nin, Valiliği’nin bir gün kala Newroz alanını değiştirme kararı bile alana devrimci bilinç, azim, kararlılıkla akışı engelleyemedi. Binler son dakika değiştirilen Newroz alanına tüm renkleri, tüm farklılıklarıyla akarak, eşitlik, kardeşlik ve barış içinde yaşanabileceğini yüksek sesle haykırdılar.

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri’nin hep birlikte hazırlık yaptığı Newroz, ezilen halkların, sömürülen işçi- emekçilerin, rejimin düşmanca hedefi olan ve bir geceyarısı kararnamesiyle feshedilen İstanbul Sözleşmesi’yle bu düşmanlığının altını çizdiği kadınlar, özgürlükleri-gelecekleri gasbedilen gençler faşizme karşı sınıfsal, ulusal ve cinsel mücadelenin hep birlikte verileceğinin altını bir kez daha çizdiler.

Newroz alanına girerken pankartlar, flamalar alana alınmak istenmedi. BMG’nin pankartı alanın içinden polislerin el koymasıyla dışarı çıkarılıp, alıkondu. Karala dergisinin pankartı da ‘Kürtçe yazıyor’ denilerek, arama noktalarından içeri alınmadı. Alınteri flaması yaklaşık 15 dakika süren bir engelleme sonunda alana girebildi.

Newroz alanı öyle bir abluka altına alınmıştı ki, Newroz için gelenler adeta düşmanca karşılandılar. Çakmak, paourbenk, şarj, parfüm, gibi gibi birçok şey arama noktalarından alınmadı. Hatta su bile yasaktı. Elinde su şişesi olanlara alınmayacağı söylenerek, dışarıda bıraktırıldı. Fakat Ankara Newrozu binlerin alana akın etmesi ve Devrimci Kawa’nın direniş ve kazanım ruhuyla dopdoluydu.

BMG Pankartı Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yasak getirmiş olmasından kaynaklı alandan çıkarıldı. Fakat BMG Ankara bileşenleri Newroz alanında sloganlarıyla, duruşlarıyla varlığını hissettirdi.

Ankara Newrozu binlerce insanın coşkulu müzikler eşliğinde alana girmesi ve gelen kurumların sahneden anons edilmesiyle başladı. Alana girişler tamamlandıktan sonra saygı duruş yapıldı. Ardından Newroz’u hazırlayan, emeği geçen tüm kurumlar sahneye davet edildi. Kurum temsilcileri sahnedeyken basın metni Kürtçe ve Türkçe olarak okundu

Okunan basın açıklamasında Newroz’un tarihsel anlamı, çağlar boyunca bu anlamın devam ettiği vurgulandı. Dehaq’ların zulme, Kawa’ların direniş ateşine sarıldıklarına vurgu yapılarak, bu ruhun güncel tezahürü anlatıldı.

2021 Newroz’unun da baskı ve zulüm koşullarında karşılandığı kaydedilen açıklamada, “Çağın Dehakları hala savaş politikalarından medet umuyorlar. Hala haksızlık ve hukuksuzluktan besleniyorlar. Hala sömürü, baskı, asimilasyon, talan, kutuplaştırma ve savaş politikaları ile var olmak için çabalıyorlar.” ifadeleri kullanıldı.

Kadın katliamlarına, gençliğin geleceksizleştirilmesine, doğanın talanına, işçi sınıfına yönelik saldırılara, pandemiyle birleşerek ağırlaşan krizin yarattığı toplumsal yıkıma, bu yıkım yaşanırken patronlara çekilen kıyaklara işaret edilen açıklamada, “Yaşadığımız coğrafya baştan sona açık bir hapishaneye dönüştürülmüş durumda. Gençler, kadınlar, LGBTi+’lar, aydınlar, işçiler, emekçiler, halklar tehdit altında. Farklı düşünen, düşüncesini ifade eden herkese yönelik gözaltı ve tutuklama furyası esiyor. Her şeyin tek adam rejimine göre düzenlendiği bu koşullarda iktidarın, halkları hapsetmek istediği sınırları aşan herkes terörist ilan ediliyor. Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyum rektöre karşı isyanın sesini tüm coğrafyada yeniden hissettiren üniversiteliler, iktidarın sokak korkusunu bir kez daha hissettirip, sokaklarda buluşan binlerce kadın ritme göre zıpladığı için hedef haline getiriliyor. Kadın katillerini durdurmak için kullanılmayan elektronik kelepçeler gençleri hapsetmek için kullanılıyor” diye belirtildi.

