Kadıköy’de 10 Ekim anması: Unutma, unutturma!



10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda ölümsüzleşenleri anmak için İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda toplanan yüzlerce kişi 10 Ekim’in hesabının sorulacağını belirtti. Meydanı bariyerlerle daraltan polisin, yığınak yaptığı, bölgeyi ablukaya alarak TOMA ve gözaltı araçlarını hazır beklettiği anmaya, çeşitli siyasi parti ve kurumlar kortejler ve sloganlarla, zılgıtlarla giriş yaptı. Sık sık, “10 …


10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda ölümsüzleşenleri anmak için İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda toplanan yüzlerce kişi 10 Ekim’in hesabının sorulacağını belirtti. Meydanı bariyerlerle daraltan polisin, yığınak yaptığı, bölgeyi ablukaya alarak TOMA ve gözaltı araçlarını hazır beklettiği anmaya, çeşitli siyasi parti ve kurumlar kortejler ve sloganlarla, zılgıtlarla giriş yaptı. Sık sık, “10 Ekim’i unutma unutturma!”, “Katil IŞİD işbirlikçi AKP!”, “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek!”, “Şehid namirin!”, “Savaşa hayır barış hemen şimdi!”, “Katillerden hesabı gençlik soracak!”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür!” sloganlarının haykırıldığı anmada polis, “Katil devlet hesap verecek! sloganına karşı “dağılın” anonsu yaptı, kitle anonsu sloganlarla bastırdı.

Katledilen 103 kişi şahsında demokrasi ve özgürlük mücadelesinde ölümsüzleşenler anısına yapılan saygı duruşu hep bir ağızdan haykırılan “Şehid namirin!” sloganıyla bitirildi. Katledilenlerin isimleri “yaşıyor” haykırışıyla karşılandı.

Gençler polis barikatlarını aşa aşa alana girdi

Öğlen saatlerinde İstanbul Üniversitesi Beyazıt Meydanı’nda anma gerçekleştiren gençlik örgütleri, Kadıköy Rıhtımdaki anmaya dövizleri, bayrak ve sloganlarıyla katıldı. Meydana belli bir mesafeden yürüyerek gelen gençler, karşılarına çıkan polis engellerini aşa aşa son barikata ulaştılar. “Katillerden hesabı gençlik soracak!” sloganlarını haykıran gençler, son barikatta alana topluca giriş yaptılar.

‘Bize açılan yollar IŞİD’lilere de açıldı”

Anmada ilk sözü, 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği adına katliamda yaşamını yitiren Dicle Deli’nin babası Faik Deli aldı. 10 Ekim’e kızı Dicle ve yoldaşlarıyla katıldığını, Ankara’ya gidişte çeşitli engellemelerle karşılaştıklarını ancak yolların açıldığını, o yolların IŞİD’lilere de açıldığını kaydeden Del, “Binlerce kilometre uzaktan ellerini kollarını sallayarak gelmişlerdi. Bizi öldürmek için tuzağa düşürmüşlerdi. Bizi korumak devletin kolluk kuvvetlerinin göreviydi ama ne yazık ki göremedik” ifadelerini kullandı.

Katliamın sorumluları bellidir

Bombalar patlayıp 103 kişi katledildiğinde “süpürün” talimatı verildiğini hatırlatan Deli, üzerlerine plastik mermi ve gaz bombalarının atıldığını, birçok insanın bu gazlar nedeniyle boğularak öldüğünü, belirten Deli, katliam alanına 600 metre mesafe hastane olmasına rağmen ambulansın yarım saat sonra gelebildiğini hatırlattı. Katliam sonrasında hayatta kalanlara ve ailelere soruşturmalar açıldığına, ailelerin cezalarla tehdit edildiklerine değinen Deli, “7 senedir tüm ısrarlarımıza ve çağrılara rağmen sorumluluk koltuğunda oturanlar ve katliamın işbirlikçilerinden hiçbirini yargının karşısına çıkaramadık. Kör ve sağırı oynadılar. Bu olaydan birinci derece İçişleri ve Sağlık Bakanlığı, MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü ile Ankara Emniyet Müdürlüğü birebir sorumludur, bu katliamda payları vardır” şeklinde konuştu.

