Gülten Akın’ı konuştuk



Gülten Akın’ın konu edildiği etkinlik, şairimizin kızı Deniz Can Koçak’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğe Gülten Akın’ın “Kestim kara saçlarımı” şiiri okunarak başlandı ve İranlı direnişçi kadınlar, bilimsel olarak gerçekleri konuştuğu için gözaltına alınıp tutuklanan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ve gerçekleri yazmaktan vazgeçmedikleri için ev baskınları ile gözaltına alınıp tutuklanan Özgür Basın muhabirleri selamlandı. Etkinlikte Gülten …


Gülten Akın’ın konu edildiği etkinlik, şairimizin kızı Deniz Can Koçak’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğe Gülten Akın’ın “Kestim kara saçlarımı” şiiri okunarak başlandı ve İranlı direnişçi kadınlar, bilimsel olarak gerçekleri konuştuğu için gözaltına alınıp tutuklanan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ve gerçekleri yazmaktan vazgeçmedikleri için ev baskınları ile gözaltına alınıp tutuklanan Özgür Basın muhabirleri selamlandı.

Etkinlikte Gülten Akın’ın hayatı ve şiirleri incelendi. Gülten Akın’ın öğretmenlik ve avukatlık yaptığı, ama şiirin her zaman hayatının bir parçası olduğu ifade edildi.

Şiire ilk olarak bireysel temalarla başladığı, yalnızlık, özlem, ayrılık şiirleri yazdığı, ama daha sonra toplumcu şiirler yazmaya başladığı belirtildi. Akın’ın, eşinin işi dolayısıyla birçok ilde bulunup yaşadığı, bu dönemlerde halkı daha yakından tanıma fırsatı bulduğu, dili, kültürü, yaşantıları hakkında detaylı bilgilere sahip olduğu ve bunları şiirlerine yansıttığı vurgulandı.

Gülten Akın’ın kadın bir şair olduğu için yeterli ilgi görmediğini düşünüyoruz. Edebiyatçılar arasında bile bir erkek hegemonyası var gibi. Erkek şairlerin anılması, onların üzerine konuşulması… Bir erkek hegemonyası var, ama Gülten Akın başlı başına bir duayen. Gülten Akın önce kadın, sonra edebiyatta en büyük şairlerinden biri, hatta 2011 yılında böyle bir ödül de kendisine verildi” diye kaydedildi.

Etkinlik sunumcularından biri Gülten Akın’ı, okuduğu şiirlerinden yola çıkarak şöyle anlattı: “Gülten Akın’ın şiirlerine baktığımızda bir şiirinde her şeyi bulabiliriz. Genel anlamda kadın her haliyle o şiirde mutlaka vardır. Tutsak anası olarak, anne olarak, bireysel bir kadın olarak, toplumun töresine, baskısına, geleneklerine, erkek egemen sistemin koyduğu yasalara başkaldıran kadınları bulabiliriz. Gerçekten Gülten Akın kadınlara öyle pencereler açmıştır ki… Çünkü toplumsal tabularda kadın duvarların arasına hapsediliyor. Ama Gülten Akın, şiirlerinde, kadınlara kapılar açıyor, başka kapılar gösteriyor, kadınları hapseden kapıları, duvarları, pencereleri kırmak gerektiğini, özgürlüğün dışarıda, sokakta olduğunu söylüyor.

Gülten Akın şiirlerinde sadece kadınlardan bahsetmiyor. Kentleşmenin nasıl bir yozlaşmaya yol açtığını da bulabilirsiniz onun şiirlerinde. Şiirleriyle resimler çizen bir kadın şair Akın. Akın’ın şiirlerini okurken gözümüzün önünde, zihnimizde o kentleşmeyi, gecekondu hayatını da görürüsünüz. Eşinin Kaymakamlık yaptığı dönemde Van’a gittiklerinde Van’da yazdığı şiirleriyle bize toplumun her hali veriyor. Gelenekçiliği verirken bir taraftan da aslında kendine yabancılaştığını, insanın insana, insanın doğaya ne kadar yabancılaştığını tek bir şiir içinde anlatmaktadır.

