Cumartesi, 1 Ağustos 2026

Mamak’ta Gezi anması



Ankara Mamak’ta Gezi Direnişi’nin 8. yılında ortak anma düzenlendi.


Mamak Tuzlu Çayır’da Gezi Direnişi ve Ethem yoldaşın ölümsüzlüğünün 8. yılında anma gerçekleştirildi. 

Yoğun polis ablukası altında başlayan anma, ilk olarak Gezi Direnişi’nde ölümsüzleşenler için saygı duruşunun ardından devrimci-ilerici kurumların hazırladığı ortak açıklamanın okunmasıyla başladı.

Ortak kurumlar adına açıklamayı Zarife Çamalan okudu. Çamalan açıklamasına “Doğanın, kentlerin, tarihin yağmalanıp talan edilmesi, emeğin despotik biçimlerle sömürülmesiyle birlikte semirenlerin vantuzları, 8 yıl önce İstanbul’un kalbi olan Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’na kadar daldı” diyerek başladı. Yağma ve talanın sınırlarının bu ölçekte genişlemesine karşı bedenlerini “birkaç ağaç” denilen anlamlara siper eden bir avuç insana vahşice saldırdılar. Geri adım atılmadı ve “yeter artık!” çığlığının büyük bir toplumsal isyanı tetiklediğine işaret eden Çamalan, “Mesele hem ‘üç beş ağaçtı’ hem de daha fazlası…” diyerek başladı.

Devletin toplumu istediği kalıplara dökmek için getirdiği yasaklara, derinleştirdiği denetim ve kontrol mekanizmalarına, kent meydanlarının emekçilere yasaklanmasına ve kadınları-gençleri “makbul-makbul değil” şeklinde tasnif etme saldırılarına, yaşam tarzı dayatmalarına karşı birikmiş ne kadar öfke varsa hepsinin zincirinden boşandığına da dikkat çeken Çamalan, “Gezi, her iki halde de bir kentin, bir ülkenin akciğerlerine sahip çıkmasıydı. Ethem, Berkin, Medeni, Mehmet, Hasan Ferit, Ahmet, Abdullah, Ali İsmail toplumun acılarını, öfkelerini, özlem ve beklentilerini yüreklerinin ta içinde hissederek en önde yer aldılar. Ölümü ayaklarının altına alarak en öne atıldılar. Geriden gelenlere yol açtılar. Gezi’nin Ankara ayağında katledilen Ethem yoldaş, proletaryanın cesaretini kuşanan bir işçiydi. Kızılay’a, proletaryanın gözüpekliğiyle en önde girmişti!

Bu sistemin o vampir suretinin tüm açıklığıyla haykırdığı şu pandemi koşullarında onların yükselttiği bayrağın dünyanın tüm sokaklarında dalgalandığını biliyoruz” diyerek devam etti.

Gezi’nin Kürt ve Türk halkı arasında kurduğu köprünün Kobanê’ye uzandığının da altını çizen Çamalan, açıklamanın devamında ise;

“Şili’de, Kolombiya’da, Lübnan’da, Paris’te, “nefes alamıyorum” diye diye katledilen George Floyd’un ardından ısınan ABD sokaklarında ve isyanın olduğu her yerde o bayrak dalgalanıyordu/dalgalanıyor, biliyoruz.

Bugün Filistin’de taş atan çocukların ellerinde Ethem’in, Berkin’in taşları var, biliyoruz! Dünya halklarına, işçi ve emekçilerine yönelik baskının, zorbalığın hüküm sürdüğü bu koşullarda saldıranların aynı kökten geldiğini, bunlara karşı direnişin onurlu bayrağını sallayanların da aynı dili konuştuğunu bildiğimiz gibi!

Gezi bugün küçük dereler halinde akan işçi direnişlerinde yaşıyor. Kod-29 denilen burjuva ahlaksızlığına, pandemiyi sömürüyü derinleştirmenin fırsatına çevirmeye çalışan sınıf düşmanlarımıza karşı Migros’ta, PTT’de, Sinbo’da, SML Etiket’te, Döhler’de, Bel Karper’de devam eden işçi sınıfının onur mücadelesinin Gezi’deki başeğmezlikten de bir parça taşıdığını biliyoruz. Şantiyelerde, tersanelerde, fabrikalarda, atölyelerde işçi sınıfının açlığa, yoksulluğa, işsizliğe, güvencesizliğe, geleceksizliğe karşı nasıl bir öfke dokuduğunu biliyoruz!

Gezi bugün Cengiz Holdinglere peşkeş çekilen İkizdere’de yükselen halk direnişidir.

Geleceksizleştirilen gençlerin Boğaziçi’nden yükselttikleri isyan soluğunda Gezi’de ölümsüzleşenlerimizin de soluğu var.

İstanbul Sözleşmesi’nin bir gece yarısı “tek adamın” çıkardığı kararnameyle feshedilmesine karşı meydanları dolduran, “vazgeçmiyoruz” diyen milyonlarca kadının o baş eğmez ruhu Gezi kokuyor!  

HDP’nin kapatılması ve Kürt halkına dönük intikam saldırılarını tırmandırmak için açılan Kobanê davasındaki dik duruştadır Gezi… Zorlu bir iş olan halkların kardeşlik köprüsünün kurulmasının şimdi ortak mücadeleyle güçlendirilmesine çağırırcasına…

Döne döne açılan Gezi davalarının bu başkaldırının sömürü ve zulüm düzenini nasıl sarstığının, krizini nasıl derinleştirdiğinin itirafı olduğu gibi, nasıl bir intikam biriktirdiğinin de tercümesi olduğunu biliyoruz.

Yüreğinde onur ve vicdan taşıyan herkesin Kürt halkının tarihsel kazanımlarına dönük son saldırılar karşısında Gezi ruhuyla isyan etmesi gerektiğini bildiğimiz gibi…

Faşist rejimin bir çeteler koalisyonu olduğunun bir mafya bozuntusunun ifşalarıyla dile geldiği bu günlerde Gezi’de somutlaşan tüm anlamlarla bu pisliği devrim temizler diyoruz! Her yanından baskı sömürü, zulüm, pislik fışkıran bu düzene karşı işçi ve emekçilerin kendi kanallarında akan direniş derelerinin büyük bir nehirde buluşturulması, bunun için samimi bir birleşik mücadele hattının örülmesi çağrısıdır Gezi” diyerek açıklamasını sonlandırdı.

Anma, “bu çağrıya kulak verdiğimiz oranda Gezi gelecek olacaktır!” denilerek;

Her Yer Gezi Her Yer Direniş!

Direne Direne Kazanacağız!

Sloganlarının ardından anma, Ethem yoldaşın vurulduğu Güvenpark’ta yarın 17:37’de yapılacak açıklamaya çağrıyla sonlandırıldı.  

İmzacı ortak kurumlar: AKA-DER, ANA FATMA CEMEVİ, BDSP, BİRLEŞİK MÜCADELE GÜÇLERİ, HDK MAMAK, HDP MAMAK, KALDIRAÇ, TİP MAMAK