‘Bu ülkeye barışı halklar getirecek’

Yoldaşlarını koruyamadıklarını belirten Deli, “Size sözümüz var, mücadele bayrağınız asla ve asla yere düşmeyecek. Yere düşen mücadele bayrağınızı bizler üstlendik ve götüreceğiz” mesajını verdi. “Türkiye’nin DAİŞ emiri olarak atanan Kasım Güler’in son duruşmada itirafları vardı” diyen Deli, “Devletin kollukları gözetiminde Rojava’da DAİŞ’in saldırıları başladığı süreçte Türkiye’ye girip çıktıklarını itiraf etti. Bakalım bundan sonra ne yapacaklar” diye seslendi. Ancak Türkiye halkları olarak birlikte yan yana ve kol kola mücadele edilirse “faşizmi” yıkabileceklerini vurgulayan Deli, “Acımız da öfkemiz de çok büyük ama demokrasiye olan inancımız da büyük. Bu ülkeye halklar barışı getirecek” ifadelerini kullandı. Deli, Orhan Kotan’ın bir şiirini okuyarak konuşmasını sonlandırdı.

Deli’nin konuşması, “Şehid namirin!”, “Biji biratiya gelan!”, “10 Ekim’in hesabı sorulacak!”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek!” sloganlarıyla karşılandı.

Oruç: AKP’nin iktidarı kaybetmemek için katliam dahil her şeyi göze aldığı açığa çıktı

Deli’nin konuşmasının ardından İstanbul Tabip Odası Sekreteri Ertuğrul Oruç ortak basın açıklamasını okudu. “Bugün 10 Ekim; seçim sonuçlarını, halkın oy tercihini beğenmeyenlerin kontrgerilla yöntemlerini devreye sokarak seçim öncesi toplumdaki korkuyu yayma ve muhalifleri sindirme amaçlı bir katliamı Ankara’nın ortasında gerçekleştirebildiğinin, AKP’nin iktidarı kaybetmemek için katliam dâhil her şeyi göze alabileceğinin açığa çıktığı kanlı gün” diyen Oruç, yedi yıldır adalet aradıklarını vurguladı.

Bu ülkenin işçileri, emekçileri, kadınları, gençleri ve emek, özgürlük, demokrasi mücadelesi veren tüm kesimleri olarak on yıllardır devlet destekli şiddet sarmalını yaşadıklarını söyleyen Oruç, şöyle devam etti: “Darbe dönemlerinde pervasızlaşan, işkencelerden, cezaevi katliamlarına uzanan, seçim dönemi bombalı katliamlarla olağan günlerde ve tevekkülle karşılanması beklenen işçi ölümleriyle, kadın cinayetleriyle ölüm ve dehşet saçan tüm bu politikalara karşı mücadeleye devam edeceğimizi ilan ediyoruz.

Bir seçim sürecine yine siyasal ve ekonomik bir krizle girdiklerini dile getiren Oruç, “Sermaye sınıfının çıkarını önceleyen partilerin, yandaş medyanın, partili polis ve yargı sisteminin, dinin siyasallaştırılmasının ve ırkçı milliyetçi söylemlerin yetmediği dönemlerde siyasi suikastlara, katliamlara başvurmayı, ülkemizin değerli aydınlarını, gazetecilerini, sendikacılarını, gençlerini katletmeyi alışkanlık haline getirenleri uyarıyoruz. Arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin yoldaşlarımızın hayatını sizin algı yaratma provokasyonlarınıza alet etmeyecek, sadece fail olarak kullanılan IŞİD’lilerden değil, azmettiren, planlayan, koruyan ve kollayanlardan da hesap soracağız” ifadelerini kullandı.

Ankara’da katledilen yoldaşlarını anmanın en anlamlı yolunun bir daha böylesi katliamların yaşanmasını engellemekten geçtiğini söyleyen Oruç, bu katliamcı anlayışa karşı yoksulluğun, emek sömürüsünün, eril ayrımcılığın güncel sonuçlarını ve daha fazla özgürlük, demokrasi ve barış taleplerini içeren sınıf kavgasını öne çıkarmak gerektiğini söyledi.

Açıklama alkış, zılgıt ve sloganlarla son buldu.