Filistin yanlısı protestolar büyüyerek kitle hareketleri haline geliyor



Filistin yanlısı protetocular dün Washington DC’de kitlesel ve tarihsel bir yürüyüş düzenlediler; haftalardır süren gösterileri zirveye taşıyarak Gazze için ateşkes çağrısı yaptılar. Muhtemelen Irak işgalinden sonra ABD’deki en büyük savaş karşıtı hareketi görüyoruz.


Yasin el-Şeyh

New York sokakları 20 Ekim’de Gazze’de acil ateşkes ve savaşın sonlandırılmasını isteyen binlerce protestocunun yürüyüşüne tanıklık etti. Amerikan Demokratik Sosyalistleri (DSA: Democratic Socialists of America) New York eşbaşkanı ve Yahudi bir örgütçü olan Jeremy Cohan, gazetecilere “adalet için, barış için, elimizden ne geliyorsa yapmak zorundayız” dedi. DSA’nın önde gelen Filistinli isimlerinden Sumaya Awad, aynı gece hemen hemen aynı şeyleri dile getirmişti: “Buradayız işte, yağmurun altında, su içindeyiz, ama onların elleri kan içinde.”

Hamas’ın zalim 7 Ekim saldırılarının ardından İsrail’in Gazze’yi hedef gözetmeksizin bombalaması üzerine son haftalarda ateşkes için harekete geçen yüz binlerce Amerikalı böyle düşünüyor. Sadece bir aylık kesitte Gazze’de ölen Filistinli sayısı (dört bini çocuk ve çoğu sivil olmak üzere) dokuz bini geçerken ve uluslararası baskı artarken, ABD muhtemelen 2003’de Irak işgaline karşı yapılan gösterilerden bu yana en büyük ve organize savaş-karşıtı hareketle yüz yüze.

Geçen hafta New York’ta Filistinliler kalabalık gruplar halinde Brooklyn Köprüsü’nü geçtiler, bu arada Ekim’in son iki haftasında Los Angeles ve San Francisco gösterileri binlerce insanı bir araya getirdi. Geçtiğimiz hafta sonu Austin, Teksas’ta yüzlerce kişi yürüdü. Anti-Defamation League* gibi kuruluşların kampüsteki baskılarla engelleme çabalarına meydan okuyan öğrenciler New York ve California üniversitelerinde yürüyüşe geçtiler. Geçen ay bir dizi yürüyüşe katılan on binlerce kişi acil ateşkes ve İsrail’in yıllar süren işgalinin sona erdirilmesi talebiyle Chicago’nun Filistin kalesinin gücünü gösterdiler. Binlerce genç Amerikalı Yahudi son iki hafta içinde Capitol Hill’de bir oturma eylemi ve New York Grand Central İstasyonu ile Philadelphia 30. Cadde İstasyonu işgali dahil çok sayıda etkileyici eylem kurguladı. 

Bu eylemler, Amerikan tarihinde Filistin için yapılan en büyük gösteri olarak değerlendirilen ve düzenleyicilerinin ‘300.000 protestocu katıldı’ diyerek gururlandığı Özgür Filistin için Washington yürüyüşü ile zirveye ulaştı. Çeşitli gruplar -Filistin Gençlik Hareketi, Filistin’de Adalet için Öğrenciler, ANSWER Koalisyonu, Halkın Forumu ve benzer birçok grup- tarafından organize edilen bu tarihsel yürüyüş birçok emek örgütünü, siyah sivil haklar eylemcilerini, Antisiyonist Yahudileri, savaş karşıtı gazileri ve 2020 George Floyd protestosu gibi eylemlerle dinamizm kazanan yeni katılımcıları bir araya getirdi. Noura Erakat ve Ömer Süleyman gibi ünlü Filistinliler, Gazze’deki vahşeti engellemede yetersiz kaldığı için uluslararası düzeni lanetlemiş ve Filistin destekçilerine değişim talep etmek için seslerini yükseltmeleri çağrısında bulunmuşlardır. Amerika’nın, San Francisco, Chicago ve Provo, Utah gibi başka kentlerinde de on binlerce kişinin katıldığı eş zamanlı yürüyüşler düzenlenmiştir.

Ölü sayısı arttıkça ve bombalanmış mülteci kampları ve ambulanslara ilişkin dehşet verici görüntüler çoğaldıkça, ABD’nin her kesiminden feryatlar yükselmeye başladı. Daha şimdiden anketler Biden yönetiminin Gazze’nin işgali konusunda İsrail’e verdiği koşulsuz desteğin beklendiği kadar hoş karşılanmadığını göstermektedir. Quinnipiac Üniversitesi’nin geçen Perşembe günü yayımladığı son anket, Demokratların yüzde 49’unun ve her kesimden 18-34 yaş arası kişinin yüzde 52’lik çoğunluğunun İsrail’in savaş yöntemini onaylamadığını, eğilimin sadece keskinleştiğini gözler önüne sermiştir.

