Belediyelerin taşeron şirketlerinde çalışan ve “kadro” yalanını her yerde teşhir edip güvenceli çalışma, eşit işe eşit ücret ve diğer hakları konusunda mücadele eden, sendika bürokrasisini de belediye yönetimlerini de zorlayarak önemli kazanımlara imza atan TABİB 17 Aralık’ta Kadıköy’e çağırıyor.
Çağrı metninde bugüne kadar yapılanları, kazanımlarını anlatan TABİB açıklamasının tamamı şöyle:
Soğuk kış günleri Belediye Şirket İşçilerinin yaktığı ateş ile ısınıyor.
Uzunca yıllar taşeron belasında sömürülen, hiçbir hakkı olmayan işçiler belediye şirketlerine geçtiklerinde bu defa da sömürü düzeninin ortağı, yozlaşmış, işçinin sırtından geçinen asalak sendikacıların engeline takıldı, ihanetine uğradı.
Ama işçiler durmadı. Mücadeleyi bırakmadı, ücret, sosyal haklar ve demokrasi için mücadele etti. İlk fırsatta sendika ağalarına ve işverene kafa tuttu, oyununu bozdu.
Bugün, pek çok belediyede iş bırakma, fiili mücadele var.
Son 5 yılda iyi hazırlandık. Milyon tane engele rağmen hareketi ilerletmeyi, geliştirmeyi başardık.
Birbirine mesafeli duran, siyasetin böldüğü işçileri birbirini anlar noktaya taşımayı kısmen başarmış durumdayız.
Bugünün mücadeleleri ekonomik görüntü altında devam ediyor ve kısmi kazanımlarla sonuçlanıyor. Ve işçiler kendi güçleri ile bunu başarıyorlar.
Elde edilen ekonomik kazanımlar gerçekten zayıf, ama bu süreci işçi mücadelesinde bir uğrak olarak düşünmeliyiz ve hazırlıklarımızı yarınlara doğru yapmalıyız.
Ekonomik bunalım sinirleri bozacak ölçüde kötü. Bugünki eylemlerin temelini bu bunalım oluşturuyor. Ama sadece bu değil.
Bugünkü eylemlerin arkasında Kadıköy, Maltepe, Çiğli, Sarıyer, Bakırköy, Kumluca grevleri var. Çankaya emekçilerinin alınteri var. Pes etmeyen işçilerin direnişi var. Emeği var, gece gündüz ilmek ilmek hareketin tüm sorunları üzerine düşünen binlerce emekçi var.
Kadıköy rıhtımda DİSK eyleminde “Ek Protokol istiyoruz” diye sendika baronlarını eylemleri ile sert şekilde eleştiren bir irade var.
Ek Protokol, Kadro, Tediye, Zorunlu Emeklilik, Promosyon meselelerini siyasetin ve emek dünyasının gündemine ısrarla, binbir çabayla, küçücük imkanlarla taşımayı başaran TABİB ve dostları var.
Sosyal medyada işçilerin haklılığını anlatmak için kendini paralayan belediye işçileri var.
Bugünkü hareketin seyrini belirleyen sendikalar dışında eylem koyabilme yeteneği ile İstanbul, Ankara, Adana’da yapılan basın açıklamaları var.
Parlamentoyu sıkıştırıp Norm Kadro için soru önergesi, kanun teklifi verdiren işçiler var.
Eşit işe eşit ücret isteyen, “kadın emeği daha ucuz değildir” diyen kadınlar var.
Sendika ağalarının her türlü rezilliğini deşifre eden öncü işçiler var.
Sendikaları kendi şirketi gibi yönetelere karşı “Kayyuma Hayır, Özgürlük İşçilerle Gelecek” diye Ankara yollarına düşen işçiler var.
Haksız yere işten atıldığı için Ankara yürüyüşü yapan işçiler var.
Bilmem kaç yıldır Şişli Belediyesi önünde direnen, kaya gibi sağlam işçiler var.
İşten atıldığı için belediyelerin önünde çadır kuran ve hakkını arayan işçiler var.
Hakları için mahkeme kapılarında dolaşan işçiler var.
Sendikanın zorbalığına karşı seçme ve seçilme hakkından feragat etmeyen dirençli işçiler var.
Bugünlere kolay gelinmedi. Binbir güçlük ve emekle, sabırla kendi sınıfı için çalışan işçilerin mücadelesi daha organize, daha planlı devam edecek, etmeli.
Biz tek tek işçiler değiliz, biz bir sınıfız. Biz işçi sınıfıyız, hayatı yeşerten, onaran, zengin kılan bir sınıfız.
Birleştiğimizde neleri yapabileceğimizi gördüğümüz ve gösterdiğimiz günlerden geçiyoruz.
Ve daha fazlasını yapalım, hep birlikte…
17 Aralık’ta tahakkümü kabul etmediğimizi beyan ettiğimiz yerdeyiz .
Kadıköy’de çoban ateşimizi beraber harlayalım.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!