2025-2026 Eğitim öğretim yılının sonlarına doğru okullarda saldırı olayları gündeme oturmuştu. Özellikle Maraş’taki saldırı okullarda giderek yaygınlaşan saldırıların münferit olmadığını kamuoyuna göstermişti. Ve bu tür olayların yaygınlaması hem eğitimdeki politikaların ötekileştiriciliğinin, ayrıştırıcılığının hem de derinleşerek artan ekonomik krizin toplumdaki tezahürünün okullara da yansımasıydı.
Eğitim-Sen okullarda artan şiddet ve katliamların sebebinin çürümüş eğitim politikaları ve egitim bütçelerinin yetersizliği olduğunu, bunun sorumlusunun da hem mevcut iktidar ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olduğunu alanlarda ve MEB önünde yaptıkları eylem ve açıklamalarla dile getirmiş, Bakan Yusuf Tekin’i istifa etmeye davet etmişti. Fakat ne iktidar ne de Bakan Tekin sorumluluğu üstlendi. Aksine okulları kışlaya çevirmek için bunun güvenlik zafiyeti olduğunu iddia ederek okullara X-ray ve ÖGB kondurarak çözüm bulacaklarını sandılar. Fakat gelinen noktada Manisa Turgutlu’daki okul önünde sabah saat 07:00’de yasanan saldırı bu formülü de çürüttü. Manisa Turgutlu’daki saldırıda bir öğrenci hayatını kaybederken 11 öğrencinin ağır yaralı olduğu belirtiliyor.
Bu sabahki okul saldırısı birçok ilde protesto edildi ve Bakan Tekin istifaya çağrıldı.
Ankara’da da MEB önünde bir araya gelen Eğitim-Sen Ankara Şubeleri bir kez daha “Güvenli Okul, Güvenli Gelecek İstiyoruz! Yusuf Tekin İstifa!” şiarını yükseltti. Yapılan açıklamada Bakan Tekin’in sorumluluğu üstlenerek istifa etmesi gerektiği belirtilirken okullarda güvenlik görevlilerinin olmasının saldırıları engellemede, sona erdirmede yeterli olmayacağı ifade edildi.
📍Ankara
Eğitim-Sen Ankara Şubeleri, MEB önünde yaptığı “Güvenli Okul Güvenli Gelecek İstiyoruz” başlıklı basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı👇 pic.twitter.com/hura5urkhj
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri5) September 22, 2026
MEB önündeki basın açıklaması Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Tülay Yıldırım tarafından yapıldı.
Yıldırım’ın ardından söz alan Eğitim-Sen MYK Üyesi Evrim Gülmez konuşmasında şunları ifade etti:
Öncelikle bugün Manisa Turgutlu’da okul çevresinde gerçekleştirilen silahlı saldırıyı en güçlü biçimde kınıyor, yaralanan öğrencilere acil şifalar diliyoruz.
Bu saldırı, çocukların, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin ne kadar hayati bir sorun olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Okullar çocukların ve öğrencilerin korkuyla değil güvenle geldiği, kendilerini özgürce ifade ettiği, eğitim emekçilerinin güven içinde çalıştığı yaşam alanları olmak zorundadır. Hiçbir öğrenci okula giderken, hiçbir eğitim emekçisi görevini yaparken şiddet tehdidiyle karşı karşıya kalmamalıdır.
Okullarda ve okul çevrelerinde yaşanan şiddet olayları münferit vakalar olarak geçiştirilemez. Şiddeti ortaya çıkaran nedenlerle mücadele edilmesi, okul güvenliğinin pedagojik ilkeler doğrultusunda ele alınması ve bireysel silahlanmanın önüne geçilmesi kamusal bir sorumluluktur.
Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz!
Daha dün Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla yedi bakanlık bir araya geldi, okul güvenliği konusunda protokol imzaladı ve kamuoyuna gerekli tedbirlerin alındığı mesajı verildi. Aradan daha bir gün geçmeden bugün yaşanan saldırı, protokollerin ve törenlerin tek başına güvenli okul yaratmadığını açık biçimde göstermiştir.
Sayın Yusuf Tekin, okul güvenliği kameralar önünde imza atmakla, protokol açıklamakla sağlanmaz! Güvenlik, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin günlük yaşamında somut olarak hissedilmek zorundadır.
Eğitim emekçileri yıllardır uyarıyor. Okullarda şiddet artıyor, rehberlik hizmetleri yetersiz kalıyor, personel eksiklikleri sürüyor ve eğitim emekçilerinin talepleri duyulmuyor. Bakanlık ise eğitimin gerçek sorunlarına kulak vermek yerine sorunlar ağırlaştıktan sonra tedbir açıklamakla yetiniyor.
Bugün sorulması gereken soru açıktır: Daha dün “gerekli tedbirler alındı” denilirken, bugün öğrenciler neden bir okulun önünde silahlı saldırının hedefi olmuştur?
Eğitim emekçilerinin uyarılarını görmezden gelerek, sorunları öteleyerek ve yalnızca vitrine dönük uygulamalarla güvenli okul yaratamazsınız.
Biz bir kez daha söylüyoruz:
Öğrenciler için güvenli okul, eğitim emekçileri için güvenli çalışma ortamı, hepimiz için güvenli gelecek istiyoruz!
Bu sorumluluğun muhatabı Millî Eğitim Bakanlığıdır ve Yusuf Tekin yaşananların sorumluluğunu üstlenmeli ve vakit kaybetmeksizin İSTİFA ETMELİDİR!
Gülmez’in konuşmasının ardından açıklama sloganlarla sonlandırıldı.
Alınteri / Ankara
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!