Hapishanelerdeki baskılara, yaygın gözaltı ve tutuklamalara, İmralı’daki katı tecrit politikalarına, devam eden açlık grevlerine değinilen açıklamada, “Kürt halkı üzerindeki baskılar katmerlenerek artıyor. Kimliği, kültürü, dili ve iradesi teslim alınmaya çalışılıyor. Özgür iradesiyle seçtiği milletvekilleri, belediye eş başkanları ve seçilmişleri bir bir tutuklanıyor; yerlerine kayyum atanıyor. Parti binaları ablukaya alınıyor, üye ve yönetici olmak suç sayılıyor; altı milyonun üzerinde oy alan bir parti kapatılmaya çalışılıyor.

Ortadoğu’da yıllardır kayıptan başka bir şey getirmeyen işgal ve savaş politikasından vazgeçilmiyor. Kürt halkı başta olmak üzere tüm halkların kazanımları geri alınmaya çalışılıyor.” şeklinde vurgular yapıldı.

Savaş ve işgal politikalarına değinilen açıklamada, “Bir korku imparatorluğu yaratılmaya çalışılıyor. Bütün bunlar zamanın Dehak’ı AKP-MHP faşist bloğu tarafından yapılmak isteniyor.” denilerek, HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesine, HDP hakkında açılan kapatma davasına, 687 siyasetçi için siyaset yasağı istenmesine, İstanbul Sözleşmesi’nin bir geceyarısı kararnamesiyle iptal edilmesine değinilen açıklamada, “Sizlerin mahkemeleri, sizlerin yargıçları kendi kanunlarını göz göre göre çiğnemeye elverişli aparatlar olabilir. Halklarımızın gözünde ise bu kararların hiçbir hükmü yoktur. Bizler gücümüzü de meşruiyetimizi de, kağıt parçalarından değil her türlü baskı, inkar ve imha politikalarına rağmen, bugün coğrafyanın dört bir yanında, bir an olsun vazgeçmeden, bir an olsun korkmadan, bir an olsun tereddüt etmeden Newroz alanına akın eden milyonlardan alıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

İstanbul Sözleşmesi’nin iptali için “Dün gece, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle TC devleti resmi olarak İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi. Dün gece, Resmi gazete kadın cinayetlerinin politik olduğuna ilişkin bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayınladı. Coğrafyanın her yerinde kadınlar, yaşamlarına yönelik bu açık saldırıya cevabı mücadeleleriyle verdiler, veriyorlar. Bu kararname de, halkların nazarında, kadınların nazarında hükümsüzdür, hükümsüzdür, hükümsüzdür!” denilen açıklama Newroz ateşinin hiç sönmeyeceği vurgusu ve mücadele kararlılığının altının çizilmesiyle sona erdi.

Basın metni okunduktan sonra, “Bizler burada tüm kurumlarımızla yan yanayız. Ve birlikte mücadele edeceğiz. Bu sahneye iyi bakın sizi ait olduğunuz yere hep birlikte göndereceğiz” diye vurgulandı. İktidara yönelik olarak, “İktidar şu sahneye iyi baksın ve görsün: Siz bölüne bölüne gidiyorsunuz, Biz birleşe birleşe geliyoruz” denildi.  

Daha sonra kurum temsilcileri sahneden ayrıldı. İstanbul Sözleşmesi’nin fes edilmesi nedeniyle Ankara Kadın Platformundan bir temsilciye söz verildi. Kadın Platformu adına konuşan temsilci, “Kadınlar, susmadı, susmayacak! İtaat etmedi etmeyecek! Kadınlar, sokakları da geceleri de terk etmedi etmeyecek. İstanbul Sözleşmesi’nin feshi geri çekilene kadar mücadelemizi her alanda vermeye devam edeceğiz” dedi

Ardından Ankara HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu konuşmasını yapmak üzere davet edildi. Filiz Kerestecioğlu’nun konuşmasının ardından sanatçı Cevdet Bağca müzik dinletisiyle katkı sundu.

Newroz kutlamasına beklenen sanatçı Rojda’nın ailesinin ağır sağlık sorunları nedeniyle katılamadığı anons edildi.

Sabah erken saatlerde Meclis’in tuvaletinden çıkarılarak gözaltına alınan Kocaeli HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğu’nun Newroz alanına gelmek üzere olduğu anons edildi. Fakat emniyetin alana girişini engellediği tekrar duyuruldu. Kitle bunun üzerine yapılan tutumu yuhalayarak tepki gösterdi. Gergerlioğlu alana alınmayınca telefonla bağlantı kurularak kitleyle buluşması sağlandı. Daha sonra kısa bir müzik dinletisi daha yapılarak Newroz kutlaması sonlandırıldı