Çiğli Belediyesi işçileri grevde



Çiğli Belediyesi’ne bağlı Çibel A.Ş.’de çalışan Genel-İş İzmir 8 No’lu Şube üyesi 836 işçinin toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine gece saat 00:00’da başlayan grevi devam ediyor. Genel-İş ile CHP’li belediyelerin patron örgütü SODEMSEN ve Çiğli Belediyesi yetkilileri arasında yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde yüzde 26 gibi bir artış teklif edilmiş, 6 Nisan’da yapılan son görüşmede …


Çiğli Belediyesi’ne bağlı Çibel A.Ş.’de çalışan Genel-İş İzmir 8 No’lu Şube üyesi 836 işçinin toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine gece saat 00:00’da başlayan grevi devam ediyor.

Genel-İş ile CHP’li belediyelerin patron örgütü SODEMSEN ve Çiğli Belediyesi yetkilileri arasında yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde yüzde 26 gibi bir artış teklif edilmiş, 6 Nisan’da yapılan son görüşmede de bu teklif yüzde 31’e çıkarılmıştı. İşçiler ve sendika yetkilileri TÜİK’in bile enflasyon oranını yüzde 60’larla açıkladığı bu koşullarda yüzde 40 oranındaki artışın kabul edilmemesine karşı hizmetten gelen güçlerini kullanmak dışında bir seçeneklerinin kalmadığını vurguladı.

“Direne direne kazanacağız!”, “İş ekmek yoksa barış da yok!”, “İş, ekmek, özgürlük!”, “Sadaka değil toplu sözleşme!”, “İnsanca bir yaşam istiyoruz!”, “Açlıktan ölmeyiz, biz bu yoldan dönmeyiz!” sloganlarının asıldığı Çiğli Belediyesi önünde açıklama yapan Genel-İş İzmir 8 No’lu Şube Başkanı Deniz Şahin Gümüştekin, “Çiğli Belediyesi Çibel Şirketini temsilen SODEMSEN ile şubemiz arasında 829 Çibel işçisi için yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, anlaşma sağlamadığından masada bitirilememiştir. DİSK/Genel-İş sendikamıza bağlı Çiğli Belediyesi ÇİBEL işçileri olarak 7 Nisan tarihinde, gece 00.00 itibarıyla greve çıkmış bulunmaktayız” dedi.

15 maddede anlaşılamadı

Gümüştekin, SODEMSEN, Çiğli Belediyesi ve ÇİBEL yetkilileri ile sürdürmekte olan ve 83 madde ile başlanılan toplu iş sözleşme görüşmelerinde 68 sosyal ve ekonomik maddede anlaşma sağlandığını ancak 15 ekonomik ve sosyal maddede ise anlaşma sağlanamadığını belirtti.

Gümüştekin, “6 Nisan’da son yaptığımız görüşmede en düşük ücrete verilen zam oranı yüzde 31 civarında olmuş, ücret skalası yukarılara çıktıkça zam oranı da düşmüştür. Yani her bir ücretimize seyyanen zam artışı ön görülmüştür. Toplu sözleşme taslağını hazırlarken enflasyon oranı yüzde 20 civarlarında iken, bugün gelinen noktada TÜIK’in açıkladığı enflasyon oranı yüzde 61’lere ulaşmıştır” diye konuştu.

AKP iktidarı tarafından iğneden ipliğe her şeye yapılan zamlarla birlikte en temel ihtiyaçları bile karşılayamaz duruma geldiklerini söyleyen Gümüştekin, “Bu enflasyonla, bu zamlarla insanca yaşamak, ailemizi geçindirebilmek, çocuklarımızın geleceğini planlamak şöyle dursun, en ufak isteklerini dahi karşılayabilmek mümkün değildir. Biz işçiler, yaşamın pahalı, emeğin ucuz olduğu bu düzenin karşısına ‘Bu böyle gitmez’ diyerek çıkacağız ve sefalet ücretlerine teslim olmayacağız” dedi.

“İşsizliğe ve sefalet ücretine teslim olmayacağız”

Ağırlaşan yaşam koşulları, artan enflasyon, ardı arkası kesilmeyen zamlar, yaşanan ekonomik ve siyasal krizin işçi sınıfına yönelik saldırıları derinleştirmekte olduğunu ifade eden Gümüştekin, şöyle devam etti:

Bizim için durum açık ve nettir, insanca bir yaşam için enflasyon karşısında ezilmediğimiz bir ücret talep ediyoruz. Bu bağlamda gelinen noktada ise son tekliflerle, ücretlerimize yapılacak total zam oranının enflasyonun altında kaldığı ve kalacağı gözönünde bulundurularak mücadeleye devam kararı alınmıştır.”

Gümüştekin, mücadele sürerken enflasyon karşısında ezdirmeyecek tüm tekliflere, müzakere masasına oturmaya da açık olduklarını belirterek mücadeledeki kararlılıklarını vurguladı.