Çarşamba, 28 Ekim 2026

Gezi’nin 8. yılı yasağa rağmen Taksim’den selamlandı!



Gezi İsyanı’nın 8. yılı tüm engellemelere rağmen sloganlar, alkışlar ve basın açıklamasıyla selamlandı: Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla İpek Sokak’ta yapılacak açıklamaya saatler kala Beyoğlu Kaymakamlığı sokağa özel yasak kararı çıkardı, sokağa ulaşan tüm yollar polis tarafından tutuldu, metro seferleri iptal edildi. Ama çok sayıda insanın açıklama yapılacak noktaya ulaşması engellenemedi!


Gezi İsyanı’nın 8. yıldönümü bu yıl da Taksim’e yapılan özel polis yığınağıyla karşılandı. Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla saat 19:00’da TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nın bulunduğu İpek Sokak’ta yapılacak açıklamaya anlar kala Beyoğlu Kaymakamlığı, sokağın isminin zikredildiği özel yasak kararı çıkardı. Metro seferleri iptal edildi, İpek Sokağa çıkan yollar polis tarafından tutuldu. Tüm engelleme çabalarına rağmen çok sayıda insan açıklamanın yapılacağı noktaya ulaştı. Kitlenin bir kısmı TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nın önünde toplanırken, İHD Sokağı’nda kayıp yakınlarının açıklamasından sonra İpek Sokağa geçmek isteyen kitleyse sokağın girişinde polis barikatıyla durduruldu.

İki noktada toplanan kitle uzun süre alkışlar ve sloganlarla barikatın açılmasını bekledi. Barikat açılmayınca da her iki noktada Taksim Dayanışması’nın “Saraylar yıkılır, çeteler dağılır, zorbalık biter. Karanlık gider, Gezi kalır” diye belirtilen açıklaması okundu.

İpek Sokak’ın girişinde polis barikatıyla durdurulan kitle sık sık “Gezi şehitleri ölümsüzdür!”, “Gezi’de düşene, dövüşene bin selam!”, “Taksim faşizme mezar olacak!”, “Polis defol bu sokaklar bizimdir!”, “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!”, “Her yer Taksim, her yer direniş!” sloganlarını haykırdı.

Uzun süre İpek Sokağın girişinde sloganlarla bekleyen kitle polis barikatı kaldırılmayınca basın açıklamasını barikatın önünde gerçekleştirdi. TİP ve HDP milletvekilleri, Birleşik Mücadele Güçleri, Kaldıraç, SYKP, DAF, SODAP gibi kurumların içinde olduğu kitle, durdurulduğu noktada basın açıklaması gerçekleştirdi.

Birleşik Mücadele Güçleri (BMG) de “Mafya düzeniniz yenilecek! Yeni Gezi’ler kazanacak!”, “Nurhak’tan Gezi’ye birleşik mücadele kazanacak!”, “Birleşik Mücadeleyle yeni Gezilere!”, “Yeni ayaklanmalarla zafere ulaşılacak!” dövizleriyle burada yerini aldı.

Burada kitle adına basın açıklamasını Berkin Elvan’ın kızkardeşi Gamze Elvan okudu.

Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, polis ablukasına tepki göstererek, Gezi şehitlerinden, 14 yaşında çocuğu Berkin’den duyulan korku nedeniyle bunun yapıldığını dile getirdi.

Eylemde HDP Milletvekili Musa Piroğlu ile TİP Milletvekili Ahmet Şık söz alarak eylemin yasaklanması ve polisin kitleyi engellemesine tepki gösterdi.

İpek Sokak’ta da açıklama yapıldı

Taksim Dayanışması adına TMMOB önünde yapılan açıklamada “Karanlık gider, Gezi kalır!” pankartı açıldı, Gezi’de ölümsüzleşenlerin resimleri ve dövizler taşındı. Burada açıklama Avukat Can Atalay tarafından okundu.

Atalay, yoğun polis ablukasına ve engellemesine tepki göstererek, tüm engellere rağmen insanların geldiğini belirterek, polisin anayasal demokratik haklarını kullanmak isteyen insanlarla değil çetelerle mücadele etmesi gerektiğini vurguladı.

Ailelerin bir kısmının alana gelmesiyle basın metnini okuyan Avukat Can Atalay, 1 Mayıs’a yönelik polis saldırısına karşı direnişi hatırlattı ve “1 Mayıs alanlarında saldırıp gözaltına aldığınızda, kolları arkadan kelepçelenmiş, başı asfalta yapıştırılmış olsa da kameralara gülümsemeyi başaran gözlerdedir Gezi” dedi.

Atalay şunları kaydetti:

Gezi başlı başına bu halkın eşitlik, özgürlük, adalet umududur. Gezi yurttaşların kendi kaderini tayin etme iradesi ve kararlılığıdır. Bir kez yaşayan ömrünce unutamaz, Gezi unutturulamaz!

Gezi ruhu Boğaziçi’ndeki gençlerdedir, 142 gündür her hava koşulunda rektörlüğe sırtını dönerek bekleyen akademidedir. Gezi direnişi İstanbul Sözleşmesi için tüm yurtta sokaklara çıkan, kolluk şiddetine rağmen pes etmeyen kadınlardadır, İkizdere’de yolları kesilse de dik yamaçlardan, sarp yollardan iş makinaları önüne çıkmayı başaran, Van Gürpınar’da üzerlerine ateş açılsa da haklarını savunmaya devam eden köylülerdedir. Biz size yalvarmayacağız, çayımızı satacağız diyen ve geri çekilmeyi reddeden Hopa’nın, emeğine sahip çıkışındadır Gezi.

1 Mayıs alanlarında saldırıp gözaltına aldığınızda, kolları arkadan kelepçelenmiş, başı asfalta yapıştırılmış olsa da kameralara gülümsemeyi başaran gözlerdedir Gezi.

Soma’da, Çorlu’da, Hendek’te, Aladağ’da ve ülkeye yayılmış tüm kadın cinayetleri davalarında yükselen adalet taleplerindedir Gezi.

Gezi’nin yargılanmak istendiğini ancak defalarca açılan davalarda Gezi’nin haklılığı ve gerçekliği karşısında iktidarın her seferinde yenildiğini vurgulayan Atalay, “Gezi, defalarca ortaya saçılan mafya-devlet-sermaye-çete ilişkilerine benzemez. Onlar çetelerle, mafyayla rant peşinde koşarlar, biz bir fidana su vermek için” diye belirtti.