‘Utanç verici durumlar’ı böyle kapatabilirler mi?



HDP’nin kapatılması için malzeme yaratma çalışmalarının da bir parçası olan bu manşet(ler), onların güçlülüğünü değil kelimenin gerçek anlamıyla zayıflıklarının itirafıdır.


AKP-MHP faşist bloku ve onun propaganda aygıtı gibi çalışan medya Nazi iktidarının propaganda bakanı Goebbels’i bile şaşkına çevirecek cevvallikle çalışmaya devam ediyor. Medyanın nasıl merkezileştirildiği, mafya bozuntusu Sedat Peker’in Hürriyet baskınının arka planına dair ifşalarıyla bir kez daha gündem olmuştu. Medyanın merkezileşmesi rejimin kendi varlığını milyonlara kabul ettirmesinin en önemli parçasıydı ne de olsa. Bu gerçeği kendilerinden çok önce şaşkınlıkla “Basın, basit ve ciddiyetten uzak bir hadiseyi, birkaç gün içinde bir devlet meselesi haline getirmeyi kolaylıkla beceriyordu” diyerek Hitler dile getirmişti. Onun da belirttiği gibi ortaya saçma sapan da olsa bir fikir atıp kitleler nezdinde onu gerçek bir algıya dönüştürebilecek sihirli bir güçtü söz konusu olan.

Bu merkezileşmiş ve bir havuzda toplandığı gibi tek merkezden yönetilen medyanın amiral gemilerinden Yeni Şafak’ın son “Teşkilatlar çek senet işine girdi, HDP mafyalaştı” manşeti -ve elbette önceki pekçok manşeti-bu açıdan derdini yeterince ifşa ediyor.

Naziler “Utanç verici bir durumun unutulması için yeni bir yaygara koparmak” gerekliliğiyle hareket ederler. Zor durumda kalındığında karşıtlarına karşı yalan, sansür ve çarpıtmanın işin içine girdiği bir taarruza girişirler. Yeni Şafak’ın bu manşeti de bunun tipik ve bir o kadar da kaba tekrarı dışında bir anlam taşımıyor.

Fakat etkili olması ve kendi ayıplarını örtmesi için Hitler’in de belirttiği gibi halkın önemli bir bölümünün kendilerine güven duyması gerekir. Bizzat AKP tabanının çözülmeye başladığı bu koşullarda bunun eskisi kadar kolay olmadığını, Peker’in ifşalarıyla boğazlarına kadar pisliğe battıkları gözler önüne serilmişken de hepten zorlaştığıysa açık.

Bakanlarından, bürokratlarına, siyasetçilerine kadar bir bütün olarak düzenin temel kurumlarının pisliğe battığının bizzat bu ilişki ağı içindeki faşist bir mafya bozuntusunun ifşalarıyla ortalığa döküldüğü bir anda tüm o pislikleri hasmına atfetmek aynı zamanda halkın aklıyla dalga geçmektir.

HDP’nin kapatılması için malzeme yaratma çalışmalarının da bir parçası olan bu manşet(ler), onların güçlülüğünü değil kelimenin gerçek anlamıyla zayıflıklarının itirafıdır.

Uyuşturucu ticaretinden yayılmacı savaş politikaları ve cihatçı çetelerin finansmanına, mala-paraya mafyatik yöntemlerle çökmekten politik suikastlara-kontrgerilla eylemlerine, “korku iklimi yaratmak için” girişilen provokasyonlara kadar aklımıza gelebilecek her türlü pisliğe boğazına kadar batmış bir rejimin medya borazanlarının attıkları bu manşet, ne kadar zor durumda olduklarını ele vermek dışında bir anlam taşımıyor.

İçinde bulundukları o zor durumun üstüne gitmek, halkın olup bitenin seyircisi olmaktan çıkarak tepkisini pratik bir gerçeğe dönüştürmeye önayak olmaksa tarihsel bir görev olarak tüm sıcaklığını korumaya devam ediyor.