10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda altı kurucu üyesini kaybeden İnşaat İşçileri Sendikası (İnşat-İş), bugün Tekin Aslan’ın Tuzla Aydınlı’daki mezarı başındaydı. Aslan’ın yoldaşı Erol Ekici’nin mezarı, memleketi Erzincan’da olduğu için birbirinden ayrılmayan bu iki yoldaş, Aslan’ın mezarı başında anıldı.
Aslan’ın mezarı başında yapılan anmanın ardından İnşaat-İş kurucularından Kemal Tayfun Benol’un mezarı başına geçildi.
Aslan’ın ailesi, yoldaşları, dostları, DİSK Limter-İş Genel Başkanı Kamber Saygılı, Birleşik İşçi Hareketi (BİH) temsilcileri ve DİSK Genel-İş Anadolu Yakası 1 Nolu Şube Başkanı’nın katılımıyla gerçekleşen anmada, 10 Ekim’in tarihsel anlamına işaret edilip Aslan ve Ekici’nin mücadele içindeki yerlerine, duruşlarına vurgu yapıldı.
Devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenler anısına yapılan saygı duruşuyla başlayan anma İnşaat-İş Örgütlenme Sorumlusu Yunus Özgür’ün konuşmasıyla devam etti.

Özgür konuşmasına Suruç, Diyarbakır ve 10 Ekim katliamlarının toplumsal mücadelenin ve Kürt ulusal mücadelesinin sesinin kısılması için verilmiş bir gözdağı mesajı olduğunun altını çizerek başladı. Sokakların teslim alınmak istendiğini, bugün de Rojava’ya yönelik saldırılarla aynı şeyin yapılmaya çalışıldığını, bu saldırıların sadece Kürt halkının sesini kısmak için değil en küçük bir direniş kıvılcımının bile bastırılması maksadı taşıdığını kaydeden Özgür, devamında şunları ifade etti:
Tekin Arslan ve Erol Ekici yoldaşları bugün birlikte anıyoruz. Tekin Abi de Erol yoldaş da yallardır birlikte mücadele yürüten can yoldaşları. Her ikisinde de gördüğümüz, yaşadıkları onca zorlu dönemlere rağmen devrimciliği kişiliğine sindirmiş insanlar olduğuydu. Onu bir varoluş biçimi olarak yaşamışlardı. Gerçekten çok şey bıraktılar. Patronun karşısında nasıl durulması gerektiğini, devletin karşısında nasıl durulması gerektiğini… Bir gelenek bıraktılar. Sendika olarak biz bu geleneğe eksiğimizle zayıflıklarımızla sahip çıkmaya çalışıyoruz.
Özgür’ün ardından Tekin Aslan’ı şahsen de tanıyan Limter-İş Genel Başkanı Kamber Saygılı, Tekin Aslan’ı anlattı ve 10 Ekim’in anlamına değindi.

“Tekin hakikaten enternasyonal bir devrimciydi. Devrimciler arasında hiçbir ayrım yapmayan, gayet mütevazi biriydi. Devrimci gördüğü, dürüst gördüğü, mücadelede yeri olan insanların başına herhangi bir şey geldiğinde hem maddi hem manevi anlamda yardımına koşan biriydi. En küçük bir fark gözetmeyen bir yoldaşımızdı, arkadaşımızdı” sözleriyle Aslan’ı anlatan Saygılı devamında 10 Ekim’in tarihsel yerine işaret etti.
10 Ekim’in mevcut iktidarın Gezi, Kobanê direnişi, 7 Haziran seçimlerinde aldığı yenilgiyle irtifa kaybettiği bir dönemde bunun önüne geçmek için Suruç’la başlayan katliamlar dizisinin devamı olduğunu ifade eden Saygılı, şöyle devam etti:
“Çok açık ve net olan şey şuydu: Belki de ilk defa işçi sınıfı o süreçte savaşa, sömürgeciliğe, IŞİD barbarlığına karşı çok tok bir söz söyledi. Tarihimizde sendikalar tarafından bu kadar tok sözün söylendiğini bilmiyorum. Bu sürecin tersine çevrilmesi bakımından saray faşizmi topyekün bir saldırıya geçti. Bu aynı zamanda bir çökertme saldırısıydı. Böyle bir süreçte 10 Ekim mitingi düzenlendi”
Konuşmaların ardından “Yaşasın halkların kardeşliği!” sloganıyla anma tamamlandı.
Tekin Aslan’ın mezarı başında yapılan anmadan sonra İnşaat-İş, kurucularından Kemal Tayfun Benol’un mezarı başında bir anma gerçekleştirdi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!