Çarşamba, 23 Eylül 2026

Bir Günde 6, Beş Günde 12 Kadın Cinayeti



Siyasi ve toplumsal krizin bütün göstergelerini kusan ortam “Ailem Güvende” şeklinde pembe hayallerle boyanmaya çalışılırken kadınlar aile evlerinde birer ikişer, üçer beşer katlediliyor. Sadece bir gün içinde 6 kadın katledildi, EŞİK Platformu ise beş günde en az 12 kadının öldürüldüğünü duyurdu.


Siyasi ve toplumsal krizin bütün göstergelerini kusan ortam “Ailem Güvende” şeklinde pembe hayallerle boyanmaya çalışılırken kadınlar aile evlerinde birer ikişer, üçer beşer katlediliyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre sadece Ağustos’ta yirmi iki kadın erkekler tarafından öldürüldü, 33 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Kadınlar en çok güvenli olduğu söylenen aile evlerinde öldürüldü. Yirmi iki kadından on dördü ateşli silahla katledildi.

Bu kadınların yüzde 41’i (dokuz kadın) evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. Öldürülen kadınların yüzde 55’i (on iki kadın) evinde, yüzde 64’ü (on dört kadın) de ateşli silahlarla katledildi.

Hal böyleyken, bu kez sadece bir gün içinde 6 kadın katledildi, EŞİK Platformu ise beş günde en az 12 kadının öldürüldüğünü duyurdu.

Kadınlara çiçekler misali hep solmak düşüyor

20 Eylül’ü 21 Eylül’e bağlayan gece Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde 75 yaşındaki Fadime Ünlü isimli kadın, evli olduğu 80 yaşındaki Mehmet Ünlü karnıdan bıçaklanarak öldürüldü. Mehmet Ünlü’nün cinayetin ardından oğlunu telefonla arayarak “Annenizi öldürdüm. Eve gelin beni polis teslim edin, annenizi de defnedin” dediği ortaya çıktı.

20 Eylül sabah saatlerinde Konya’nın Hadim ilçesinde 63 yaşındaki Fadime Sarıca, evli olduğu 65 yaşındaki Mehmet Ali Sarıca tarafından boğularak öldürüldü.

20 Eylül öğle saatlerinde Antep’te evli olduğu erkeğin tüfekli saldırısına uğrayan 3 çocuk annesi Merve K. hayatını kaybetti, kaçan failin sokakta açtığı ateşte üçü çocuk dört kişi yaralandı.

19 Eylül 22.00 sıralarında Denizli’nin Pamukkale ilçesinde Ali Avcı, dini nikahlı olduğu kadının ablası Ayşe Pabuccu’yu öldürdü, ağabeyi Mehmet Pabuccu’yu yaraladı.

20 Eylül’ü 21 Eylül’e bağlayan gece saatlerinde, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde 16 yaşındaki B.İ, annesine tabancayla ateş açtı. 34 yaşındaki kadın yaşamını yitirdi.

20 Eylül akşamı Hatay’ın Payas ilçesi Yenişehir Mahallesi’nde Emine Çil (47), boşanma aşamasındaki erkek K.Ç. (54) tarafından av tüfeğiyle vurularak öldürüldü. Emine Çil’in saldırıdan 2 saat önce yaptığı paylaşımlarında şu ifadeler yer alıyor:

Hani çiçekler çok güzel açınca ‘Yerini sevdi’ deriz ya insan için de aynısı geçerli. Açtığı yer var, solduğu yer var…

Sıfırdan geldim, korkum yok düşmekten. Ol emrini veren öl emrini verene kadar oyuna dahilim.

Erkeklik krizi ve kadın cinayetleri

İktidarın yolunu döşediği aile merkezli siyasallaşmış kadın ve LGBTİ+ düşmanlığına eşlik eden kadın cinayetleri, erkeklik kriziyle iç içe geçerek katlanıyor. Aileyi baskılayıp onu istediği kalıba adeta her gün yeniden dökerek “inşa” etme saldırganlığına yol gösteren erkek egemen politikalar kadınları soldurmayı, henüz filizken koparıp almayı adeta yine erkekler eliyle varlık sebebi haline getiriyor. Çünkü aile deyince akıllara kadını bağımsız bir varlık olarak değil ancak aileyle anılan, ona zincirlenmiş bir “ölümlü” gelir.

Şiddet ve tecavüz salgının, cezasızlığın hüküm sürmesinin, gözlerin ısrarla kapatıldığı kadın cinayetlerinin azalmak bir yana çığ gibi büyümesi bundan. “Hikmetinden sual olunmaz devlet” erkekliğini konuşturuyor, aileyi kutsayıp kadın katillerine kol kanat geriyor. Faşist iktidar aileyi bir baskı mekanizması haline getirerek hayatlarımızı alabildiğine daraltıp tek tipleştirme hamlesinde vites büyütüyor.

“Ailem Güvende” sahtekarlığı

Ekonomik-siyasi-toplumsal çürüme toplumun en ince gözeneklerinden sızarak kadın ve LGBTİ+ düşmanlığına fidelik işlevi görüyor. Cinayetler böyle böyle kanıksanıyor. Hayatın her alanı fakat özellikle gelenekler, alışkanlıklar ve gerici yargılarla kuşatılmış ev içleri erkeklerin av sahasına dönüşüyor.

“Ailem Güvende” adlı operasyonlarla PİAR faaliyeti yürütüp bunun kadınların ve çocukların yararına, onların güvenliği için hayata geçirildiği yalanını pompalıyorlar. “Ailenin eşit olmayan bileşeni” olarak kodladıkları, yaşamın bütün yüklerinin sırtına yıkılıp ona ev köleliğinden başka bir varoluş tanınmayan kadın güvende değilse hiç kimse güvende değildir oysa… Ne kadınlar güvende ne de okullarında çocuklar, hiçbirimiz güvende değiliz!

Bir günde 6 kadının, beş günde 12 kadının katledilmesinden başka ne gösterebilirdi bunu?!.