Yaşlar arasındaki uçurum, hem Yahudiler arasında artan gerilimlerden hem de ABD gençliğinin İsrail ve Filistin konusunda sola kaymasından kaynaklı hiç olmadığı kadar geniş. Her demografik gruptan ve partiden Amerikalının çoğunluğu, ABD’de acı çekenlere insani yardım sağlamasını istiyor. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki siyasi ortam, neo-McCarthycilikten kesinlikle muzdarip olsa da, Kongre salonlarındaki hissiyatın gösterebileceği kadar İsrail yanlısı değildir.

Kongre ile halk arasındaki uçuruma rağmen, ateşkes için yapılan gösteriler ve baskı kampanyalarının -DSA’nın bu yazı yazıldığı sırada 219.000’den fazla arama yapan “Katliamlar İçin Para Yok” telefon bankacılığı kampanyası da dahil olmak üzere-üyeleri uçlara doğru taşıdığı da giderek daha açık hale geliyor. Cori Bush ve RashidaTlaib’ın “Ateşkes Hemen Şimdi!” önergesini sunmalarından bu yana Ayanna Pressley, Greg Casar ve Jamaal Bowman gibi önde gelen ilericiler de önergeyi imzaladı. Tlaib ve Bush’un Kongre’deki DSA üyesi arkadaşı Alexandria Ocasio-Cortez de 9 Ekim gibi erken bir tarihte ateşkes çağrısında bulunduktan sonra adını karara ekledi. Toplamda on sekiz Kongre üyesi Tlaib-Bush karar tasarısını imzalamış oldu. Bu isimlerin federal yasama organındaki varlığı, yalnızca dokuz yıl önce, Gazze’deki 2014 savaşı sırasında bile Kongredeki Demokrat Parti grubunun ideolojik yapısı açısından belirgin bir gelişmedir.

Ateşkes hareketi, Demokrat Parti grubunun çeşitli kesimlerinin farklı yönlerde hareket etmesine neden olacak kadar yoğun. Minnesota temsilcisi Betty McCollum ve Teksas temsilcisi Veronica Escobar da dahil olmak üzere Kongre’deki diğer isimler Tlaib-Bush önergesini imzalamaktan kaçınırken ateşkes çağrısında bulundular. Buna karşılık, Massachusetts’ten Elizabeth Warren ve Ed Markey’den New York’tan Jerry Nadler’a kadar ilerici Kongre üyeleri, Beyaz Saray’ın konuya ilişkin söylemi ve yönelimi doğrultusunda “insani ara” önerdiler. Özellikle Vermont senatörü Bernie Sanders, Gazze’deki masum can kayıplarından üzüntü duymasına ve İsrail’in ayrım gözetmeyen savaşını eleştirmesine rağmen, ikinci grubun talebine bağlı kaldı.

Ateşkes ve daha geniş anlamda Filistin’in kurtuluşu için büyüyen hareket, bazı eski örgütçülerin bu gösterileri Amerika’nın Irak’ı işgaline karşı düzenlenen savaş karşıtı gösterilerle karşılaştırmasına yol açtı. Birçok savaş karşıtı aktivist ve demokratik sosyalist, gözlerinin önünde yeni ve daha çeşitli bir kitle hareketinin geliştiğini, bu kez dersler çıkarıldığını ve yeni teknik ve stratejiler uygulandığını görüyor. İsrail işgaline ve apartheid rejimine karşı çıkan Yahudi ve Müslüman örgütler arasında filizlenen bir ilişki var ki bu, Ürdün Nehri ile Akdeniz arasındaki tüm halklar için demokrasiyi kazanmak adına önemli bir gelişme. Başkanlık ve Senato merkez sol partinin kontrolünde olsa da, bazıları ABD solunun deneyimli örgütçüleri, bazıları ise görece acemi olan yüz binlerce kişi Filistin’le dayanışmak için sokaklara döküldü. Metro DC DSA üyesi Saoirse Gowan’ın bana ifade ettiği gibi, “Dersler çıkardık ve bunlar Demokrat bir başkanın yönetiminde oluyor diye bir kenara çekilmeyeceğiz.”

Ateşkes ve Ürdün ile Akdeniz arasında yaşayan herkes için özgürlük hareketi dünkü büyük ulusal eylem günüyle sona ermedi, aksine halk arasında artan gücünü gösterdi. Filistin ve Yahudi ortaklığı ve dünya çapında işçi sınıfının desteği kurtuluşa giden yolu açacaktır.

İki yıl önce, Mayıs 2021 krizinin ortasında, sosyalist demokrat ve Filistin asıllı Amerikalı kongre üyesi Rashida Tlaib Temsilciler Meclisi kürsüsüne çıktı ve kararlılıkla “Filistinlilerin özgürlüğü tüm dünyada baskıya karşı mücadeleyle bağlantılıdır” diye haykırdı. Bu 2021’de doğruydu ve şimdi belki çok daha doğru.

(*) İftira ve İnkarla Mücadele Birliği: Baslangıçta Nazi yanlılarına sonra McCarty’ye daha sonraları da Mandela’ya karşı olan bir Yahudi örgütü