Ankara’da Yüksel Caddesi ile Selanik Caddesi’nin kesiştiği noktada bir araya gelen Filistin’de İşgale Son Platformu Filistin ile dayanışma eylemi gerçekleştirdi. Buluşma noktasından Sakarya Caddesi’ne sloganlarla gelen platform bileşenleri burada yaptığı basın açıklamasıyla eylemini sonlandırdı.
Yürüyüş sırasında sık sık “Filistin halkı yalnız değildir!”, “Katil İsrail Filistin’den defol!”, “Katil ABD Filistin’den defol!”, “Gazze’de abluka kaldırılsın!”, “Filistin’e özgürlük İsrail’e boykot!”, “Yaşasın halkların direnişi!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”
Platform adına okunan basın metnini kısaltarak yayınlıyoruz:
Filistin’de İşgale Son! İsrail’le Tüm İlişkilere Son Verilsin!
İşgal devleti İsrail ve işbirlikçileri Gazze’de soykırıma devam ediyor!
7 Ekim’den bu yana on binlerce Filistinli katledildi. İsrail işgal ve ırk ayrımı rejiminin Gazze Şeridi’ndeki soykırım saldırılarında şimdiye kadar büyük çoğunluğu sivil olmak üzere 31 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, can kaybı sayısı artmaya devam ediyor. Ayrıca 73 binden fazla Filistinli yaralandı. 2 milyona yakın Filistinli zorla yerinden edildi. Öldürülenlerin yüzde 72’si çocuk ve kadın.
İşgal güçleri bir yandan beş aydır devam eden savaşın ardından 2,3 milyonluk Gazze nüfusunun yarısından fazlasının sığındığı Refah kentine de yoğun bir saldırı düzenlemeye hazırlanıyor. İsrail, Refah saldırı plânının onayladığını, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin Refah’ın “operasyonel olarak ve nüfusun tahliyesi için hazırlandığını” açıkladı. Diğer yandan Gazze’nin büyük ölçüde yaşanamaz hale gelmiş kuzey bölgelerinde her türlü yardım girişinden mahrum bırakılan halk, açlık ve salgın hastalıkla boğuşuyor. Hastanelerin büyük ölçüde devre dışı bırakıldığı Gazze’den açlıktan ve susuzluktan ölüm haberleri geliyor. Kıtlığın yansımaları olarak aralarında yaşlılar, kadınlar, hasta insanlar ve yeni doğanların da bulunduğu yüz binlerce Filistinli, açlık ve susuzluk nedeniyle ciddi ve yakın bir ölüm tehlikesiyle karşı karşıya.
İsrail soykırımı açlıkla da sürdürürken gıdaya erişmeye çalışan sivilleri hedef alıyor. İsrail işgal ordusu 29 Şubat tarihinde Harun el-Reşid Caddesi’nde un ve gıda dağıtımını bekleyen Filistinli sivillerin üzerine ateş açarak en az 112 kişiyi öldürdü.
Süregiden saldırılar neticesinde, Filistin halkının yaşadığı tarihsel kentler işgal ordusu tarafından yok ediliyor, asırların mirası olan tarihi yapılar enkaza çevriliyor ve şehirler her türlü altyapı imkanından yoksun bırakılıyor.
(…)
Soykırım da apartheid da, devletlerin, şirketlerin ve kurumların, özellikle de sömürgeci Batı’nın suç ortaklığı olmadan devam edemez. Soykırım İsrail işbirlikçileriyle birlikte devam ediyor.
Türkiye devleti de, İsrail’e, soykırımın devam etmesini olanak sağlayan askeri, ticari, kültürel ilişkilerini sürdürmeye devam ediyor.
TÜİK Dış Ticaret İstatistiklerine göre Türkiye İsrail’e radar cihazları, çelik dikenli tel, silah parçaları, hava taşıtlarını fırlatma aksamları ihraç ediyor. Sürdürülen ticaret sayesinde Filistinliler bombalanıyor, kentler yok ediliyor. İsrail işgal devleti yüzbinlerce Filistinliyi kuşatma altında aç bırakarak ölüme mahkûm ederken İsrail Tarım Bakanlığı verilerine göre Türkiye soykırım sürecinde İsrail’e en fazla meyve-sebze ihraç eden ülke. Türkiye’yi Ürdün, Hollanda, Fransa, İtalya ve Çin takip ediyor.
İsrail’le tüm ilişkileri sürdüren iktidar ve ortakları soykırıma da ortaklık ederken Erdoğan yerel seçim çalışmasında Gazze’yi kullanıyor: “Tayyip Erdoğan’ın dik ve dirayetli duruşunu mazlum Gazze halkı çok iyi biliyor” diyor. Murat Kurum 31 Mart’ta AKP kazanırsa Gazze kazanacak, Gazzeli mazlumlar kazanacak” diyor. Savaş iktidarının sürmesiyle yandaş sermaye gruplarının, yandaş şirketlerin, sermayesine sermaye katan ve İsrail’le ticaretin sürmesini haklı bulan cemaatlerin kazanacağı biliyoruz. Mazlum Filistin halkı, AKP iktidarını ve ortaklarını, İsrail ile işbirliğinden tanıyor.
Öncelikle iktidara sesleniyoruz: Timsah gözyaşlarına son verin! İşgal ve soykırım makinesini beslemeye son verin!
Gazze ablukasının kaldırılması için, İsrail ırkçılığını durdurmak için, Filistinli mültecilerin yurtlarına geri dönmesi için, Batı Şeria ve Gazze’nin işgaline son vermek için, İsrail vatandaşı Filistinlilere uygulanan apartheid’e son vermek için, Filistin halkının kendi kaderini tayini için İsrail’le tüm askeri, ticari, diplomatik, akademik, kültürel ilişkilere son verilsin!
Bizler bugün Filistin’deki işgal ve katliama “dur” demek için, İsrail’le tüm ilişkilerin kesilmesi için mücadeleyi büyütmek için bir aradayız.
(…)
Mart ayı boyunca dünya genelinde eylemler “apartheid haftası” kapsamında devam ediyor. Mart ayı boyunca İsrail rejminin ırkçı karakterini gözler önüne seren ve Filistin halkının varoluş mücadelesine omur veren eylemler yapılıyor. Bizler bir hafta boyunca Konur Sokakta yaptığımız, İsrail’in soykırımını ve Filistin direnişini anlatan serginin ardından bir kez daha ‘Filistin’de İşgale Son!’ demek için bir aradayız. Filistin nehirden denize özgür olana kadar mücadeleyi, dayanışmayı büyüteceğiz.
Savaş suçu için değil insani yardım için sevkiyat yapılsın!
İsrail’le tüm askeri, ticari, diplomatik, akademik, kültürel ilişkilere son verilsin!
NATO’dan çıkılsın, tüm emperyalist üsler kapatılsın!
Filistin’de siyasi tutsaklara özgürlük!
Filistin’de işgale son!
Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!