Bir diğer arkadaş da Gülten Akın’ın şiirlerinde bir kadın devrimi yaşandığını söyleyerek anlatımına şöyle devam etti:

“Kadın her türlü edebiyatın konusu olmuş. Erkeklerin baskısıyla da konu edilmiş. Kadın yazarlar da onları anlatmış, ama Gülten Akın’ı onlardan ayıran birçok özellik var. Bu özelliklerinin altını çizmek gerekiyor. Mesela “Kestim kara saçlarımı” şiiri neredeyse bir panel konusu olabilecek düzeyde. Bu şiirinde bir taraftan kadının kırılganlığı var. Kadınların toplumda ezilmişlikleri var ve Gülten Akın bunu ağlak bir şekilde vermiyor. O kırılganlıklarının içinde bile bir çıkış yolu olduğunu görüyorsunuz. Direngenlikler, çıkışlar, yol göstermeler, en güzel tarafı ise meydan okuma var. Bu şiirde toplumun kadını ezdiği, baskıladığı yerde ‘kestim kara saçlarımı’ derken toplumun kadına dayattığı şeyi elinden alıp ‘kestim kara saçlarımı işte’ diyerek ‘sen bana ne yapabilirsin’ diyerek meydan okuyor. Altı yıl önce aramızdan ayrılan bir şair olan Gülten Akın, yazdığı ‘Kestim kara Saçlarımı’ şiiriyle bugünkü İran’daki kadınların direniş sembolünün resmini çizmiş. Bu o kadar güzel bir şey ki…”

Diğer bir arkadaş ise, “Kadınlar saçlarını neden keser?” sorusunu sorarak, “Kadınlar saçlarını bir karar aşamasında keser. Ya bir ayrılık ya bir değişim ya bir yenilik yapma ihtiyacı olduğunda keser kadınlar saçlarını. Bunların ötesinde ise bir meydan okuma vardır. ‘Ben varım’ demek anlamına da gelmektedir” diyerek Akın’ın şiirindeki özgürlük tutkusunu ifade etti.

Konuşmanın devamındaysa “Gülten Akın inceliklerin şairidir. Gerçekten Gülten Akın okurken onu ruhen içinizde hissedebilirsiniz, yüreğinizle buluşturursunuz. Mesela ‘Uzaktı dön, yakındı dön, çevreydi dön’ derken kadını baskılayan her şeyden bahsediyor. ‘Yasaktı, yasaydı, töreydi dön, İçinde dışında değilim, içim ayım dışım geçim sol yanım sevgi, bu nasıl yaşamaydı dön! Kestim kara saçlarımı, ne olacak şimdi? Bir şeycik olmadı, deneyin lütfendiyor. Yani size çizilmiş sınırları kırın diyor” diye vurguladı.

Etkinlik, Gülten Akın’ın daha birçok şiirindeki izleklere dair vurgular ve bazı şiirlerinin okunmasıyla devam etti.

Gülten Akın’ın kızı Deniz Can Koçak’tan anne Gülten Akın’ı anlatması rica edildi. Deniz Can Koçak, annesi Gülten Akın’ı hem anne hem tutsak anası hem şair yönleriyle anlatarak etkinliğe katkı sundu.

Etkinlik, İlmek Müzik Grubu’nun Gülten Akın’ın bestelenmiş eserlerinden “Büyü”, “Ertuğrul’a Ağıt” ve “Ayvaz Ağıtı” ezgilerini seslendirmesiyle sona erdi.

Etkinlik sona erdikten sonra Deniz Can Koçak, Gülten Akın’ın şiir kitaplarını etkinlik konuklarına imzalayarak takdim etti.