Agrobay Seracılık’ta çalışan çoğunluğu kadın 39 tarım işçisi Tarım Sendikası’nda örgütlendikleri için patronların ahlaksızca kullandıkları Kod 46’yla işten çıkarıldı. Tazminat hakları, kalan ücretleri, mesaileri bu şekilde gasbedildi, işsizlik ödeneği almaları, iş bulmaları engellendi. İşçiler 180 gün boyunca direndiler, defalarca gözaltına alındılar, Agrobay patronuna yakınlığıyla bilinen CHP’li vekillerden “yardım” istediler, çalmadıkları kapı, yapmadıkları eylem kalmadı, ama verilen hiçbir söz yerine getirilmedi.
Direnişlerinin 180. günü olan dün (17 Şubat) Bergama Cumhuriyet Meydanı’ndan bir kez daha seslendiler ve 6 aylık hak mücadelelerinin yeni bir aşamaya girdiğini belirttiler.
İşçiler, yerel seçimler öncesinde Bakırçay Havzası’ndaki tüm imkanlarını kullanarak kapı kapı dolaşıp sorunlarını çözmeyen siyasetçileri teşhir edeceklerini vurguladılar. “Emekçi halkımıza patronları koruyan siyasetçilerin gerçeklerini anlatacağız. Çok temel bir işçi hakkı meselesini 6 ay çözümsüz bırakmak, başta patron olmak üzere bu bölgenin siyasetinin, ticaretinin, kamuoyunun utancıdır” dediler.
Yapılan basın açıklamasında yaşadıklarını anlatan işçilerin hikayesi ise kapitalist sömürünün o buz soğukluğundaki yüzünün çarpıcı bir özeti oldu.
180 günlük direniş!
Açıklamalarında Türkiye’nin hiçbir yerinde patronların “işçi sendikaya üye olmuştu, işten çıkardım” demeyeceğini vurgulayan işçiler, “Hiç bir yerde bir işçi sendikal faaliyet yaptığı zaman işten çıkarıldığında ona gerçekler söylenmez. İşçilerin bir araya gelerek birbirilerine sahip çıkması, haklarına sahip çıkması istenmez. Bu sebeple anayasaya aykırı bir şekilde sendikal faaliyet yürüten işçiler işten atılır ve bu işten atmaya gerekli kılıflar bulunur” dedi. Agrobay işçisinin 180 gündür anlatmak istediğinin, işçilerin sendikalı oldukları için işten çıkarılması olduğunun altını çizen işçiler, “Sendikalı olduğu için işten çıkarılan işçilerin, üstelik, yıllarca çalıştıkları alınterinin, emeklerinin karşılığı olan tazminatları verilmedi; Ağustos ayı maaşları verilmedi. Üstelik, kod-46 ile işten çıkarılarak başka yerlerde iş bulmaları zorlaştırıldı, işsizlik maaşı almaları engellendi” şeklinde devam ettiler
“Bakırçay Havzası’ndaki işçilerin örgütlenmesinin önüne geçmek istiyorlar!”
“Patron bunu neden yapıyor? Parası var; biliyoruz. Hatta, ‘mesele para değil’ dediğini de biliyoruz” diyen işçiler, şirket tarafından tek bir kuruşun bile hesap edildiğini, 39 işçiyi toplu bir şekilde işten çıkarmanın bedelini şirketin ödemek istemediğini ifade etti. “Bunun adı ‘işçi kıyımıdır’ ve Agrobay Şirketi bu kıyımın bedelinden kaçmak istemektedir” diyen işçiler, Bakırçay Havzası’ndaki işçilerin haklarını aramasının önüne geçilmek istendiğini vurguladı. Bergama, Kınık, Dikili, Ayvalık ve Soma’nın köylerinden gelen, çoğunluğu kadın olan işçiler için, “Her gün saatlerce yol gelerek çalışmak durumunda olan çoğunluğu kadın olan bu işçiler üç kuruşa talim etsin, sonra da yarım yamalak bir tazminatla sefalete mahkum patronlara duacı olsun istemektedirler. Holdinglerin kurduğu bu yapıyı görüyoruz; holdingci güçlerin bu yapının korunmasında nasıl bir pozisyon aldığını da izliyoruz” denildi.
“6 aydır yalan söyleyen herkes bu adaletsizliğe ortaktır!”
“6 aydır gözlerimize baka baka yalan söyleyen Agrobay patronunu ödüllendirerek seracılar birliğine başkan yapan patronlar, bu holding yapısını kimlerin koruduğunu göstermektedir” diyen işçiler, “6 aydır gözlerimize baka baka yalan söyleyen belediye başkanları, milletvekilleri, başkan adayları, bürokratlar, siyasi parti temsilcileri, ez cümle, bu holdingci yapıyı korumaktan ekonomik, siyasi rant sağlayan tüm herkes bu yalanın, bu adaletsizliğin ortağıdır” dedi.
“Teşhir edeceğiz!”
6 aydır şirket önünde yürüttükleri mücadeleyi çeşitli zamanlarda farklı yerlere taşıdıklarını belirten işçiler, “Haklı olduğumuzun bilincinde, mücadelemizi yeni bir etaba taşıyoruz. İçine girdiğimiz seçim döneminde, bu havzadaki tüm imkanlarımızı kullanarak, işçilerin sorunlarını çözmeyen siyasetçileri teşhir edecek, kapı kapı gezerek emekçi halkımıza patronları koruyan siyasetçilerin gerçeklerini anlatacağız. Çok temel bir işçi hakkı meselesini 6 ay çözümsüz bırakmak, başta patron olmak üzere bu bölgenin siyasetinin, ticaretinin, kamuoyunun utancıdır. Haklarımız verilmez, sorunlarımız çözülmezse, gerekirse Ankara’ya yürüyecek ve bu sorunları çözmeyen, söz verip de yerine getirmeyen tüm siyasi partileri, vekilleri Meclis önünde kamuoyuna teşhir edeceğiz. Tarım işçilerine yaşatılan bu zulmü tarihe not düşeceğiz. Patronların, holdinglerin vekilleri, başkanları, adayları varsa, bizim de seçimleri etkileyecek gücümüz, irademiz var, kazanacağımızdan şüphemiz yok” açıklamasında bulundu.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!