Pazar, 6 Eylül 2026

Alevilerin kırmızı çizgileri



2022 – 2023 Eğitim Öğretim yılı başlarken kırmızı çizgiler. Eğitim, öğrenileni davranışa dönüştürme eylemidir demek yanlış olmaz. Bu eğitim ve öğretim yılında Alevi çocukları ve din eğitimi talebi olmayan çocukların artık zorla başkalarının inançlarının davranışını edinmekten kurtulacağını umut etmiştik, öyle olmalıydı. AİHM, “Zorunlu din dersi Anayasaya aykırıdır” diye karar vermişti. Bu kararın uygulanmasını, bununla ilgili …


2022 – 2023 Eğitim Öğretim yılı başlarken kırmızı çizgiler.

Eğitim, öğrenileni davranışa dönüştürme eylemidir demek yanlış olmaz.

Bu eğitim ve öğretim yılında Alevi çocukları ve din eğitimi talebi olmayan çocukların artık zorla başkalarının inançlarının davranışını edinmekten kurtulacağını umut etmiştik, öyle olmalıydı. AİHM, “Zorunlu din dersi Anayasaya aykırıdır” diye karar vermişti. Bu kararın uygulanmasını, bununla ilgili düzenleme programı beklerken Cumhurbaşkanın açıklamasına bakalım:

“Allah’sız, Muhammet’siz, Ali’siz Alevilik olmaz. Sapkın zevklerin üzerine inşa edilenlerle insanlık olmaz. Milli, manevi değerlerimize, kırmızı çizgilerimize tecavüz eden herkes ayağını denk almalıdır.”

Bu ülkenin cumhurbaşkanına 1982 Anayasası bile insanlara neye nasıl inanacakları konusunda çerçeve çizme hakkı tanımamıştır.

Ayrıca kendinden farklı inanca sahip olan insanlara ve inancın içeriğine sapkın tanımlaması yapma hakkı da tanımaz. Ayrıca Aleviler inanç çerçevelerini belirleme konusunda size yetki de vermediler. Siz bizim inanç önderimiz değilsiniz.

Sapkınlık konusunda herkes kendi inanç alanını gözden geçirsin. İnsaf diyoruz.

Milli ve manevi değerler derken, herkesin maneviyatı kendine, senin inancın neden benim maneviyatım oluyor.
Nasıl da aşikar ediyorsunuz bize reva gördüğünüzü. Bizim çizdiğimiz çerçevenin dışına çıkarsanız ayağınızı denk alın diyorsunuz. Ayağımız oldukça denk. Bu tehdidin altında yatan tarihte çok tanık olduğumuz katliamlar hatırlatmasıdır. Merak etmeyin unutmamıza pek fırsat vermiyorsunuz. Aklımızda…

Açıkçası siz ne söylediğinizi çok iyi biliyorsunuz. Biz de sizi o düzeyde anladık. Önlemimizi de öyle alıyoruz.
100 yıllık pratikte de tüm iktidarlarınızla katliamımıza ferman dizerken, asimile etmek için her yolu mübah saydınız. 12 Eylül faşist rejimi binlerce evladımızın canına kıydı asimilasyon kırımı görevini tamamlamak için…

Bugün 12 Eylül’’ü aratan istibdat rejimi ile Sarayımda keyfimi bozmayın. Bu ülkede eğitimin bir tek amacı olmalı. Sarayıma biat edecek insana ihtiyacım var, onun dışında başka bir sonuç ortaya çıkmamalı. Zaten biat edemeyenler de kaçacak yer arayışında.

Bu tavrınız, bu beklentiniz ülkede hak, hukuk, adalet bırakmadı. Yalan, talan, savaş, zulüm ürettiniz. Yoksulluk, yoksunluk ürettiniz. Manevi değer diyorsunuz da, Urfa Adliyesi önünde Emine Şenyaşar diye bir kadın var. Her gün adalet diye ellerini Allah’a açıyor, hasta tutsak anneleri var onlar da ellerini Allah’a açıyor. Zulme ortak olanların kulakları sağır.

Maneviyatınız sarayın dışına çıkamıyor. Onlara ulaşamıyor.

Sizin inanmak, maneviyat diye bir derdiniz yok. Ahlaki değerleri güçlü barındıran maneviyat toplumsal meşru alandır. Lakin maneviyata iktidar ve çıkarcı yaklaşım meşruluğunuzu da sorgulatan bir yerdedir.

Kurduğunuz saray rejiminin devamını sağlayacak, sorgulamayan, düşünmeyen, körü körüne inanan insan yetiştirmek. Bir zamanlar tarif etmiştiniz, “Uzaya yol yaptık” desek taraftarlarımız inanır diye.

Büyük emek veriyorsunuz. Birkaç bakanlığın bütçesini kullanan diyanet, zorunlu din dersleri ile okullar. Yetmedi Alevi inancının yaşatıldığını gördüğünüz her yere müdahale edip, manevi değer tanımlaması, tehdit, ayak denkleştirme, kırmızı çizgiler. Sonuç ortada. Ülkede yüzü gülen, yarına umutla bakan insan kızı, insanoğlu bırakmadınız.

Anadilinde konuşmak, eğitim görmek zulme tabi, Zorunlu din dersi ile inanca yasak devam ediyor.

Sınıflar 40 kişilik, öğretmenler atanmamış. İmama yatırım yapan güya laik bir eğitim hedefinizde. İlk sınıflarda kitabı parasız yapmış ama sırayı, kalemi, tahtayı, bilgisayarı velinin sırtına yüklediniz.

Diyanet 4 bakanlık bütçesinde sefa sürüyor. Halk aç, halkın evlatları okuduğu meslekte iş bulamıyor. İş çok deyip yalan ile kağıt toplayıcısı ol nerden iş yok diyor sefa sürenler.

Durmadan paralı üniversite açıp, ebeveynin üniversiteli iş sahibi olsa bile ömür boyu eğitimine yatırılan parayı karşılayamayacak bir sistem kurdunuz.

Biz Aleviler, Kürtler ve ötekiler için yeniden bir anayasa ve bu seçimde seçimli kurucu meclis olmadan her çözüm tali olacaktır. Eski akılla ve dikta rejimi benzerleri yokluğumuz üzerine plan yapmaya devam etmektedir.

Alevi halklarımızı tekrar oyalayan asimilasyon cenderesinden uzak durarak, demokratik bir gelecek için Yeni Anayasa, Seçimli Kurucu Meclis ve Kurucu Yurttaşlık fikrinde birleşmeye çağırıyoruz. Başka türlü Eşit Yurttaşlık fikirleri de altı boş yaklaşımlar olacaktır.

DEMOKRATİK ALEVİ DERNEKLERİ

Katılan Kurumlar:
Alınteri, BDSP, HDP Ankara İl, HDP Mamak ilçe, Mamak Halkevleri, Tüm Emekli-Sen Mamak Şube, 78’liler Girişimi