BEDAŞ işçileri direnmekte kararlı



Cengiz ve Kolin’in özelleştirmelerle çöreklendikleri BEDAŞ’ta grev yasağı ya da YHK sopasına güvenerek sergiledikleri pratik tutum, işçi sınıfının bütününe dayatılmak istenen sömürü rejiminin özetidir


Dağı taşı yağmalamak, yandaşı olduğu partinin devletle özdeşleşmiş olanaklarını tepe tepe kullanmakla semiren Cengizgillerin sınıf ve halk düşmanı karakteri neoliberal yamyamlığa uygun bir kuralsızlık taşıyor. Özelleştirmelerle Cengiz ve Kolin’e peşkeş çekilen BEDAŞ’ta işçilerin yaşadıkları bunun tipik ifadesi olduğu kadar yaratılmak istenen emek rejiminin de açık ilanıdır. Cengizgillerin ruhuna uygun bir rejimdir bu.

Bu yamyamlar sadece bir yılda elektriğe yüzde 32 oranında zam yapıp, kar oranlarını görünür biçimde katlarken, Türk-İş’e bağlı Tes-İş’te örgütlü 2 bin sayaç okuma, açma kapama ve bakım onarım işçisine toplu sözleşme döneminde sefalet ücreti dayatma ısrarını sürdürdüler. Bu ısrarlarında hem kendi arka bahçeleri olan Yüksek Hakem Kurulu’na (YHK) hem de işkolundaki grev yasağına güvenerek hareket ettiler. Nitekim bu iki faktör de işçilerin karşısına çıkarıldı. YHK kraldan çok kralcı kesilerek Cengiz’lerin masada önerdiklerinin bile gerisinde, yüzde 6 gibi işçilerin aklıyla dalga geçen bir oranla süreci bitirmeye çalıştı! Bağıtlanan sözleşmeyle işçilere birinci yılın ilk 6 ayı yüzde 6, ikinci 6 ayı yüzde 5, ikinci yıl ise yüzde 5+4 zam dayatıldı!

Fakat işçiler bu yamyamlığa pabuç bırakmayacaklarını fiili iş bırakma tutumuyla göstererek, yüzde 30’dan düşük bir zammı kabul etmeyeceklerini ilan etti. Cengiz’lerin devletinin yasaları bir kez daha karşılarına çıkarıldı. “Enerji işkolunda grev yapmak yasaktır!”.

Sürecin başından beri işçinin yanında olmayan Tes-İş Sendikası da aynı gerekçeyle işçilere işbaşı yaptırdı, dedikleri kadarıyla patron tarafına Perşembe gününe kadar süre vermişler, eğer işçilerin talepleri yönünde bir adım atılmazsa Perşembe günü eylemlere devam edecekler.

Grev yasaklarını, YHK olanağını sonuna kadar kullanan Cengiz ve ortağı bunlarla birlikte geçen hafta fiili iş bırakma eylemi yapan işçilere karşı ruhlarına uygun başka bir tehdit daha öne sürdüler.

30 Nisan’da iş bırakma eylemine başlayan işçilere Beda Enerji ismiyle gönderilen açıklamada enerji işkolunun grev yasakları kapsamına girdiği bahanesi öne sürülerek, “Bu eylemlere katıldığı belirlenen çalışanların, yasadışı eyleme katıldığı belirlenen günlere ilişkin yevmiyelerinin ödenmeyeceği, bu eylemler nedeniyle oluşan şirket zararının çalışanlardan ve çalışanları bu eyleme yönlendiren ilgili sendikadan tahsili için gerekli yollara başvurulacağı…” denildi. Tam kendilerine göre bir tehdit!

2 bin BEDAŞ işçisi Cengiz’lerin bu pervasız tutumlarına karşı tepki göstererek, yüzde 30 zam taleplerinden geri adım atmayacaklarının altını çizdiler.

Tes-İş yöneticilerinin açıklamalarına göre perşembe gününe kadar işçiler lehine bir gelişme olmazsa fiili direniş yeniden başlayacak. AlınterimiVer etiketiyle sosyal medyadan yapılan paylaşımlarda talepleri karşılanıncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini vurgulamayı sürdürdüler.

BEDAŞ işçileri işçi ve emekçileri, işçi sınıfına dayatılan daha vahşi sömürü koşullarına karşı tutum almaya, destek ve dayanışmaya çağırıyor.